- Üyelik Tarihi
- 13 May 2010
- Mesajlar
- 724
- Aldığı Beğeniler
- 12
Boykot nedir?
İngilizceden ithal edilmiş bir kelime olan boykot: 1. Sosyal ve
iktisadî ilişkileri kesme. Şahsa, kuruluşa veya devlete karşı
uygulanabilir bir protesto şekli. Geçici olarak iş veya ders
bırakma olarak tarif edilir.
Boykot benim nazarımda kılıç çekmeden, kurşun atmadan, kan
akıtmadan düşmanı bozguna uğratmanın araçlarından biridir.
Nisa Suresi’nin 140’ncı Ayet-i Kerimesi boykotun delilidr.
“Allah size Kitab (Kur'an)da: "Allah'ın âyetlerinin inkâr
edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir
söze geçmedikleri müddetçe, o kâfirlerle oturmayın. Aksi halde siz
de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirdi. Muhakkak ki Allah,
münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.” (4
Nisa 140)
Bugün onlar, yani kafirler Allah’ın ayetlerini inkar ettikleri ve
onlarla alay ettikleri gibi daha da ileri gidiyor ve Allah’ı ananları
ve Allah’a iman edenleri ortadan kaldırıyor ve zulmediyorlar.
Bunları burada belirttikten sonra gelelim boykotun çeşitlerine:
1. Ekonomik boykot.
Kafirlerin bu yaptıklarına karşılık, biz yinede onları besliyor,
ayakta tutuyoruz.
Birincisi: Onların banka ve bankalarına yatırdığımız paralarla.
Allah Teâlâ’nın haram kıldığı, Rasulullah Aleyhi-s Selamın
“...her türlüsü ayaklarımın altındafır diyerek” yasakladığı faiz
sistemini ayakta tutan banka ve bankerleri de biz ayakta
tutuyoruz.
İkincisi: Katil Ülkelerin ürettikleri malları satın alarak onları
zenginleştiriyor ve güçlü olmalarını sağlıyoruz. Bu
gorilleştirdiğimiz haydutlar bu kez bizi yoketmeye kalkıyorlar.
Üçüncüsü: Onlara mal satarak. Stratejık mallarımızı kafirlere
sattığımız takdirde bu malların bize karşı kullanılmasını
engelleme şansını kaçırmış oluruz.
Allah’a ve Rasulü’ne iman edenlere karşı zulüm, işkencenin her
türlüsünü tatbik etmekten geri durmayan, Müslümanları toptan
yokeymeye azmadan kafir ve münafıklara karşı boykot silahını
kuşanmak zorundayız. Eğer Allah’a ve O’un Rasulü’ne
inanıyorsak, mutlak surette kafir ve münafıklara karşı elimiz,
dilimiz, malımız, canımız ve kalbimizle cihad etmeliyiz.
Müslümanlara karşı savaşan ülkelerin mallarını satın almayacak
ve onlara stratejik mallarımızı satmayacağız.
Filistindeki Gayrimeşru İsgal Devleti İsrail, ABD ve Diğer Katil
devletleri nasıl ayakta tuttuğumuzu daha iyi anlayabilmek için bir
misal vermek istiyorum.
ABD’nin casus teskilatı CIA bir araştırma yapmış. Sonuçlar
tüyler ürpertecek kadar acı.
Rapora göre dünyada bir milyar dört yüz milyon insan sıgara
kullanıyor. Bu tiryakilerin dört yüz milyonu müslüman. Philip
Morris adlı Yahudi Sigara Firması müslümanlardan günde 800
milyon dolar ciro yapıyor. Bu paranın % 10’unu kâr kabul
etmişler. Bu da günde 80 milyon dolar ediyor. Her yahudi firma
gibi Philip Morris de Filistin’deki Yahudi İşgal Devleti İsrail’e %
12 oranında vergi ödemek zorundadır. Bu da günde 9,6 milyon
dolar ediyor.
