Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Maximillian

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Eyl 2005
Mesajlar
231
Aldığı Beğeniler
3
Bir bankada 5 tane yamyam, programcI olarak görevlendirilirler.
Müdürleri onlara hitaben:
- "Şimdi burada çalışabilirsiniz. Burada iyi para kazanabilirsiniz. Ama yemek yemek icin bankanın kafeteryasına gideceksiniz ve diger çalışanları rahat bırakacaksınız" der. Yamyamlar hiç bir çalıþanı rahatsız etmeyeceklerine söz verirler. 4 hafta sonra müdürleri gelir:
- "Çok iyi çalışıyorsunuz. Yalnız katınızdaki temizlikçi kız kayıp. Ona ne oldugunu biliyor musunuz?" diye sorar.
Yamyamlarin hepsi hayır derler ve bu işle hiç bir ilgilerinin olmadıgını söylerler. Müdür gidince yamyamların şefi yamyamlara döner:
- "Aranızdan hangi maymun temizlikçi kızı yedi?" diye sorar.
En arkadaki yamyam alçak bir sesle cevap verir:
- "Ben yedim" Bunun üzerine şef söyle cevap verir.
- "Ulan aptal! Biz 4 haftadır grup müdürleri, bölüm müdürleri, proje yöneticilerini yiyip duruyoruz ki kimse farkına varmasın diye, nasıl olsa onların bir işe yaradıkları yok senin durup dururken temizlikçi kızı yemen şart mıydı?!"


















MUHENDIS CEHENNEME GIDERSE
Bir muhendis olmus ve buyuk bir yalnislik sonucunda cehenneme atilmis. Cehennemin konforundan hosnut kalmayan muhendis bir takim iyilestirmeler
yapmaya baslamis.
Kisa bir sure sonra cehennem, klimali odalari, otomatik tuvaletleri, asansorleri, icecek otomatlari ve diger luksleri ile bayagi rahat bir yer haline gelmis.
Bu arada muhendisin de iyice taninip sevildigini soylemeye gerek yok.
Derken, gunun birinde Cennet Melegi, seytani aramis:
-Selam, cehennemde isler nasil gidiyor? Neler yapiyorsunuz?
Seytan, memnun mesut gulumsemis:
-Ohoo.. Biz burada cok iyiyiz. Bir muhendis dustu buraya ki sorma
gitsin. Inanilmaz luks ve konforlu bir yer yapti bizim orayi. Bir
gorsen, tuvaletlerimiz otomatik, kola makinemiz bile var. Melek sasirir: -Nee! Muhendis mi dedin? O adamin burada olmasi lazimdi. cabuk onu buraya gonderin!
Seytan: Mumkunu yok! Kadromda bir muhendisin olmasindan cok memnunum
ve onu burada tutacagim! diye cikismis. Cennet Melegi sinirle bagirmis: Onu cabuk buraya gonder, yoksa seni dava ederim! Seytan katila katila gulerken sunlari soylemis: Yok yaa! Nasil yapacaksin bunu? Butun avukatlar bizim tarafta!... >






Kekeme bir adam bir gün Tophane'de bir at ölüsüne rastlamýþ. Polisi aramýþ:

-Ýiiiiii iiiiiiyi gügügünler...Bubububrarada bir aaaat öölüsü var....

Polis:Nerede?.. demiþ

Kekeme: Totototototo...tooop......

Polis: Topkapý'da mý? demiþ.

Kekeme: Haaayýr.....

Polis: Aman be! demiþ ve çat diye kapatmýþ.

Biraz sonra kekeme tekrar aramýþ:

-Ýiiyi günleleler...Buburaradada bibir at ölülüsü vaaar. ..

Polis: Nerede kardeþim? demiþ.

Kekeme: Tooooooop... tototop....top...

Polis: Topkapý'da mi? demiþ.

Kekeme:Hahahaaayýr...

Polis: Yeter be! deyip,tekrar kekemenin yüzüne kapatmýþ.

Ayný konuþma 9 defa geçmiþ aralarýnda,ayný þekilde biterek...

Kekeme aramayý býrakmýþ.Polis Oh! Be.... diye rahatlamýþ.

Ýki saat sonra telefon çalmýþ.Polis açmýþ.Karþýda bir ses:

-iiiiiyiyi gügünleler..buburada bibir aaat ölüsü vavar...

Polis: Nerede?...diye sormuþ.

Kekeme: Tooooo....toootoop...top..top...

Polis: Topkapý'da mý,kardeþim? demiþ.

Kekeme: Ooooraraya gögötürdüm....

Eyvallah!



Iki muhendislik ogrencisi kampus icerisinde yururken biri digerinesorar, -Bu muhtesem bisikleti de nereden buldun.Digeri cevap verir, Dun tek basima dolasirken bir yandan da okulu bitirince ne is yapacagimi dusunuyordum. Birden bu bisikletin uzerinde nefis bir kiz geldi ve yanimda durdu. Bisikleti cimenlerin uzerine birakti ve uzerindeki butun giysileri cikartti. Sonra da bana Hangisini istiyorsan al dedi. Diger ogrenci arkadasini dogrularcasina basini sallayarak,
- Iyi secim yapmissin, elbiseler belki sana uymayabilirdi.

