Bir vaiz kürsüde kıyamet ahvalini anlatmaktaydı.Cemaatin arasından Şeyh Şibli Hazretleri de vardı.Vaiz,sohbetin sonuna doğru Cenab-ı Hakk'ın kabirde soracağı suallerden bahisle:
"ilmini nerede kullandın,sorulacak!Malını mülküne nerede harcadın,sorulacak!Haram helale dikkat ettin mi,sorulacak;şunlarda sorulacak!..diye uzun uzadıya bir çok husus saydı.
Bu kadar teferruata rağmen meselenin özüne dikkat çekilmemesi üzerine Şibli Hazretleri,vaize şöyle seslendi:
"Ey vaiz efendi!Allah Teala o kadar çok soru sormaz.O sorar ki :Ey kulum!Ben seninleydim,sen kiminleydin!..."
yazın sıcağın rehavetinden,seçimlerden,evde ki bitmeyen işlerden,iş yerinde ki tükenmek bilmeyen sorunlardan bizi bir türlü anlamayan eşimizden,hiç rahat durmayan çocuklarımızdan,yeni öğrendiğimiz veya öğrenip daha yapamadığımız yemek tariflerinden,bir türlü üzerimize uygun bulamadığımız giysilerden,gitmeyi planladığımız tatil beldelerinden,çevremizdeki olan biteni anlamaya çalışırken tükettiğimiz den habersiz olduğumuz zaman dilimlerinden,hangi gazete yazarının okuduğumuz falanca makalesinden....
kimin kimin hakkında ne dediğinden,demediğinden,en doğru cümleleri kurabilme düşüncesiyle esiri olduğumuz birileri ne der hastalığından,hep en sonda bir yük gibi hissettiğimiz ibadetlerimizden....İçimizden geçirirken cehennemleri durduğumuz namazlardan....
[GLOW=orange]Biz nerdeyiz ??
Ye's yasak..I'm müslim.Don't panik...
Ama nereye gidişimiz...bu kadar yük neden sırtımızda..Umman uçsuz bucaksız...sususuz...bu yüklerden kurtulup neden içemiyoruz avuç avuç?
Sahi biz kiminleyiz??[/GLOW]