Bu rakamlar günlük. Aylık ve yıllık rakamları bir düşün. Şu
rakamlar sadece Philip Morris aracılığı ile ABD ve Yahudilere
hediye ettiğimiz paralar. Bir de genel olarak düşünürsek
kardeşlerimizin ve kendimizin katillerini bizler ayakta tutuyor ve
onlara Müslümanları katletmeleri için adeta teşvik ediyoruz.
Ondan sonra katledilen Müslümanlar için ah vah edecek ve
gözyaşı dökeceğiz. Bu olsa olsa timsah gözyaşları akıtmaktır.
Kardeşlerim sakın bana kızmasınlar ama bu bir gerçek.
Allah’a çok şükür sıgara kullanmıyorum.
Benim evine ve kursağıma 20 seneden beri Coca Cola girmiyor.
MC Donal’s’ın kapısının nereden açıldığını asla görmedim.
Herkes elinden geleni yaapacak ve KATİL Siyonistleri, ve
onşların yandaşlarını durdurmak için gücünü sonuna kadar
kullanacaktır.
Yahudi Firmalar Ne Kadar Zarar Etti?
09 Şubat 2009 tarihli bir habere göre, Gazze katliamı nedeniyle
İsrail'i destekleyen firmalara karşı başlatılan boykot nedeniyle
Siyonist firmaların "370 milyar dolar" civarında zarar ettiği
açıklandı.
Dünyada pazar paylarını araştıran şirketler tarafından yapılan bu
açıklamada, en büyük boykot eylemini sırasıyla Hindistan'ın (127
milyar dolar), İran'ın (62 milyar dolar) ve üçüncü olarak
Türkiye'nin (26 milyar dolar) gerçekleştirdiği kaydedildi.
Boykotun devam etmesi halinde, adı geçen firmaların, çok zor
duruma düşeceği, hatta iflas edebileceği kaydedildi.
2. Siyasi Boykot:
Siyasi boykotun iki boyutu vardır.
Birincisi, Müslümanların başındakı namus, şeref, iman ve adalet
yoksunu idarecilere karşı uygulayacakları boykot.
Allah Teâlâ: Nisa Suresinin 59. Ayeti’nde “Ey iman edenler!
Allah’a itaat edin. Rasulullah’a itaat edin ve sizden olan Ulu’l
Emre de...” buyuruyor.
Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmediği için kafir olan...
Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmediği için fasık olan...
Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmediği için zalim olan bir
idarci benim babam dahi olsa ona itaat itmem caiz değildir.
Böyle bir idareciyi gaspettiği makamdan indirmek
Müslümanların vazifesidir.
İkincisi de, Müslüman olmayan devletlerin idarecilerinden
Müslümanlara karşı alacakları tavırlara, yapacakları eylemlere
karşı her türlü protesto şeklini uygulamak, hatta psikolojik savaş
metodları ile zulmünden vazgeçirmek gerekir.
3. Medya Boykotu:
Son yüzyılda insanımızın imanı, şerefi, ahlakı medya yolu ile
elinden alındı. Radyo, gazete ve Televizyonun yıkıcı ve ahlaksız
yayınları ile insanımızın ımanı, namusu ve şerefi eilnden alınmış,
düşünemz, akledemez hale getirilmiştir.
Burada bize düşen görev, bu iletişim araçlarının yıkıcı
faaliyetlerine son vermek için çaba sarfetmektir. Oumayarak,
dinlemeyerek, ve seyretmeyerak reytınglerini düşürmek, para
vermeyerek iflasın eşiğine getirmek güzel bir boykot olur.
Düşünün bir kere!
Adamın gazete, radyo ve Televizyonu her dakika Allah’ın dinine
saldırıyor ve küfrediyor, benim müslümanımda bu adamlara para
veriyor.
Adam kalkıyor, “Başörtülülere yüz milyon verseniz soyunurlar,
iki yüz milyon verseniz bilmem ne yapar” diye yazı yazıyor ve bu
adamın yazı yazdığı gazete benim müslümanımın evinde boy
gösteriyor.
