Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

SiyahSancaktaR

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
11 May 2021
Mesajlar
4,476
Aldığı Beğeniler
6,294
Konum
Istanbul
Birçok insan aynı şeyi diyor.
"O arkadaşımın benim üzerimde hiçbir hakkı yok.
Filan teyzemin benim hayatımda etkisi yok.
Dedemin bana hiç katkısı olmadı..." vs vs
Veya bunu anne babası için söyleyenler de var.
Bana göre ise asla öyle değil.
Kan bağıyla bağlı olduğu veya gönül bağıyla bağlı olduğu insanlardan kişi mutlaka birşeyler alıyor.
Eksi veya artı. Ama alıyor.
Huyunu, karekterini, duasını, davranışını, düşüncelerini, zevklerini, giyimini vb.
Az da olsa mutlaka ondan bir etki kalıyor.
Babaannem...
Doğduğu gün annesini, 6 yaşına gelince de babasını kaybeden, muallim olan dayısının yanında büyüyen babaannem... (Sene 1920''ler)
Köyde kimse okuma yazma bilmezken, iyi derecede Osmanlıca bilen ve dayısı sayesinde çok iyi Türkçe okuma yazma bilen babaannem o günün şartları gereği (yetim ve öksüz olmanın) okuma yazma bilmeyen dedem ile evlendirilmiş.
O vefat ettiğinde ben 12 yaşındaydım.
Onu çok severdim. Ben doğunca adımı o koymuş.
Ne zaman evde bir suç işlesem bizimkiler daha kızmadan hemen babaannemin evine kaçardım.
Birkaç gün onlarda kalırdım.
Bilirdim oradaki sıcaklığı, güveni, sevgiyi...
Babaannem sakin sakin bana hep konuşurdu.
Ama öyle öğüt verme tarzında değil.
Kendi günlük hayatını yaşarken araya sıkıştırdığı birkaç cümle ile İslam'ı anlatırdı...
(Tabi benim en deli yıllarım.)
İtalyanların gemi ile Antalya'ya geldiklerini dayısından hep dinlemiş ve bana "Kızım vatan olmadan hiçbirşey olmaz." derdi. Anlayamazdım ne demek istediğini...
Köyde kim hastaysa babaanneme gelirdi hemen.
Çeşitli bitkileri kaynatır, ezer ilaç yapardı o.
Doğum yaptıran tek ebeydi.
Cenazeleri o yıkardı.
Kendi yoğurdunu yapardı. Asla satın almazdı.
Hep bir koşuşturmaca halindeydi.
Tabi ben anlamsız bulurdum onun bu hallerini.
Çok istemesine rağmen dedem yapmamış olacak ki,
birgün onu çamur kararken gördüm.
Sonra o çamuru kerpiç kalıplarına döktük beraber.
Kuruyunca o kerpiçleri kaldırdık ve babaannem balkonunun bir köşesine ip çekerek ayarladığı alana ocaklık (şömine) yaptı.
Yufkasını orada yapmak istiyordu.
Kadın başıyla o kadar ustaca yaptı ki o ocaklığı, herkes o yapıyı görmeye gelmişti.
Evinin önünde küçük bir bahçesi vardı.
Yazlık kışlık tüm yiyeceğini o bahçeden alırdı.
"Topraktan yaratıldığımız için yine toprağa en çok biz insanoğlu yakışıyoruz kızım. Toprakla uğraşmak insanı rahatlatıyor" derdi.
İlerlemiş yaşına rağmen onun toprakla uğraşmasına kızardım.
Nasıl olsa tüm ihtiyaçlarını babam alıyordu.
Pazardan en iyi domatesleri getirirdi babam.
Ama babaannem birkez olsun babamı kırmaz
"Oğlum sen bunları alıyorsun ama ben yine de kendi yetiştirdiğimi yiyorum" demezdi.
O pazardan gelenleri komşulara dağıtırdı.
(Yokluk yılları ve çoğu kişiler o domatesleri hiç bulamıyordu)
Boş vakti pek olmazdı. Aksam üzerleri mutlaka birkaç sayfa da olsa Kur'an okurdu.
Ben tabi onun bu haline yine kızardım.
"Hep yoruluyor. Biraz oturup dinlenecek ama şimdi de Kur'an okuyor. Ne gerek var?" derdim içimden.
Köy hâli işte, sık sık soğan dolması yapardı.
Zevkle yerdim o dolmayı ama yine de yüzümü ekşitirdim.
"Köfte falan yapsa ya. Nereden çıktı bu soğan dolması işi..." derdim.
Velhasıl babaannem ben ortaokula giderken vefat etti.
Çok ağladım. Ama hala o yıllarda kıymetini anlamış değildim.
Hayatımda hep en özel ve en güzel yeri o tuttu.
Yıllar geçti.
Şimdi en keskin kırmızı çizgim İslam ve ülkemdir.
Her kim onlara saldırmaya kalkarsa kendimi tutamıyorum.
Kendi yoğurdumu kendim yapıyorum uzun yıllardır.
Soğan dolmasını da meğerse çok seviyormuşum. Evimizde sık sık yeniliyor.
Hasta olunca hemen doktora gitmek yerine doğal kürleri yapıyorum kendime ve çocuklarıma.
Bazı günler eve o kadar yorgun dönüyorum ki, yemek yemeye halim kalmıyor.
(Sizlerin emanet ettiği sadakaları, zekatları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için)
Toprağı özlediğim için küçük bir bahçe aldık ve iki yıldır kendi domatesimi ve diğer bitkileri yetiştiriyorum.
Kışlık yiyeceklerimi oradan kurutuyorum.
Ve geçen gün bahçenin bir köşesinde barbekü yapılması için bekleyen tuğlalar gözüme ilişti.
Gayrı ihtiyarı elim gitti onlara.
Çimento ve kumu karıştırıp başladım o harç ile barbeküyü yapmaya.
Bir saat sonrası tam hayal ettiğim gibi bir ateş yakma yeri yaptım.
Ahh babaannem...
Senden ne kadar da çok parça kalmış bende...
Ben tümüyle o olmuşum aslında...
İşte bu yüzden diyorum
Görüştüğünüz, konuştuğunuz akrabalarınızdan veya dostlarınızdan mutlaka size bir şeyler kalır.
Alırsınız onlardan birşeyler.
Dua, huy, güzellik veya kötülük.
O nedenle iyi insanlar ile dost olun.
Akrabalarınızda ve çevrenizde örnek alacağınız insanlar ile ahbaplık kurun.
Veya siz iyi örnek olun.
En önemlisi de iyi insanların kıymetini yaşarken bilin.
Onları ölünce mezarına gittiğinizde değil, daha yanıbaşınızdayken onure edin.
İyi insanlar bunu hak ediyor.


