- Üyelik Tarihi
- 14 Eki 2005
- Mesajlar
- 7,463
- Aldığı Beğeniler
- 64
Biz kırıldık daha da kırılırız...
Adını bilmediğimiz sokaklarda, başıboş adımlarla yürüyüp, boş kola kutularını tekmeleme düştü payımıza çok zaman. Bir de eski bir şarkının ezbere bildiğimiz nakaratını sürekli tekrarlamak. Bazen de bir sinemanın önündeki film afişlerinde kayboldu bakışlarımız. Güzel gözlü bir yıldızın saçlarına daldık uzun uzun.
Ama hep dalgın. Ama hep düşünceli.
Bir çocuğun beslenme çantasında taşıdığı ağır kokulu köy peynirini ve bolca ekmek utancıydı bazen de yaşadıklarımız. Ya da ablasından kalma önlüğü giyen bir erkek çocuğunun utancı. Ayakkabısının altına yaptırdığı pençe sayısını hatırlamayan bir adamın hisleriydi üzerimize bulaşan.
Ama hep utangaç. Ama hep çekingen.
Bir varilin arkasına saklanıp da kaçamadığımız oldu çelik kuşlardan.
Bir sabah evden çıkıp da, bir sürü vedasız ayrılık bıraktık kapı önlerine.
Bir türlü okumaya cesaret edemediğimiz mektuplar vardı.
Cevaplamaya cesaret edemediğimiz telefonlar üst üste.
Ama hep tedirgin.
Biz kırıldık daha da kırılırız.
Keskin yüzlü bir nazar, mitralyöz mermisi gibi devirdi genç bedenleri. Kuytuda kalmış cesetlerin arasından asalet payını topladılar. Ölüler ninnilerden yazılmış muskalar taşıdılar koyunlarında.
Çocuklarımızı en çok şehre ansızın düşen gökkuşağının altında ezildiler.
Ama hep susarak.
Her masalın bitişine uydurma sonlar ekledik.
Ama hep iyi sonlar. İnadına, hep inadına. Gülümseyerek hep gülümseyerek. Hevesle hep hevesle.