Okuma kardeşim, okuma!
Adam kalkıyor, İslam hakkında kitap yazıyor, bir de adını İslam
İlmihali koymuş.
Orada batılılardan bahsederken “İngiliz fizik alimi.. Fransız
kimya alimi... diye saygı ile söz ederken, Müslümanların
alimlerine karşıda ağıza alınmayacak küfürler sarfediyor.
Böyle adamlar da boykot edilmeli, hatta yanlışlarını düzeltmeye
yanaşmazlarsa, bütün insanlığın karşısında zelil edilmelidir.
Allah’ın dinine karşı her türlü pervasızlığı yapanlara maddi ve
manevi her türlü yardımı yapıyoruz, sonrada Allah bize niye
yardım etmiyor” diye isyana kalkışıyoruz.sen Allah düşmanlarına
her türlü yardımı yap, onları gorilleştir ve sıkışıncada “Allah bize
yardım etmiyor” diye suçu yaratana at.
Yalan haber veren, iftira ve hakaret eden gazete, dergi, kitap,
radyo ve televizyonlar protesto edilmeli ve maddi ve manevi
boykot kıskacına alınmalıdır.
4. Sosyal Boykot:
Sosyal boykotun şimdiki adı mahalle baskısıdır. Kafirlerin baskısı
ile imanından, şerefinden, namusundan ve ahlakından taviz veren
insan tipi ortaya çıktığı gibi, bu baskı ve zulümlerin neticesinde
davasına daha bir sadık, imanı daha kuvvetli hale gelen insan tipi
de ortaya çıkmaktadır.
Müslümanlar, içeride ve dışarıda Allah’a ve Allah’a iman
edenlere karşı savaşan kafir ve münafıklara karşı sosyal boykot
uyguladıkları ve bu boykotu da onlara hissettirdikleri zaman, o
insanların hareket ve hakaretlerine engel olurlar. Bu da
insanımızı kötülüklerden korumada bize fayda sağlar.
Şimdi de boykot sayesinde hürriyetlerine kavuşan devletlere bir iki
misal verelim:
Hindistan Ahmet bin Ebu Kelam ve Mahatma Gandi
Ahmet bin Ebu Kelam, Hicaz bölgesinde doğmuş, El-Ezher
Üniversitesini bitirmiş ve İngiliz istibdadını yıkmak için
Hindistan’a yerleşmiş bir Müslüman Alim. Cesur, korkusuz ve
Allah’dan başkasının hükmünü tanımayan bir Müslüman...
Mahatma Gandi kendi sırtındaki ingiliz elbiselerini çıkarıp
atarak, ipini kendi eli ile eğirdiği ve kumaşını kendisinin
dokuduğu elbiseleri giyerek İngiliz İşgalcilere karşı boykotu
iliklerine kadar yaşayan bir hindu.
İngiltere bakıyor ki, toprak sahibi olmak isterken boykot
yüzünden mal satılmıyor ve İngiltere batacak. Bu durumda tası
tarağı toplayıp kaçmak zorunda kalıyor.
Güney Afrika ve Mandela
Siyahı Lider Nelson Mandela Güney Afrika’nın hürrüyeti için 28
yıl hapis yattı. Beyaz diktatörlüğe karşı zenci isyanın lider idi
Mandela, 28 yıllık hayatına karşı halkına hürriyeti tattırmayı
başardı.
Mandela, beyazların hakimiyetine razı olsa, 28 yıl hapis yatmayı
göze almasa, ülkesine baünsızlığı kazandırabilir miydi? Asla!...
Muhterem Müslümanlar!
Bebek katiline kucak açan İtalya Hükümetine geri adım attıran
sebep ne idi? O zaman İtalyan mallarını boykot çağrıları yapılmış
ve bu çağrı İtalyan Hükümeti’ni nasıl da pes ettirmişti.
Şimdi siz, herhangi bir ülkenin haritasını benim önüme koyunuz.