KEDI VE MUHENDIS
Adamin biri bir gun yolda giderken otostop yapan bir kedi gorur, durur
ve arabaya alir. Kedi on koltuga gecer ve dile gelir:

- Ben aslinda bir insanim, eger benim basimi bir kere oksarsan cok guzel bir prenses haline gelirim, der.
Adam guler ve arabayi surmeye devam eder. Kedi tekrar dile gelir .:
- Eger benim basimi oksarsan cok guzel bir prenses olacagim ve seninle
1 hafta kalmaya raziyim, der.
Adam tekrar guler ve iki elini de direksiyondan ayirmayarak surmeye
devam eder.
Kedi sikilmaya baslar ve der ki;
- Eger benim basimi oksar ve guzel bir prenses haline cevirirsen
seninle
bir hafta kalirim ve istedigin her seyi yaparim.

Adam yine guler. Sonunda kedi dayanamaz:
Senin neyin var? Sana cok guzel bir prenses oldugumu ve beni opersen 1
hafta seninle kalip istedigin her seyi yapacagimi soyledim.

Neden beni opmuyorsun?
Sonunda adam konusur:
- Bak, ben bir muhendisim. Konusan bir kedi, bir prensesten daha
ilginc geliyor.

>> >
>> >




Temel, Amerikanin durduk yerde Irak'a saldirmasindan rahatsiz olmustur. Bir
>yolunu bulup baskan Bush'a telefon eder:
>
>"Alooo! Ben, Temel olarak size savas acayrum haberunuz olsun!"
>
>Bush, gülerek yanitlar:
>
>"Hehehe...kac kisilik bir ordun var ki?"
>
>Temel düsünür:
>
>"Hmmm...kayinpirader Idrus, halaogli Tursun, kaavedeki arkadaslar..." ve
>yanit verir: "9 kisidur daa!"
>
>Bush icinden kis kis güler ve ciddi olmaya calisarak:
>
>"Temel bey, sizin 9 kisilik ordunuza karsilik Amerikan ordusu tam 2 milyon
>askerden olusmaktadir!" der.
>
>"Hmmm..." der Temel:
>
>"Sizu pir süre sonra arayacagum."
>
>Aradan birkac gün gecer ve Temel, Bush'u yeniden arar:
>
>"Baskan, savas ilanimuz gecerlidur. Bir miktar ekipman hazirladuk size
>karsi!"
>
>Bush, ilgiyle sorar:
>
>"Neymis bunlar?" "Hacan, bizim Tursun'un tiraktörü, benim cakaralmaz tüfek
>bi de kavedeki arkadaslardan birinin bicerdöveri..."
>
>Bush güler:
>
>"Iyi ama benim tam 150 bin tankim, 30 bin ucagim ve 10 bin askeri gemim
>var! Haaa, ayrica bu arada askerlerimizin sayisi da 3 milyon oldu!"
>
>Temel yeni gelisme karsisinda biraz sıkılmıstır:
>
>"Tamam, bir müddet sonra sizu yeniden arayacagum."
>
>Birkac hafta sonra Temel, Bush'u yeniden arar:
>
>"Baskan, savas ilanumuzu ceri alayrum."
>
>Bush merakla sorar:
>
>"Neden?"
>
>Temel, moralsiz bicimde yanitlar:
>
>-"Cenevre anlasmasinu incelemisuzdur. 3 milyon savas esirini barinduracak
>yerimiz yoktur!"




Ezik Mehmet

Teskere zamanı yaklaşmıştır. Aynı tertip askerlerden bazıları oturup bir
karar alırlar. Bir daha saf asker Mehmet'e ayak işleri yaptırmayacaklardır.
Kararı Mehmet'e açıklarlar. Bu habere çok sevinen Mehmet yine de
dogrulatmak için tek tek sorar:

"Sen Ali, ayakkabılarını bana boyattırmayacaksın degil mi?"

- "Evet."

- "Sen Osman, benim sigaralarımdan otlanmayacaksýn degil mi?"

- "Otlanmayacagım."

- "Sen Hasan, çoraplarını bana yıkattırmayacaksın degil mi?"

- "Yıkattırmayacagım."

Herkesten gerekli yanıtı alan Mehmet:

- "iyi, ben de bundan sonra karavanaların içine işemiyecegim.."




