Türkiye'den bir akademisyen kardeşimiz, İngiltere'de imamlık yapan bir ögrencisinin daveti üzerine bu ülkeye gider.
― Bir gün mescitten çıkarlarken genç bir İngiliz yanlarina gelir ve:
― “Bir süredir Kur'an‘ı inceliyorum.
Ve müslüman olmam gerektiğine kanaat getirdim.
Müslüman olmam için ne yapmam gerekir?” diye sorar.
― Bunu duyan akademisyen ve imam çok memnun olurlar ve ona kelime―i şahadeti ve anlamını anlatırlar.
İngiliz genç, hem Arapça hem de İngilizce olarak kelime―i şahadeti tekrar eder.
― Özet bilgilerle İslam ve ibadetleri içeren kitaplar hediye edilir, mescitte (kültür merkezinde) gerekli eğitimi gün içlerinde gelerek alabilecegi kendisine hatırlatılır ve bir istegi olursa araması için imamın telefon numarası kendisine verilir.
― Yeni müslüman olan İngiliz genç, mescit kapısına doğru yürürken, aniden geri döner ve ― "Muhammed (s.a.v.) mescitten nasıl çıkardı?" diye sorar.
― İmam ve akademisyen şaşırırlar ve "Bismillah de ve çık" derler.
Böylece ayrılırlar.
― Yatsı namazından sonra eve doğru giderlerken imamın telefonu çalar.
― Arayan şahıs:
― "Efendim ben bugün müslüman olan gencim. Rahatsız ettiğim için özür dilerim.
Ben yakınımdaki camide yatsı namazını kıldım ve evime yaklaştım.
― Kardeşlerim, ― Muhammed (s.a.v.) evine nasıl girerdi, söylerseniz çok sevinirim" der.
― İmam çok şaşırır gene.
― "Canım kardeşim,
"Bismillah der ve sağ ayağı ile evine girerdi' der. Selamlaşarak telefonu kapatırlar.
― Aradan yarım saat geçer ve İmam'ın telefonu gene çalar.
― İmam telefonu açar ve karşısında bugün Müslüman olan kardeşinin: ― "Kardeşim çok özür diliyorum, gene benim.
Bugün Müslüman olan kardeşiniz.
Bir sorum daha olacak size: Rasulullah (s.a.v.), yatmadan önce ve yatarken nasıl hareket ettiğini öğrenmek için rahatsız ettim sizi" der.
― Bundan etkilenen imam, gence bazı şeyleri söyler ve telefonu kapattıktan sonra hocasına dönerek:
― "Hocam!
Acaba, bizde mi yeniden müslüman olsak" der. ????
― “Andolsun ki, Allah’ın rızasını ve âhiret gününün saadetini umanlar ve Allah’ı çokça ananlar için Allah’ın Resûlü’nde, sizin için, pek güzel bir örnek vardır.” * . . .
― Ahzab Sûresi / 21.
― Bir gün mescitten çıkarlarken genç bir İngiliz yanlarina gelir ve:
― “Bir süredir Kur'an‘ı inceliyorum.
Ve müslüman olmam gerektiğine kanaat getirdim.
Müslüman olmam için ne yapmam gerekir?” diye sorar.
― Bunu duyan akademisyen ve imam çok memnun olurlar ve ona kelime―i şahadeti ve anlamını anlatırlar.
İngiliz genç, hem Arapça hem de İngilizce olarak kelime―i şahadeti tekrar eder.
― Özet bilgilerle İslam ve ibadetleri içeren kitaplar hediye edilir, mescitte (kültür merkezinde) gerekli eğitimi gün içlerinde gelerek alabilecegi kendisine hatırlatılır ve bir istegi olursa araması için imamın telefon numarası kendisine verilir.
― Yeni müslüman olan İngiliz genç, mescit kapısına doğru yürürken, aniden geri döner ve ― "Muhammed (s.a.v.) mescitten nasıl çıkardı?" diye sorar.
― İmam ve akademisyen şaşırırlar ve "Bismillah de ve çık" derler.
Böylece ayrılırlar.
― Yatsı namazından sonra eve doğru giderlerken imamın telefonu çalar.
― Arayan şahıs:
― "Efendim ben bugün müslüman olan gencim. Rahatsız ettiğim için özür dilerim.
Ben yakınımdaki camide yatsı namazını kıldım ve evime yaklaştım.
― Kardeşlerim, ― Muhammed (s.a.v.) evine nasıl girerdi, söylerseniz çok sevinirim" der.
― İmam çok şaşırır gene.
― "Canım kardeşim,
"Bismillah der ve sağ ayağı ile evine girerdi' der. Selamlaşarak telefonu kapatırlar.
― Aradan yarım saat geçer ve İmam'ın telefonu gene çalar.
― İmam telefonu açar ve karşısında bugün Müslüman olan kardeşinin: ― "Kardeşim çok özür diliyorum, gene benim.
Bugün Müslüman olan kardeşiniz.
Bir sorum daha olacak size: Rasulullah (s.a.v.), yatmadan önce ve yatarken nasıl hareket ettiğini öğrenmek için rahatsız ettim sizi" der.
― Bundan etkilenen imam, gence bazı şeyleri söyler ve telefonu kapattıktan sonra hocasına dönerek:
― "Hocam!
Acaba, bizde mi yeniden müslüman olsak" der. ????
― “Andolsun ki, Allah’ın rızasını ve âhiret gününün saadetini umanlar ve Allah’ı çokça ananlar için Allah’ın Resûlü’nde, sizin için, pek güzel bir örnek vardır.” * . . .
― Ahzab Sûresi / 21.