Bir buçuk milyarlık İslam Alemi’nin bana desteklemesi halinde
birkaç ay içerisinde Allah Teâlâ’nın yardımı ile o ülkeyi dize
getirmeye hazırım.
Çünkü kafirler aç kalmaktan korkar, fakirlikten korkar, zevk ve
sefadan mahrum olmaktan korkar. Bizimde boykatta
kararlılığımız sayesinde Allah Teâlâ onları zelil eder. Yeter ki
bizler vazifelerimi ve sorumluluklarımızı bilelim.
Filistin’den size iki güzel haberim var.
HAMAS Siyasi Büro Yöneticisi Ziyad Ebu Zeyd anlatıyor:
“Kudüs'de küçük bir bodrum katını 100 bin dolara yaşlı bir
Filistinliden almak istiyorlar. Satmayınca 2 milyon dolara kadar
çıkıyorlar ama o; “Eğer bir belge getirirseniz ancak o zaman
satarım” diyor. “Nedir bu belge?” dediklerinde de şu cevabı
veriyor; “1.5 milyar Müslüman'ın ‘Evet sattık' imzasının olduğu
belge. Bu belge gelmeden ben bu evi satmam. Çünkü Kudüs
benim değil, ümmetindir.”
Ziyad Ebu Zeyd şöyle devam ediyor:
“Vahşetin devam ettiği 22 gün boyunca takriben 1500 civarında
şehit verdik ama bu süre içerisinde 3500'ü aşkın çocuğumuz da
doğdu. Kadınlarımızın birçoğu ikiz ve hatta üçüz doğum yaptı. Bu
Allah'ın bir lütfuydu. Bu, direniş umudumuzu yükseltti. Bize güç
verdi, bize moral verdi.”
Bugün düştüğümüz acıklı durumu bize açıklayan ayetlerden
Muhammed Suresi 7’nci ayetini okuyarak konuşmamı
bitiriyorum.
“Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz (emrini
tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı
sağlam bastırır.” (47 Muhammed 7)
Allah Teâlâ’nın yardımı, zaferi ve bereketi bütün Müslümanların
üzerine olsun!
Muhammed M. Okcu
İngilizceden ithal edilmiş bir kelime olan boykot: 1. Sosyal ve
iktisadî ilişkileri kesme. Şahsa, kuruluşa veya devlete karşı
uygulanabilir bir protesto şekli. Geçici olarak iş veya ders
bırakma olarak tarif edilir.
Boykot benim nazarımda kılıç çekmeden, kurşun atmadan, kan
akıtmadan düşmanı bozguna uğratmanın araçlarından biridir.
Nisa Suresi’nin 140’ncı Ayet-i Kerimesi boykotun delilidr.
“Allah size Kitab (Kur'an)da: "Allah'ın âyetlerinin inkâr
edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir
söze geçmedikleri müddetçe, o kâfirlerle oturmayın. Aksi halde siz
de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirdi. Muhakkak ki Allah,
münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.” (4
Nisa 140)
Bugün onlar, yani kafirler Allah’ın ayetlerini inkar ettikleri ve
onlarla alay ettikleri gibi daha da ileri gidiyor ve Allah’ı ananları
ve Allah’a iman edenleri ortadan kaldırıyor ve zulmediyorlar.
Bunları burada belirttikten sonra gelelim boykotun çeşitlerine:
1. Ekonomik boykot.
Kafirlerin bu yaptıklarına karşılık, biz yinede onları besliyor,
ayakta tutuyoruz.
Birincisi: Onların banka ve bankalarına yatırdığımız paralarla.
Allah Teâlâ’nın haram kıldığı, Rasulullah Aleyhi-s Selamın
“...her türlüsü ayaklarımın altındafır diyerek” yasakladığı faiz
sistemini ayakta tutan banka ve bankerleri de biz ayakta
tutuyoruz.
İkincisi: Katil Ülkelerin ürettikleri malları satın alarak onları
zenginleştiriyor ve güçlü olmalarını sağlıyoruz. Bu
gorilleştirdiğimiz haydutlar bu kez bizi yoketmeye kalkıyorlar.
