Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Etrafa bakınırlar ve sesin bir papağandan geldiğini görürler.
Bunun uzerine Iraklı bakkal amcaya 'bu papağanı buradan yok et yarın geldiğimizde görürsek seni mahvederiz'derler.
Askerler gittikten sonra bakkal amca kara kara düşünmeye başlar çünkü papağan kuşunu çok sevmektedir. Derken aklına cami imamlarının papağanı gelir. Hemen imamın yanına koşar başından geçenleri anlatır ve 'Hocam eğer sakıncası yoksa papağanları değişelim'der Hoca kabul eder ve değişim gerçekleşir. Ertesi gün işgalci Amerikan askerleri gelir, papağanı görürler ve kızarak :'biz sana bunu yok edeceksin demedikmi? ' Amca bu papağan o değil desede inandıramaz. Sivri zekalı askerin biri ben şimdi anlarım bunun dünkü papağan olup olmadığını der ve papağanın tekrarlamasını umarak bağırır: 'Kahrosun Amerika!! ses çıkmyınca bakkal amca dahil hep birlikte bağırmalarını söyler: -Kahrolsun Amerika! (ses yok) -Kahrolsun Amerika! (ses yok) -Kahrolsun Amerika
Temel ile Dursun Amerika'da itfaiye teşkilatına girerler, yangın ihbari alınır. Çok katlı bir binada kreşte yangın çıkmıştır. İtfaiyeci merdiveni çalışmaz. Temel yukarı çıkar. Dursun aşağıda kalır. Temel aşağıda bekleyen Dursun'un kucağına çocukları atmaya başlar. Temel atar, Dursun tutar, kaldırıma koyar. Bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk, derken besinci zenci çocukdur. Temel birakir, Dursun yakalamak için kollarini açmaz. Çocuk paat yerde. Tekrar at, tut kenara koy, tut at kenara koy. Temel yine zenci çocuk atar Dursun yine tutmaz. Çocuk paat gene yerde. Dursun yukari bagirir: "Yaniklari atarak vakit kaybetme.."
Nebraska'da yaşlı bir adam yaşardı. Patates ekimi için bahçeyi bellemesi gerekiyordu, lakin bu çok zor bir i şti. Tek oğlu olan David ona yardım edebilirdi, fakat o da hapisteydi. Yaşlı adam oğluna bir mektup yazdı ve müşkülatını izah etti.
****
Sevgili David,
Patates bahçemi belleyemeyeceğimden, kendimi çok kötü hissediyorum. Bahçeyi kazmak için oldukça yaşlanmış sayılırım. Burada olsan bütün derdim bitecekti. Biliyorum ki sen bahçeyi benim için hallederdin.
Sevgiler
Baban ****
Bir kaç gün sonra oğlundan bir mektup aldı.
****
Babacığım,
Allah aşkına bahçeyi kazma, ben oraya cesetleri gömmüştüm.
Sevgiler.
David
****
Ertesi gün sabaha karşı saat 04:00' de FBI ve yerel polis çıkageldi ve tüm sahayı kazdılar, lakin hiç bir cesede rastlamadılar. Yaşlı adamdan özür dileyerek gittiler.
Aynı gün yaşlı adam oğlundan bir mektup daha aldı.
**** Babacığım,
Şimdi patatesleri ekebilirsin. Bu şartlarda yapabileceğimin en iyisini yaptım.
Sevgiler
David
YERDE PARA BULDUM Bir gün kayseri'lilerle lazlar savaş yapıyorlarmış.Kayserililerin aklına bir fikir gelmiş.Demişlerki;
bu lazların hemen hemen yarısı Temel, diğer yarısıda Dursun'dur .Ve daha sonra savaşın ortasında bağırmaya başlamışlar:
-temel! temel!!!
Lazlardaki temeller kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar.
Daha sonra kayserililer :
-Dursun! dursun!!!!
Diye bağırmışlar. Dursunlarda kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar.Lazlardan çok az kişi kalmış ve onlarında aklına bir fikir gelmiş.Ve:
-Yerde para buldum bu kimin?
diye bağırmışlar. Bütün Kayserililer kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar.
__________________
Sadrazam Fuat Paşa merhumun babası Keçecizade İzzet Molla oldukça, zeki ve nükte yapan bir adamdı. Bir Ramazan gecesi Fatih camiinde teravih namazı kılınıyordu. İmam Efendi, namazı biraz hızlıca kıldırdığından İzzet Molla rüku ve secdelere gidiş kalkışlarda adeta ölüp ölüp diriliyordu. İmamın selam verdiği bir sırada elinde feneriyle bir kişi alelacele içeri girer ve eyvahlayarak;
- Hay Allah, namaza yetişemedik, der.