[/SIZE][/B]
 

Maximillian

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Eyl 2005
Mesajlar
231
Aldığı Beğeniler
3
MÜHENDİSİN ZEKÂSI
Üç işletmeci ve üç mühendis trenle bir iş seyahatine çıkacaklardır. Tren garında üç işletmeci üç bilet aldığı halde, mühendisler yalnızca tek bir bilet alırlar. İşletmeciler bunun sebebini öğrenmek istediklerinde, mühendislerden "bekleyin ve görün" yanıtını alırlar. Hep birlikte trene bindikten bir süre sonra üç mühendis kalkıp beraberce tuvalete giderler.
Kondüktör gelir, üç işletmeciden üç bileti topladıktan sonra tuvaletin kapısını çalar, "biletiniz lütfen" der. Mühendislerden biri eliyle bileti dışarı uzatır. İsletmeciler de bunu görürler. Artık taktiği kapmışlardır. Dönüş zamanı geldiğinde, işletmeciler gidip bir bilet alırlar. Mühendislerin bu sefer hiç bilet almadıklarını görürler, şaşkınlıkla yine nedenini öğrenmek istediklerinde, "bekleyin ve görün" yanıtını alırlar. Tren harekete geçtiğinde işletmeciler beraberce kalkıp tuvalete giderler, ardından da mühendisler de karşısındaki tuvalete. Kondüktörün gelmesine yakın, mühendislerden biri dışarı çıkar, karşıdaki tuvaletin kapısını tıklatıp "biletiniz lütfen" der. Açılan kapıdan bir el bileti uzatır. Bileti alan mühendis diğer tuvalete geri girer.




YÖNETİCİ SEÇİMİ DENEYİ
Bir camı açık bir odaya 100 kadar tuğlayı belli bir şekilde dizili bırakın. Daha sonra odaya 2 veya 3 aday gönderin ve kapıyı kapatın. Adayları kendi hallerinde bıraktıktan yaklaşık 6 saat sonra odaya giderek durumu analiz edin:
Eğer tuğlaları sayıyorlarsa Muhasebe bölümüne yerleştirin.

Eğer odanın her yanına tuğla saçmışlarsa Ar-Ge bölümüne yerleştirin.
Eğer tuğlaları garip bir düzende sıralamışlarsa Planlama bölümüne yerleştirin.
Eğer tuğlaları birbirlerine atıyorlarsa Operasyon bölümüne yerleştirin.
Eğer uyuyorlarsa Güvenlik bölümüne yerleştirin.
Eğer tuğlaları parçalara ayırmışlarsa Bilgi Teknolojileri bölümüne yerleştirin.
Eğer boş boş oturuyorlarsa İnsan Kaynakları bölümüne yerleştirin.
Eğer odada değillerse Pazarlama bölümüne yerleştirin.
Eğer camdan boş boş dışarı bakıyorlarsa Stratejik Planlama bölümüne yerleştirin.
Ve son olarak eğer birbirlerine bişeyler anlatıyorlarsa ve tek tuğla bile yerinden oynamamışsa onları tebrik edin ve üst yönetime yerleştirin.
 

Maximillian

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Eyl 2005
Mesajlar
231
Aldığı Beğeniler
3
BİLGİSAYARIN CİNSİYETİ

Öğretmen bir ders sırasında öğrencilerine bilgisayarın cinsiyetine yönelik bir soru yöneltir. Kız öğrenciler bu soruyu; Bilgisayar erkektir. Çünkü bilgisayarlar aslında sorunları çözmek için keşfedilmelerine rağmen ömürlerinin dörtte üçünü sorun çıkararak geçirirler. Daha da önemlisi bunlardan bir tane aldığınız an, biraz daha sabretmiş olsaydınız çok daha gelişmiş bir modeline sahip olabileceğinizi görüp
pişman olursunuz& şeklinde yorumlarken, erkek öğrenciler; Bilgisayar dişidir. Çünkü onun mantığını üreticisinden başka kimsenin anlaması mümkün değildir. Yaptığınız en ufak hatayı bile hafızasına kaydedip tekrar tekrar önünüze koyar. Ve bir bilgisayar aldıktan sonra asıl parayı ona gereken aksesuarlar için harcamak zorunda kalırsınız& şeklinde yanıtlarlar&.
 

Maximillian

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Eyl 2005
Mesajlar
231
Aldığı Beğeniler
3
YAVRU DEVENİN SORULARI
Yavru deve, uzun süredir kafasını kurcalayan soruları birbiri ardı sıra anne deveye sormaya başladı: "- Bizim neden üç tırnaklı ayaklarımız var, anne?" Anne deve yavru devenin sorusunu - Çölde yürürken ayaklarımız daha geniş bir alana bassınlar ve böylelikle kuma gömülmesinler diye" şeklinde cevapladı.
Yavru deve devamında annesine -Peki bizim kirpiklerimiz neden çok uzun? diye sordu. Annesi, meraklı yavrusunun sorusunu Çölde kum fırtınaları olduğunda gözlerimize kum taneleri kaçmasın diye cevapladı. Bu soruları ve cevapları yeterli bulmayan merak içindeki yavru deve Bizim sırtımızda neden hörgüçler vardır anne? diye bir soru daha sordu anne deveye. Yavrusunun tüm sorularını aynı sabırla cevaplamaya çalışan anne deve: - Çölde geçireceğimiz uzun günler için hörgüçlerimize su depolar ve bu uzun yolculuklarımız sırasında bu sudan yararlanırız cevabıyla yavrunun merakını gidermeye çalıştı. Yavru deve annesinin yanıtlarını büyük bir dikkatle dinledikten sonra, cevaplaması en zor soruyu sordu annesine: Peki, bu kadar özelliğimizle bizim bu hayvanat bahçesinde ne işimiz var?...
 
Üst Alt