Üçüncüsü: Onlara mal satarak. Stratejık mallarımızı kafirlere
sattığımız takdirde bu malların bize karşı kullanılmasını
engelleme şansını kaçırmış oluruz.
Allah’a ve Rasulü’ne iman edenlere karşı zulüm, işkencenin her
türlüsünü tatbik etmekten geri durmayan, Müslümanları toptan
yokeymeye azmadan kafir ve münafıklara karşı boykot silahını
kuşanmak zorundayız. Eğer Allah’a ve O’un Rasulü’ne
inanıyorsak, mutlak surette kafir ve münafıklara karşı elimiz,
dilimiz, malımız, canımız ve kalbimizle cihad etmeliyiz.
Müslümanlara karşı savaşan ülkelerin mallarını satın almayacak
ve onlara stratejik mallarımızı satmayacağız.
Filistindeki Gayrimeşru İsgal Devleti İsrail, ABD ve Diğer Katil
devletleri nasıl ayakta tuttuğumuzu daha iyi anlayabilmek için bir
misal vermek istiyorum.
ABD’nin casus teskilatı CIA bir araştırma yapmış. Sonuçlar
tüyler ürpertecek kadar acı.
Rapora göre dünyada bir milyar dört yüz milyon insan sıgara
kullanıyor. Bu tiryakilerin dört yüz milyonu müslüman. Philip
Morris adlı Yahudi Sigara Firması müslümanlardan günde 800
milyon dolar ciro yapıyor. Bu paranın % 10’unu kâr kabul
etmişler. Bu da günde 80 milyon dolar ediyor. Her yahudi firma
gibi Philip Morris de Filistin’deki Yahudi İşgal Devleti İsrail’e %
12 oranında vergi ödemek zorundadır. Bu da günde 9,6 milyon
dolar ediyor.
Bu rakamlar günlük. Aylık ve yıllık rakamları bir düşün. Şu
rakamlar sadece Philip Morris aracılığı ile ABD ve Yahudilere
hediye ettiğimiz paralar. Bir de genel olarak düşünürsek
kardeşlerimizin ve kendimizin katillerini bizler ayakta tutuyor ve
onlara Müslümanları katletmeleri için adeta teşvik ediyoruz.
Ondan sonra katledilen Müslümanlar için ah vah edecek ve
gözyaşı dökeceğiz. Bu olsa olsa timsah gözyaşları akıtmaktır.
Kardeşlerim sakın bana kızmasınlar ama bu bir gerçek.
Allah’a çok şükür sıgara kullanmıyorum.
Benim evine ve kursağıma 20 seneden beri Coca Cola girmiyor.
MC Donal’s’ın kapısının nereden açıldığını asla görmedim.
Herkes elinden geleni yaapacak ve KATİL Siyonistleri, ve
onşların yandaşlarını durdurmak için gücünü sonuna kadar
kullanacaktır.
Yahudi Firmalar Ne Kadar Zarar Etti?
09 Şubat 2009 tarihli bir habere göre, Gazze katliamı nedeniyle
İsrail'i destekleyen firmalara karşı başlatılan boykot nedeniyle
Siyonist firmaların "370 milyar dolar" civarında zarar ettiği
açıklandı.
Dünyada pazar paylarını araştıran şirketler tarafından yapılan bu
açıklamada, en büyük boykot eylemini sırasıyla Hindistan'ın (127
milyar dolar), İran'ın (62 milyar dolar) ve üçüncü olarak
Türkiye'nin (26 milyar dolar) gerçekleştirdiği kaydedildi.
Boykotun devam etmesi halinde, adı geçen firmaların, çok zor
duruma düşeceği, hatta iflas edebileceği kaydedildi.
2. Siyasi Boykot:
Siyasi boykotun iki boyutu vardır.
Birincisi, Müslümanların başındakı namus, şeref, iman ve adalet
yoksunu idarecilere karşı uygulayacakları boykot.
