Bismillah, insanı Allah'a bağlayan, kainatla, dünya, varlıklar ve insanlarla iletişimi sağlayan mükemmel bir bağlantı noktası ve hayırlar kapısıdır. Bismillah, Kur'an'ı, kainatı ve insanı okuma şifresi, sonsuzluğa tırmanma şeridi; çokluk içinde Tek'e ulaşma, uzağı yakın etme, perdeleri aralama, O'nu ve sonsuz hazinelerini tanıma anahtarı gibidir.
İnsan aciz, zayıf, fakirdir. Sayısız ihtiyacı ve düşmanı vardır. Zenginli i ve kudreti sonsuz bir Zat'a İntisap etmezse, her şey karşısında; fakir dilenci ve korkan bir mahkum olur. Eğer bu bağlantıyı kurarsa kendiyle beraber bütün varlıkları eşya ve hadiseleri bir emir altında hareket eden memurlar olarak görür.
Misal: Çölde bedevi bir reisin, asker devletin adına hareket eder güç kuvvet ve avantajlar sağlar. Tabiat kitabında gördüklerimiz de farksızdır. Minicik çekirdek sırtında tonlarca ağırlık taşır. İpek gibi incecik kök ve damarlar taşları Musa Asa'sı gibi çatlatır, ağaca dayelik yapar. İncecik yapraklar sıcaklığa direnir. süt veren hayvanlar. Pek çok hayvan aynı intisapla et süt yumurta verir
İntisap formulü: Başta zikir (Besmele), ortada fikir (Nimetleri veren Kudreti ve Rahmeti düşünmek), sonda şükür.
Değerlendirme: İnsanın yaratılışında intisap-ba lanma duygusu vardır. Çünkü aciz, zayıf, fakir, aç kalan, üşüyen, felaketlere maruz kalan, korkan, üzülen, hastalanan, yaşlanan ve sonun da ölen bir varlık olarak yaratılmıştır.
İnsanın bu Aidiyet ve Mensubiyet arzusu karşılanmazsa, veya yanlış kaynaklara bağlanırsa, kimlik bunalımı, kişilik bozuklukları yaşanabilir. Çocuklar, gençler bu duygularına cevap veren kapılara bağlanabilirler. İnsanlar üç beş kuruş ve fani bir ikbal ile insanları kendilerine bağlarlar. Oysa Yaratıcımız bize peşin ve karşılıksız olarak sayısız ve mükemmel nimetler vermiştir. İnsan, sonsuzluğu kim verecekse ona bağlanmalıdır.
İnsan, dünyada ya başıboş, sorumsuzca ve nefsani arzularının peşinde koşarak sınırsızca, ba sız bağımsız, kendi hesabına yaşayacak ve bir ömrü zayi edip gidecek ya da Yaratıcısı hesabına hareket edip sonsuz saadeti elde edecektir.
Bu bağlanmanın en büyük getirisi: Bağlantısızlıktır, özgürlüktür, gerçek motivasyondur. İnsan Bismillah demekle bütün aracıları ortadan kaldırıp sonsuz bir kuvvet ve bereket kaynağına dayanmış olur. Secdeyle sonsuz güce esir olur ama binlerce faniye bel kırmaktan, temenna çekmekten ve dilencilikten kurtulur. Hem bütün düşmanlarından korunur, hem bütün ihtiyaçlarını temin eder hem de ruhunu daraltacak her çeşit korku, kaygı, üzüntü ve stresten uzak kalır. Maddi manevi bütün zorluklarla baş edebilecek üstün bir moral gücünü ve başarılara koşacak şevk ve enerjiyi elde eder. Her varlıkla kolay iletişim kurabilir. Kendi psikolojisini düzenler ve insanları kolayca etkileyebilir.