İzzet Molla adama dönerek nefes nefese cevap verir:
- Sen ne ki kardeşim, biz namazın içinde olduğumuz halde yetişemiyoruz!..
Okula yeni gelen Din Kültürü Hocası Öğrencilerle tanışır ve Çocuğum adın ne diye sorar öğrenci : Fatih hocam der..
Öğretmen ; peki çocuğum sen bize Fatiha yı oku der çocuk okur ve Hoca başka bir çocuğu kaldırır ve ona adını sorar çocuk ; Kevser der..
Hoca da sende bize Kevser Suresini oku der ve Çocuk okur ve Hoca başka bir Çoçuğu kaldırır ve aynı şekilde ona da ismini sorar Çocuk ; Adım Yasin Hocam , Ama siz bana kısaca ; Subhaneke diyebilirsiniz...der
İhtiyar köylü eşeğine binmiş ilçeye inerken ilçenin girişinde trafik polisi çevirmiş ve şakasına;
-Emniyet kemerin bağlı değil amca! demiş. İhtiyar şaşkın bir şekilde;
-Eşşeklerde emniyet kemeri zorunluluğu var mı? diye sorunca polis memuru;
-Elbette var. Ceza yazmak zorundayım. Eğer cezayı sana yazarsam 100 lira eşşeğe yazarsam 20 lira. Hanginize yazayım? diye sormuş. İhtiyar düşündükten sonra;
-Sen demiş en iyisi bana yaz evladım demiş. Bu defa Polis memuru şaşkın;
-Neden? diye sormuş. Niye 20 lira yerine 100 liralık cezayı istiyorsun demiş. İhtiyar köylü ciddi ciddi;
-Oğlum demiş. Eşşeğimi polislik sınavına sokacağımda sicili temiz kalsın
Tilki ormanda gezmektedir. Bir ağacın Dalında asılı bir geyik budu görür. Açtır ama şüphelenir kontrol etmeye başlar ve görür ki bu bir tuzak.
Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır. Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar biraz sonra kurt gelir budu görür ve yatan tilkiyi de tabi ... Tilkiye sorar:
Kurt buca uzanır uzanmaz bir patlama ortalık toz duman kurt yaralı hareketsiz 10 metre uzakta perişan halde yatarken tilki sakince budu yemeye başlar.
Televizyon filminde Kızılderililerin yüzlerini boyadıklarını gören Can, sordu:
- Baba ne yapıyorlar bunlar böyle?
- Savaşa hazırlanıyorlar, oğlum.
Can, ertesi sabah annesini makyaj yaparken görünce koşup babasının yanına geldi:
- Baba, kötü şeyler olacak...
Annem içerde savaş hazırlığı yapıyor!
Ecevit'i çok kızdıran telefon... Ecevit başbakanliktan ayrildiktan sonra Rahşan hanımla artik yuvasinda mütevazi bir hayat sürüyor.... Birgün telefonu çaliyor, ortada artik sekreteri vs olmadigi için tabi kendi telefonuna kendi bakmak zorunda.......telefonu açinca bir adam sesi: - Iyi günler, TC Başbakaniyla görüşebilir miyim? Ecevit gülüyor: - Bayım ben artik TC Başbakani diilim..... Bunun üzerine telefon kapanıyor... derken 5 dakika sonra tekrar telefon......Ecevit açıyor, yine ayni adam.. - Iyi günler, TC Basbakani lütfen? Ecevit şaşırıyor..... - Az önce arayan siz diil miydiniz? Bakın ben artik TC Basbakani diilim..... Telefon yine kapaniyor....... Ecevit tam yerine oturucakken tekrar telefon çaliyor... - Iyi günler, TC Basbakanı orada mi? Ecevit artik çok kızıyor: - SEN LAFTAN ANLAMAZ MISIN????? KAÇ KERE SÖYLEMEM GEREKIYOR, BEN ARTIK TC.BASBAKANI DİİLİMMM...!! Bunun üzerine karŞI taraf gülüyor: - BİLİYORUM..........BİLİYORUM... AMA TEKRAR TEKRAR DUYMAK ÇOK HOŞUMA GİDİYOR...