- Üyelik Tarihi
- 1 Kas 2005
- Mesajlar
- 4,662
- Aldığı Beğeniler
- 29
- Konum
- İstanbul - Eyüpsultan
- Takım
- Galatasaray
Hazret-i Süleymân (a.s.) bir gün, deniz kenârında oturmuşlar idi. Bir
karıncanın geldiğini gördü. Ağzında bir yeşil yaprak tutardı. Deniz kenârına
ulaştı. Sudan bir kurbağa çıkdı. O yaprağı karıncadan alıp, denize döndü.
Karınca geri döndü.
Karıncadan sordular ki,
- Bunun hikmeti nedir.
Karınca cevâb verdi ki,
-Bu deryânın ortasında, Allahü Sübhânehü ve teâlâ hazretleri bir taş halk
etmiştir. O taşın içinde bir böcek halk etmişdir. Beni onun rızkına sebeb
etmiştir. Ben her gün o nesneyi, ona yetecek kadar rızkı getiririm. Deniz
kenârına ulaşdırırım. Allahü teâlâ hazretlerinin, kurbağa sûretinde
yarattığı bir meleği o rızkı benden alır, o böceğe verir. O böcek, Allahü
tebâreke ve teâlâ hazretlerinin kudreti ile, fasîh dil ile söyler ki;
-Sübhânallah ki, beni halk etti, deniz ortasında ve taş arasında bana mekân
verdi. Benim rızkımı unutmadı. İlâhî, ümmet-i Muhammedi ümîdsiz etme!
karıncanın geldiğini gördü. Ağzında bir yeşil yaprak tutardı. Deniz kenârına
ulaştı. Sudan bir kurbağa çıkdı. O yaprağı karıncadan alıp, denize döndü.
Karınca geri döndü.
Karıncadan sordular ki,
- Bunun hikmeti nedir.
Karınca cevâb verdi ki,
-Bu deryânın ortasında, Allahü Sübhânehü ve teâlâ hazretleri bir taş halk
etmiştir. O taşın içinde bir böcek halk etmişdir. Beni onun rızkına sebeb
etmiştir. Ben her gün o nesneyi, ona yetecek kadar rızkı getiririm. Deniz
kenârına ulaşdırırım. Allahü teâlâ hazretlerinin, kurbağa sûretinde
yarattığı bir meleği o rızkı benden alır, o böceğe verir. O böcek, Allahü
tebâreke ve teâlâ hazretlerinin kudreti ile, fasîh dil ile söyler ki;
-Sübhânallah ki, beni halk etti, deniz ortasında ve taş arasında bana mekân
verdi. Benim rızkımı unutmadı. İlâhî, ümmet-i Muhammedi ümîdsiz etme!