Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

dilruba

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Kas 2005
Mesajlar
39
Aldığı Beğeniler
0
BİZE DE DOĞ YA RASULALLAH

Ey, Efendim!
Ey, Kâinâtın Sultânı,
Ey, Kurtuluşun muştucusu,
Ey, Mustazafların efendisi, Dertlilerin dert ortağı,
Ey, Yetim ve Öksüzlerin tesellisi, Sevdâlıların sevdâsı,
Ey, Aşıkların mâşuku, Peygamberler Seyyidi,
Ey, Hamd sancağının mâliki,
Ey, Duası müminler için sekînet ve huzur olan,
Ey, En güzel ve büyük ahlâk üzere olan,
Ey, Alemleri cennetle müjdeleyen ve ateşle uyaran Nebî,
Ey, Peygamberlerin sonuncusu,
Ey, Şirkin, Zulmün, Sömürünün mahvedicisi&
Ey, Sevgililer sevgilisi, Başların Tâcı,
Ey, Şefaatin sahibi,
Ey Mîracın konuğu,
Ey Haticenin efendisi,
Ey, Kâsımın babası,
Ey, Fatımanın cânânı,
Ey, Kırk senelik hayatında, Muhammedül Emin, yani Güvenilen Muhammed adıyla isimlendirildikten sonra,

İnsanları Tek olan Allahın Rabbliğine ve İlahlığına götürmek, Her türlü zincirden onları kurtarmak için,

Alemi nûra boğmak,
Köleleri hürleştirmek için,
İnsanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkarmak,
Kadınlara haklarını vermek için,
Cehennemden kurtarmak,
Adaleti ikâme etmek için,
Kişiyi, ailesini ve toplumu ıslah etmek, düzene sokmak için,
Yeter ki İslam hakim olsunda, insanlık kendisini bulsun için,

Sıkıntılara katlanan,
Tevhidi haykırıp acı çeken,
Gerçeği söylediği için Mekke kendisine dar gelen,
Çıkış yolu aramak için Tâife gidip de, taşlanıp, ayaklarından kanlar fışkıran,
Hüzün yılında, en sadık yârânı Haticesini ve Amcasını kaybeden,
Ve en çok sevdiği Mekkesinden ve Kâbesinden hicret etmek durumunda kalan, Sevgililer sevgilisi Efendim!

En güzel Salât sana, En güzel Selâm sana, En güzel Duâlar sana, En yüce makâm olan Makâmı Mahmûd sana.

Eğer, bağışlaması bol olan Rabbim, takdir ederde, sana layık görürse, günah perdelerimi kaldırırda sana ulaştıracak olursa  ki O (c.c), duâları kabul edendir-,

Sâf ve gösterişten uzak, sana îmânla yoğrulmuş bir selam demeti de, benden efendim,

Sen ki; vefatından kısa bir dönem önce mescidine çıktında, Ashâbına nasihatten sonra şöyle buyurdun;

 Beni görmeden bana iman edecek olan kardeşlerime selam söyleyin

Aleykümselam efendim,
Aleykümselam ve rahmetullâh efendim,
Aleykümselam ve rahmetullâhi ve berakâtuhû efendim,

Ben senin bu selamını kaç sefer aldım bilirmisin efendim,
Efendimden bana selam var diyip de, arada ki, bin dört yüz şu kadar sene, selamına bir kayıt olmaksızın,
sanki orada,
sanki karşında,
Sanki seni, minberinin üzerinde o Ay dan güzel yüzünü görürcesine,
Sanki bir ara o güzel gözlerin beni de fark etmişte, bana da bir an bakmışcasına,
kaç sefer aldım efendim, kaç sefer uzaktan da olsa bu lezzeti tattım bilirmisin efendim,

Ben senin ümmetindenim efendim,
Ben senin ümmetinden olma çabasındayım efendim,
Ben senin en azından,  şefaatim, ümmetimden büyük günah işleyenleredir dediklerinin safına girmek için çırpınanlardanım efendim,
Ama yine de ben senin  Allahtan istediğiniz zaman Firdevs cennetini isteyin buyruğunla, Rahman olan Allahın Rahmet kapısını, Firdevs cenneti adına çalmaya çalışanlardanım efendim,