İLETİŞİM:
İnsanın ilk iletişimi Yaratıcısıyla başlamalıdır. Bu, iman ibadet ve O'nun namına iş yapmak demektir. İletişimin ikinci boyutu kainatla, dünya ve bütün varlıklarla olur. Üçüncüsü de insanlarla olan iletişimdir.
Allah adına hareket eden insan, tabiattaki her olaya güzel bir anlam kazandırır ve insanlarla olan iletişiminde kendi egosunu devreden çıkarır. Söz ve davranışlarında daima ahlakilik, iyilik ve yararlılık görülür.
Besmele'nin iletişimde en büyük rolü "Rahman" ve "Rahim" adına insanın sırtına Şefkat ve Merhamet gömle ini geçirmiş olma sıdır. Muhabbet bir iletişim tılsımı, iksiri ve mayası gibidir. Tıpkı İhlas'ın amellere ruh, can ve mana kazandırması gibi her Besmele her ilişkiye ve iletişime yüksek bir duygusal incelik, değer ve anlam kazandırır. Başarıyla hedefe ulaştıran diyalog yolunu kolaylaştırır.
Rahman ve Rahim kanatlarıyla insan hem dünyaya açılabilir ham da ahiret ufuklarında pervaz eder.
Rahman ve Rahim adımlarıyla insan hem kalp ülkesinde gezer hem de akıl semalarında dolaşır.
Rahmet ve muhabbet, tıpkı incecik kök ve damar gibidir ki, en katı kalplere girer ve ilerler. En ulaşılmaz toplum katmanlarına sirayet eder, deniz ve kıtalar ötesi ülkelerdeki gönüllerde yer eder.
Her intisap, iletişim, ilişki ve işte üç aşama görülür:
1-Başlama-Çıkış noktası:
Niyet, amaç, iç hazırlık, saygı ve ihlas. Rahmet, şefkat, sevgi, değer verme ve kabullenmişlikle başlamak. Yeme içmeye veya bir işe besmeleyle başlama, Namaza dururken ciddiyet gösterme, bir derse, sohbete, sınava, konferansa, müsabakaya, operasyona ya da bir arkadaşlığa, ortaklığa veya dostluğa başlamadan önce hassasiyet ve duygusal olgunluk gösterme gibi.
Başlama aşaması ne kadar sağlıklı, şefkat ve merhamet yüklü olursa, onu devam ettirme ve başarıya ulaşma da o kadar kolay ve bol ürünlü olur. Öfke ve art niyet taşıyan her ilişki ve iletişim, merhamet ve sevgi açısından bereketsiz ve güçsüzdür, bozulmaya mahkum olur.
Karşımızdaki insana değer verme, onu olduğu gibi kabul etme, olumlu yönlerini ön plana çıkarma, ortak noktalara yo unlaşma, son derece iyi niyet ve samimiyetle ona yaklaşma, iletişimin besmelesi gibidir.
2-Sürdürme-Olgunlaştırma süreci
Başlangıçtaki güzel niyet ve amaçlara sadakat, vefa, azim ve kararlılık göstermek. Görev ve sorumlulukları en mükemmel şekilde yerine getirmek. Düşünce, bilgi ve ilgi planında yeterlilik ve verimlilik göstermek. Başlangıçtaki oluşumu sürekli geliştirmek yaymak.