Safiye Çetinkaya
 

...vuslat

gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları...
 
Üyelik Tarihi
6 May 2015
Mesajlar
7,297
Aldığı Beğeniler
19,193
Konum
????
EyvAllah kardeşim
Çocukluğuma gittim...
Bizim buralarda anneanneye babaanneye ebe derdik,zamanla evrildi ayrı...
Ufak'tefek yapısı,incecik sesi, muhafaza için koyduğu elmadan mıdır bilemem vermek için açtığı sandığının kokusu...yaklaşık kırk yıl öncesinde köy'de bilhassa nadir bulunan bisküvilerin damağımdaki tadı her hatırlayışımda gelir...
Rabbim ebedii âleme göç eden ebe'dedelerimize rahmetler yağdırsın...
Makamları cennet olsun...
Fani bir o
kadar da fena olan bu âlem'de onları; kıt'aklımızla hatırlamak,hâl'den hale evrilip'çevrilen kalbimizde hiss'etmek...olsa olsa onların şaad'olan ruhlarının hatrına Allahuâlem...
Teşekkür ederiz kardeşim
Var'olun????
 
Son düzenleme:

fadikhatun

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
13 Haz 2013
Mesajlar
1,424
Aldığı Beğeniler
2,870
Konum
adana kozan
Takım
Beşiktaş
Konu üzerinde yazılacak çok şey vardır.. çok güzel paylaşımın.. okurken geçmişe götürdü. Ve kendimi tarttım. Benim üzerimde hakkı yok dediğim varmıdır diye .. Beklentisi büyük olanın, umduğunu bulamayanın sözüdür..
Ben kendimde buldum..hakkı yok demedim ama, benim için bir şey yapmadı.. ben aradım hatrini sordum. O sormuyor sormadıda . Dedim...
Rabbim ilminizi artırsın .
Selam alıp vermek bile mümin olanın üzerindeki haktır..
Rabbim her yerde haddini bilen gönül aynasını silen mahşerde berat edip yüzü gülen kullar arasında kılsın..
 

SiyahSancaktaR

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
11 May 2021
Mesajlar
4,476
Aldığı Beğeniler
6,294
Konum
Istanbul
Konu üzerinde yazılacak çok şey vardır.. çok güzel paylaşımın.. okurken geçmişe götürdü. Ve kendimi tarttım. Benim üzerimde hakkı yok dediğim varmıdır diye .. Beklentisi büyük olanın, umduğunu bulamayanın sözüdür..
Ben kendimde buldum..hakkı yok demedim ama, benim için bir şey yapmadı.. ben aradım hatrini sordum. O sormuyor sormadıda . Dedim...
Rabbim ilminizi artırsın .
Selam alıp vermek bile mümin olanın üzerindeki haktır..
Rabbim her yerde haddini bilen gönül aynasını silen mahşerde berat edip yüzü gülen kullar arasında kılsın..
Âmin Âmin Âmin Ya Muin..
Ağzı dualı değerli muhterem kardeşim benim varolasın inş...
 
Üst Alt