Sende benim,
Evinin bir kenarına çekilip de, Allahım, Ümmetimi bağışla diye göz yaşı döktüğünde, Cebrâîlin gelerek; kendileri için, Allahtan, Biz, seni, ümmetin hakkında üzüntüye sokmayacağız müjdesini getirdiği kimselerden olan benim,
Günahlarımdan ötürü, ümmetindenim derken bile yalan söylemiş olmaktan korkan ve sakınan benim,
Seni seven bu kardeşinin, çünkü sen, kardeşlerim dedin bize,
evet, benim selamımı alırmısın efendim,
O güzel ağzından, benim için, Ve Aleykümselam dermisin acaba,

Ensârdan yaşlı kadınlara uğramıştın bir sefer. Onlara selam verdinde, karşılık vermediler. Bir daha selam, yine karşılık yok. Ve bir daha, yine yok. Niçin selam almazsınız dediğinde, ne dediler efendim;
Ya Rasulallah, biz senin selamını içten aldık. Ki, selamı tekrarlayasında, Allah, senin selamınla, bize bereket versin. Ve sen gülümsedin.
Bizimle de selamlaşırmısın efendim.

Muâz bin Cebeli Yemene gönderirken, ona; Ey Muâz, ben seni seviyorum buyurdun,
Ne güzel bir müjde idi bu ona, Hiç Allah (c.c), senin sevdiğini cehenneme atar mı, Hem sen efendim, Allahın sevmediğini hiç severmisin ki zaten,

Anam sana feda olsun efendim
Babam sana feda olsun efendim,
Canım sana feda olsun efendim,

Ne olur banada,
Ümmetinin, günaha dalmış, bu, sana sevdalı ferdine de, Muâza dediğin gibi, İnnî Ühıbbuk  yani,  Seni seviyorum  dermisin efendim.

Ashabından içki içen bir tanesine, ashabın yüklenince  Onu lanetlemeyin. Çünkü o, Allahı ve Rasulünü seviyor buyurdun.

Ben de günahlarımla, şirkten uzak olmaya çalışmışlığım ve Allahın şirkin dışında her şeyi affetme müjdesine sığınarak, sesleniyor ve diyorum ki;
Ben de  Şanı yüce olan Allahı, sonrada seni çok seviyorum efendim sen de beni severmisin efendim.

Mahşerde insanlar, Adem (a.s)a gidecekler, Şefaat eder misin diyecekler. Adem (a.s)ın cevabı; uzaklaşın benden, Vallahi ben Allahı, bu günkü kadar gazaplı görmedim, bir daha da böyle gazaplanmayacak,
Nûh (a.s)a gidecekler, cevap, aynı
İbrahim (a.s)a gidecekler, cevap, aynı,
Musa (a.s)a gidecekler, cevap, yine aynı,
İsa (a.s)a gidecekler ve cevap, yine aynı,
Ve sana gelecekler,
sana, efendim.
Ve sen,  Gelin, gelin, ben buradayım, ben buradayım buyuracaksın. Çünkü sen, bütün peygamberlere tanınmış olan ve mutlak kabul olunacak olan o Duânı, ümmetin için kıyamete sakladın,
Ve Arşın altına gidip secdeye kapanacaksın,
Senin için bir Hamd sancağı kurulacak, Hâkimi zül celâl, Mâliki yevmiddîn olan Alemlerin Rabbi;
 Kaldır başını yâ Muhammed, iste, verilecek, şefaat et kabul edilecek buyuracak. Ve sen sana müsâde edildiği kadar şefâat edeceksin.

Beni de ümmetine olan o aşkınla, bana benden daha çok ağlamışlığınla sararmısın efendim, başların aşağıya doğru eğildiği, benimde günahlarımın, başımı, aşağı doğru çektiği o anda, mübarek ellerinle beni de kucaklarmısın efendim. İnsanların ayaklarının birbirine dolandığı o günde, bana da,
 Benim Ümmetimden değimlisin sen, gel dermisin efendim?

Bize Allah sevdirdi seni efendim,
Seninle tanıdık biz, bir insanın başka bir insana duyabileceği sevginin en uç sınırını, sana susadı yürekler.
Seninle tanıdık biz, Bir ve Tek olan Rabbimize kulluğun niteliğini ve niceliğini,
Seninle tanıdık, Huzûru, Güveni, Kardeşliği ve Adaleti,
Eşkıyadan Sahabe çıkarmaklığınla tanıdık, İnsanlık ve Müslümanlığı.