Allah Teâlâ: Nisa Suresinin 59. Ayeti’nde “Ey iman edenler!
Allah’a itaat edin. Rasulullah’a itaat edin ve sizden olan Ulu’l
Emre de...” buyuruyor.
Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmediği için kafir olan...
Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmediği için fasık olan...
Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmediği için zalim olan bir
idarci benim babam dahi olsa ona itaat itmem caiz değildir.
Böyle bir idareciyi gaspettiği makamdan indirmek
Müslümanların vazifesidir.
İkincisi de, Müslüman olmayan devletlerin idarecilerinden
Müslümanlara karşı alacakları tavırlara, yapacakları eylemlere
karşı her türlü protesto şeklini uygulamak, hatta psikolojik savaş
metodları ile zulmünden vazgeçirmek gerekir.
3. Medya Boykotu:
Son yüzyılda insanımızın imanı, şerefi, ahlakı medya yolu ile
elinden alındı. Radyo, gazete ve Televizyonun yıkıcı ve ahlaksız
yayınları ile insanımızın ımanı, namusu ve şerefi eilnden alınmış,
düşünemz, akledemez hale getirilmiştir.
Burada bize düşen görev, bu iletişim araçlarının yıkıcı
faaliyetlerine son vermek için çaba sarfetmektir. Oumayarak,
dinlemeyerek, ve seyretmeyerak reytınglerini düşürmek, para
vermeyerek iflasın eşiğine getirmek güzel bir boykot olur.
Düşünün bir kere!
Adamın gazete, radyo ve Televizyonu her dakika Allah’ın dinine
saldırıyor ve küfrediyor, benim müslümanımda bu adamlara para
veriyor.
Adam kalkıyor, “Başörtülülere yüz milyon verseniz soyunurlar,
iki yüz milyon verseniz bilmem ne yapar” diye yazı yazıyor ve bu
adamın yazı yazdığı gazete benim müslümanımın evinde boy
gösteriyor.
Okuma kardeşim, okuma!
Adam kalkıyor, İslam hakkında kitap yazıyor, bir de adını İslam
İlmihali koymuş.
Orada batılılardan bahsederken “İngiliz fizik alimi.. Fransız
kimya alimi... diye saygı ile söz ederken, Müslümanların
alimlerine karşıda ağıza alınmayacak küfürler sarfediyor.
Böyle adamlar da boykot edilmeli, hatta yanlışlarını düzeltmeye
yanaşmazlarsa, bütün insanlığın karşısında zelil edilmelidir.
Allah’ın dinine karşı her türlü pervasızlığı yapanlara maddi ve
manevi her türlü yardımı yapıyoruz, sonrada Allah bize niye
yardım etmiyor” diye isyana kalkışıyoruz.sen Allah düşmanlarına
her türlü yardımı yap, onları gorilleştir ve sıkışıncada “Allah bize
yardım etmiyor” diye suçu yaratana at.
Yalan haber veren, iftira ve hakaret eden gazete, dergi, kitap,
radyo ve televizyonlar protesto edilmeli ve maddi ve manevi
boykot kıskacına alınmalıdır.
4. Sosyal Boykot:
Sosyal boykotun şimdiki adı mahalle baskısıdır. Kafirlerin baskısı
ile imanından, şerefinden, namusundan ve ahlakından taviz veren
insan tipi ortaya çıktığı gibi, bu baskı ve zulümlerin neticesinde
davasına daha bir sadık, imanı daha kuvvetli hale gelen insan tipi
de ortaya çıkmaktadır.
Müslümanlar, içeride ve dışarıda Allah’a ve Allah’a iman
edenlere karşı savaşan kafir ve münafıklara karşı sosyal boykot
uyguladıkları ve bu boykotu da onlara hissettirdikleri zaman, o
insanların hareket ve hakaretlerine engel olurlar. Bu da
insanımızı kötülüklerden korumada bize fayda sağlar.
