Cuma günü ve namazı, Sahabe-i Kiram ve onların yolunu takip eden müslümanlar tarafından bizim anladığımızdan daha farklı anlaşılıyordu. Özel bir gün, bir bayram olarak yaşanıyordu. Günümüzde ise Cuma günü ve namazı, başka birçok mukaddes vazife gibi aradan çıkartılması gereken bir alışkanlık, bir yük. Maalesef böyle görülmekte, böyle ...uygulanmakta.
Evimizden, işyerimizden apar topar ayrılıp, en yakın camide boş bulduğumuz bir safa giriyoruz. Sağımızda solumuzda birlikte safa durduğumuz müslümanın kim olduğuna bile bakmadan, bir acele namaz kılıp, bir koşu işimize dönüyoruz. Oysa Cuma günü İslâm'ın bayram ilan ettiği bir gün.
Bizler, inananlar olarak, çok sonradan ortaya çıkan bu anlayışa elbette mecbur ve mahkûm değiliz, en azından kendimiz için bir hal çaresi bulabiliriz. Gücümüz, imkanımız ölçüsünde Cuma gününü ve Cuma namazını layıkı veçhile yaşayabiliriz.
Semerkand Yayınları