Doğduğun gün, ilk önce, bir Câriye emzirdi seni.
Boğazına inen ilk süt, bir kölenin sütüydü. Amcana gidip de, kardeşinin hanımı Amine, bir erkek doğurdu deyip, doğumunu müjdeleyince, şu cevabı aldı Câriye  git sen artık hürsün.

Daha doğar doğmaz, köleler hürleşmeye başladı seninle.

Seninle kurtuldu insanlık, Küfrün ve Kafirlerin zincirinden,
Seninle kurtuldu insanlık, Zulmün ve Zalimlerden zincirinden,
Seninle kurtuldu insanlık, Şirkin ve Müşriklerin zincirinden,
Seninle kurtuldu insanlık, Tuğyânın ve Tâğutların zincirinden,

Sen doğdun, Rahmeti Rahman seninle kol gezdi yeryüzünde, seni gönderdi alemlere rahmet olarak. Seni seçip Mustafâ kıldı insanlığa.

Ne olur bize de doğ yâ Rasulallah,
Hurma kütüğü dile geldi senden ayrıldığı için,
Uhud dağı sevdi seni efendim, sende onu sevdin.
Biz ki, yaratılmışların en şereflisi olan insanız. Ne olur bizi de sev efendim&.

Ey zâtına ve azametine, yüceliğine ve celâline layık hamd ile övülesi olan ve övülen Rabbimiz,
Hamd sanadır,
övgü sanadır,
senâ sanadır.

Efendimiz Muhammede ve ehline, İbrahim (a.s)a ve ehline Salât ettiğin gibi Salât ve Selâm et, efendimiz ve ehlini, İbrahim (a.s)ı ve ehlini bereketli kıldığın gibi bereketli kıl. Efendimize vesîleyi, Makâmı Mahmûdu ver.

Onu anışımızı, ona olan sevgimizi, ona ümmet oluşluğumuzu kendisine bildir. Onu, bizim için de rahmet kıl. Sen, her şeye gücü yetensin.

Rabbimiz, Sen yerdekileri, göktekileri ve bu ikisi arasındakileri boşuna yaratmadın, Seni tesbîh ederiz. Sen Subhân olan, her türlü noksanlıktan uzak olansın, bizi, cehennem azâbından koru.

Rabbimiz, sen kimi ateşe sokarsan onu zelil ve aşağılık kılarsın. Zira zalimlerin yardımcıları yoktur.

Rabbimiz, Biz, Rabbinize iman edin diye imana çağıran bir davetçi duydukta hemen iman ettik.

Rabbimiz, Günahlarımızı mağfiret et, kötülüklerimizi gider, bizi tertemiz olanlar ile beraber öldür.

Rabbimiz, Vaadinden dönmeyen, yüce sıfatının hürmetine, peygamberlerinin vasıtası ile vaad edip müjdelediğin şeylerden bize de ver, ve bizi kıyamet günü rezil ve zelil kılma.

Rabbimiz, bizi Rasulullaha itaatlaerinden dolayı sevdiklerinden eyle. Ona ona îmanımızla, bizi, ona bağla.
Onu bize, bizi de ona sevdir Allahım.
Onun Kevser havuzuna erenlerden kıl bizi.
Rabbimiz, Onu, kendileri için rahmet kıldıklarının arasına kat bizi.
Rabbimiz, Biz, Rabbinize iman edin diye imana çağıran bir davetçi duydukta, iman ettik.
Bizi affet, bizi bağışla, bizi esirge
AMİN..
AMİN..
AMİN... ;( ;( ;(
alıntı






O zaman gelin Resul-i Ekremi (sas) gönüllerimize hakim kılmanın yollarını arayalım. Halimizle, kâlimizle, onu anarken yaşaran gözlerimizle tekrar davet edelim kalb sarayımıza O, Gül Sultanı..
 

ExELaNcE

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
3,446
Aldığı Beğeniler
13
Çok Güzeldi..

Bu Dursun Ali Erzincanlı tarafından şiir olarak okunuyormu acaba?
 

dilruba

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Kas 2005
Mesajlar
39
Aldığı Beğeniler
0
ExELaNcE kardeşim d.ali erzincalı tarafından okunduğunu bilmiyorum.sadece bir kardeşime ait bende sizlerle paylaşmak istedim.selam ve dua ile
 
Üst Alt