Şimdi de boykot sayesinde hürriyetlerine kavuşan devletlere bir iki
misal verelim:
Hindistan Ahmet bin Ebu Kelam ve Mahatma Gandi
Ahmet bin Ebu Kelam, Hicaz bölgesinde doğmuş, El-Ezher
Üniversitesini bitirmiş ve İngiliz istibdadını yıkmak için
Hindistan’a yerleşmiş bir Müslüman Alim. Cesur, korkusuz ve
Allah’dan başkasının hükmünü tanımayan bir Müslüman...
Mahatma Gandi kendi sırtındaki ingiliz elbiselerini çıkarıp
atarak, ipini kendi eli ile eğirdiği ve kumaşını kendisinin
dokuduğu elbiseleri giyerek İngiliz İşgalcilere karşı boykotu
iliklerine kadar yaşayan bir hindu.
İngiltere bakıyor ki, toprak sahibi olmak isterken boykot
yüzünden mal satılmıyor ve İngiltere batacak. Bu durumda tası
tarağı toplayıp kaçmak zorunda kalıyor.
Güney Afrika ve Mandela
Siyahı Lider Nelson Mandela Güney Afrika’nın hürrüyeti için 28
yıl hapis yattı. Beyaz diktatörlüğe karşı zenci isyanın lider idi
Mandela, 28 yıllık hayatına karşı halkına hürriyeti tattırmayı
başardı.
Mandela, beyazların hakimiyetine razı olsa, 28 yıl hapis yatmayı
göze almasa, ülkesine baünsızlığı kazandırabilir miydi? Asla!...
Muhterem Müslümanlar!
Bebek katiline kucak açan İtalya Hükümetine geri adım attıran
sebep ne idi? O zaman İtalyan mallarını boykot çağrıları yapılmış
ve bu çağrı İtalyan Hükümeti’ni nasıl da pes ettirmişti.
Şimdi siz, herhangi bir ülkenin haritasını benim önüme koyunuz.
Bir buçuk milyarlık İslam Alemi’nin bana desteklemesi halinde
birkaç ay içerisinde Allah Teâlâ’nın yardımı ile o ülkeyi dize
getirmeye hazırım.
Çünkü kafirler aç kalmaktan korkar, fakirlikten korkar, zevk ve
sefadan mahrum olmaktan korkar. Bizimde boykatta
kararlılığımız sayesinde Allah Teâlâ onları zelil eder. Yeter ki
bizler vazifelerimi ve sorumluluklarımızı bilelim.
Filistin’den size iki güzel haberim var.
HAMAS Siyasi Büro Yöneticisi Ziyad Ebu Zeyd anlatıyor:
“Kudüs'de küçük bir bodrum katını 100 bin dolara yaşlı bir
Filistinliden almak istiyorlar. Satmayınca 2 milyon dolara kadar
çıkıyorlar ama o; “Eğer bir belge getirirseniz ancak o zaman
satarım” diyor. “Nedir bu belge?” dediklerinde de şu cevabı
veriyor; “1.5 milyar Müslüman'ın ‘Evet sattık' imzasının olduğu
belge. Bu belge gelmeden ben bu evi satmam. Çünkü Kudüs
benim değil, ümmetindir.”
Ziyad Ebu Zeyd şöyle devam ediyor:
“Vahşetin devam ettiği 22 gün boyunca takriben 1500 civarında
şehit verdik ama bu süre içerisinde 3500'ü aşkın çocuğumuz da
doğdu. Kadınlarımızın birçoğu ikiz ve hatta üçüz doğum yaptı. Bu
Allah'ın bir lütfuydu. Bu, direniş umudumuzu yükseltti. Bize güç
verdi, bize moral verdi.”
Bugün düştüğümüz acıklı durumu bize açıklayan ayetlerden
Muhammed Suresi 7’nci ayetini okuyarak konuşmamı
bitiriyorum.
“Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz (emrini
tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı
sağlam bastırır.” (47 Muhammed 7)
Allah Teâlâ’nın yardımı, zaferi ve bereketi bütün Müslümanların
üzerine olsun!
Muhammed M. Okcu