BORCA SADÂKAT
İbn Mâce, Hâkim ve di erleri şu hadîsi zikrederler. Zengin kişinin borcunu ödemeyi uzatması bir zulümdür. Herhangi biriniz ihtiyacının görülmesi için bir zengine havâle edildi inde, (havaleyi kabul ile ona) müracaat etsin.
Taberânî ve di erleri şu hadîsi zikrederler: Hak Teâlâ zâlim zengini sevmez.
Taberânî ve di erlerinin rivâyet ettikleri bir hadisde, Borcu olup da borcunu ödemekten kaçınan ve hak sahibini şiddetle savan bir kimse, gün, gece, hafta, ay geçmez ki, kitabına zulüm işledi i yazılmamış olsun, buyurulmuştur.
İbn Mace şu hadisi rivâyet ederler: Bir bedevî sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimize gelerek alaca ını ister ve sert bir tavırla Efendimize, Hakkımı almadan yanından ayrılmam, der. Bu sözleri duyan Ashâb-ı Kirâm o adama çıkışarak, Kiminle konuştu unu bilmiyor musun, be adam, diyerek azarlamaya kalktıları zaman adam, Hakkımı istiyorum, der. Sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz, Dâima hak sahibiyle birlikte bulunmalısınız, diyerek ashabını uyarır..
Ebû Dâvûd ve İbn Ebid-Dünya, Ebû Hüseyn o lu Abdullahtan naklen şu hadîsi zikrederler: Sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin peygamberli i bildirilmeden önce, ben kendisine bir şeyler satmıştım. Sattı ım malın de erinden bir kısmını sonradan alırım diye onda bırakmıştım. Geri kalan paramı, söz verdigi gün ve yerde gelip alaca ıma söz vermiştim. Fakat her nedense verdi im sözü ve buluşma gün ve yerini unutmuştum. Üç gün sonra bunu hatırladım. Buluşmak için söz verdigim yere gittim. Aradan üç gün geçmesine ra men kendisini orada beni bekler bir durumda gördüm. Ey genç, bana zorluk çıkardın, beni üzdün, ben üç gündür bu yerde seni beklemekteyim, buyurmuşlardı.
Nesâî ve Hâkim şu hadîsi zikrederler:Sallallâhü aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyururdu Ey Allahım! Küfürden ve borçlanmadan sana sı ınırım. Efendimizin bu duâsını duyan biri, Ey Allahın Resûlü! Küfür borçla bir olur mu?, diye sorar. Efendimiz,Evet, buyurdular.
Nesâî, Taberânî ve Hâkim -ki metin onundur-şu hadîsi rivâyet ederler:Canımı elinde bulundurana and ederim ki, borcu olup da Allahın düşmanlarıyla savaşırken ölen bir kimse, sonradan canlanıp yaşasa ve yine öldürülse ve yine yaşasa, bu borcunu ödemeden cennete giremez. (el-Uhûdül-Kübrâ)
İbn Mâce, Hâkim ve di erleri şu hadîsi zikrederler. Zengin kişinin borcunu ödemeyi uzatması bir zulümdür. Herhangi biriniz ihtiyacının görülmesi için bir zengine havâle edildi inde, (havaleyi kabul ile ona) müracaat etsin.
Taberânî ve di erleri şu hadîsi zikrederler: Hak Teâlâ zâlim zengini sevmez.
Taberânî ve di erlerinin rivâyet ettikleri bir hadisde, Borcu olup da borcunu ödemekten kaçınan ve hak sahibini şiddetle savan bir kimse, gün, gece, hafta, ay geçmez ki, kitabına zulüm işledi i yazılmamış olsun, buyurulmuştur.
İbn Mace şu hadisi rivâyet ederler: Bir bedevî sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimize gelerek alaca ını ister ve sert bir tavırla Efendimize, Hakkımı almadan yanından ayrılmam, der. Bu sözleri duyan Ashâb-ı Kirâm o adama çıkışarak, Kiminle konuştu unu bilmiyor musun, be adam, diyerek azarlamaya kalktıları zaman adam, Hakkımı istiyorum, der. Sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz, Dâima hak sahibiyle birlikte bulunmalısınız, diyerek ashabını uyarır..
Ebû Dâvûd ve İbn Ebid-Dünya, Ebû Hüseyn o lu Abdullahtan naklen şu hadîsi zikrederler: Sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin peygamberli i bildirilmeden önce, ben kendisine bir şeyler satmıştım. Sattı ım malın de erinden bir kısmını sonradan alırım diye onda bırakmıştım. Geri kalan paramı, söz verdigi gün ve yerde gelip alaca ıma söz vermiştim. Fakat her nedense verdi im sözü ve buluşma gün ve yerini unutmuştum. Üç gün sonra bunu hatırladım. Buluşmak için söz verdigim yere gittim. Aradan üç gün geçmesine ra men kendisini orada beni bekler bir durumda gördüm. Ey genç, bana zorluk çıkardın, beni üzdün, ben üç gündür bu yerde seni beklemekteyim, buyurmuşlardı.
Nesâî ve Hâkim şu hadîsi zikrederler:Sallallâhü aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyururdu Ey Allahım! Küfürden ve borçlanmadan sana sı ınırım. Efendimizin bu duâsını duyan biri, Ey Allahın Resûlü! Küfür borçla bir olur mu?, diye sorar. Efendimiz,Evet, buyurdular.
Nesâî, Taberânî ve Hâkim -ki metin onundur-şu hadîsi rivâyet ederler:Canımı elinde bulundurana and ederim ki, borcu olup da Allahın düşmanlarıyla savaşırken ölen bir kimse, sonradan canlanıp yaşasa ve yine öldürülse ve yine yaşasa, bu borcunu ödemeden cennete giremez. (el-Uhûdül-Kübrâ)