İbadet esnasında ve dışında tefekkür ve teemmül etme, yer içerken dil müfettişinin tartmasıyla; o nimetlerin nasıl birer Kudret ve Rahmet eseri olduklarını, geliş ve gidiş maceralarını, iletişim kurduğumuz insanlardaki gelişmeleri ve de işimleri, insanlığa hizmet lerde bulunma esnasında yeni hizmet yollarını ve tarzlarını üretmeyi düşünme gibi&
3-Sonuçlandırma-Hedef noktası Hedefe kitlenmişlik içinde sabır ve fedakarlıkla hedefe ulaşmak. Yeme içmelerden sonra nimetleri lutfeden Rabbimize şükretmek, ibadetlerimizle güzel ahlaka ulaşmak, hizmetlerle ilgili bütün plan ve programları en mükemmel şekilde tamamlamaya çalışmak. Bütün başarıların gerçek sahibini ve O'nun namına hareket etti imizi unutmamak, O'na hamd etmek, kendimizi unutmak, soluk soluğa yeni hizmet alanlarına ve yeni insanlarla iletişim kurmaya çalışmak
BESMELE GERÇEK BİR RUHSAL MOTİVASYONDUR :
Kur'an okumaya başlarken önce bu cümleyle başlamayı Allah istemektedir (16/98). Bu sı ınma, sadece Kur'an okumaya özgü de ildir, insanın duygu ve düşüncelerinde meydana gelen her olumsuzlukta, nefsin baskıları sonucu günahla karşılaşabileceği her durumda aynı sığınmanın yapılması tavsiye edilir (7/200, 23/98, 41/36 ). Ve üzerine Allah'ın ismi anılmayan şeyin yenilmemesi istenir (6/121)
Her şeyden önce besmele, insanın hem kendine hem evrene, dolayısıyla Allah'a açılan en önemli bir kapı konumundadır. Bütün hayırlar için bir anahtardır. Bir kimlik belgesi gibi, Allah'a kul olmanın adıdır. İnsanın acizli ini ve fakirli ini gideren, O'nun kuvvetinden güç, gınasından bereket isteme yerine geçen bir dilekçedir. Besmele, yıldızlardan çiçeklere, karıncadan ağaçlara kadar bütün mahlukatla paylaşılan ve ortak olarak kullanılan bir dildir. Besmele ruhta bir bakış, Rabbe teveccüh ve yakarıştır. Bütün korku, üzüntü ve öfkelere karşı bir barış, lutfuna da Rahman'ın kahrına da yürekten bir alkıştır. Allah ismiyle demekle, isim taşıyan tüm varlıklardan bir kaçış, kendini sadece ve sadece, Rahîmin himayesine bir adayıştır.
Bu, ruhun, kalbin, duygu ve düşüncelerin dış ve iç olumsuz etkilerden arınması ve okunacak metine konsantre olması açısından gerekli ve önemli bir psikolojik hazırlanma aşamasıdır. Sporcular karşılaşmaya, konuşmacılar konferansa, işletmeciler iş görüşmelerine başlamadan önce de işik yöntemler uygulayarak, heyecanlarını gidermeye ve kendilerini motive etmeye çalışırlar. İnsanın, bilinçaltına gönderdiği olumlu mesajların, bilincini, duygu ve düşüncelerini, sonuçta davranışlarını etkiledi inde kuşku yoktur.
Sadece bir fark vardır ki, motivasayon adına ya insan insanı etkileyecek sözler söyler ya da insan kendi kendine telkinde bulunur. Burada ise, doğrudan Allah'a sığınma söz konusudur. İnsanların kıyamete kadar en büyük düşmanı olan şeytandan, ancak her şeyin tek sahibi olan Allah'a sığınma ile korunmak mümkün olabilir. Bu cümleyi söyleyen insan, cennetten kovulmuş bir varlığı, kalbinden de kovmuş, hayal dünyasını etkilemesine, duygu ve düşünceleriyle oynamasına izin vermemiş olur.
Aynı yaklaşım şekli, şeytan gibi, kötülüklere teşvik eden insanlara karşı da uygulanmalıdır. Bu cümleyi söylemekle, kalbimizde bir manevi koruma alanı oluşturmuş, düşüncemizi olumsuz davranışlara karşı bloke etmiş, böylece nefsimizin etkilenmesinin önüne geçmiş oluruz. Allah'a sığınma, O'nun koruyuculuğu altına girme psikolojisi, asla yadsınmamalıdır. Bunun etki gücü de tekrarla kazanılabilecek bir şeydir.