Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Birlikte yaşamanın bir kısım gerekleri vardır. İnsanların kimi zengin kimi fakir, kimi bilgili kimi cahildir. İmkânı olanlar yoksullara, bilgisi olanlar bilgisi olmayanlara yardımcı olacaklardır. ki toplumda denge sağlansın, huzur bulunsun.

Zenginlere zekâtın farziyeti sebepsiz değildir. Bilgilinin de zekâtı vardır. Kişi bildiklerini şu veya bu şekilde bilmeyenlere öğretmekle yükümlüdür.


Bir gün İslâmı bilen bir kabilenin ondan habersiz yaşayan komşusuna ilgisiz kaldığını görünce, o nezaketli üslûbuyla isim vermeden, birisini öğretmediği, diğerini de öğrenme gayreti göstermediği için kınamışlardı. "Komşularını dinde anlayışlı yapmayanlara, onlara dini öğretmeyenlere, anlatmayanlara, Allah'ın emirlerini bildirip yasaklarından sakındırmayanlara, öte yandan o komşularından da dini öğrenmeyenlere, anlayıp değerlendirme yapmayanlara ne oluyor?" diye başlayan sözlerinde komşularına dini anlatmaları, öğretmeleri, derin bir anlayışa kavuşturmaları, Allah'ın emirlerini öğretip yasaklarından sakındırmaları gerektiğini bildiriyor, komşularının da öğrenmede çaba harcamaları gerektiğini hatırlatıyor. Aksi halde cezalandırılacağına dikkat çekiyordu.

Kimdi bu bilgili olup da bildiklerini anlatmayan kabile? Mesaj hemen yerine ulaşmış, uyarılan kabile kendinden bahsedildiğini anlamış, doğruca Resûlullaha koşmuşlardı. Âlim olan Ebû Musâ-Eş'arî'nin de mensup olduğu Eş'arî kabilesiydi bu. Başkaları hayırla yad edilirlerken kötü yad edildiklerini anladıklarını ifade ettiler. Yukarıdaki sözlerini yine isim vermeden zikretti Allah Resûlü (asm) Onlar, "Başkalarına dini biz mi öğreteceğiz ya Resûlallah?" dediler. Efendimiz (asm) Mâide Sûresinin 78 ve 79. âyetlerini okudu. Bu âyetlerde meâlen şöyle buyuruluyordu. "İsrailoğullarından inkâr edenler, Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lânetlendiler. Çünkü onlar isyan etmiş ve hadlerini aşmışlardır. Onlar işledikleri kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. And olsun, o yaptıkları pek kötü bir şeydi!?

Mutlu ve huzurlu bir toplumda yaşamanın gereği demek güzellikleri paylaşmaktan geçiyor. Bunun da temeli ilim.

(Şaban DÖĞEN)
 
Üst Alt