ALDANMA ONLARA !
Cenâb-ı Hak Celle Celaluhü buyuruyor:
“İnkâr edenlerin (refah içinde) diyar diyar gezip dolaşması sakın Sen’i aldatmasın!
Onların az bir faydalanmadan sonra varacakları yer cehennemdir.
O, ne kötü bir varış yeridir!
Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allâh tarafından bir ikrâm olarak,
altlarından ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetler vardır.
Sâlih kimseler için Allâh katındaki (nîmetler) daha hayırlıdır.”
( Âl-i İmrân, 196-198 )
Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular:
“Sizden evvelki nesiller arasında,
yakalanıp bir çukura konan,
sonra testere ile baştan aşağı ikiye bölünen,
demir taraklarla etleri tırmıklanan
ve yine de dîninden dönmeyen mü’minler olmuştur.
Allâh’a and olsun ki, Allâh Teâlâ bu dîni tamamlayacak, hâkim kılacaktır.
O derecede ki, bir kişi, Allâh’tan ve koyunlarına kurt saldırması endişesinden
başka bir korku duymaksızın, San’a’dan Hadramevt’e gidip gelecektir.
Ne var ki siz sabırsızlanıyorsunuz!..”
(Buhârî, Menâkıbu’l- Ensâr, 29)
Peygamber Efendimiz hayâtında pek çok meşakkatlere katlanmış, eziyet görmüş, sıkıntı çekmiştir.
Lâkin dâvâsında muvaffak olup Allah’ın müslümanlara kuvvet ve zaferler lutfettiği zamanlarda bile
bir kenara çekilip rahat etmeyi aslâ düşünmemiştir.
Mübârek yeğeninin incinip rahatsız olmasından gönlü muzdarip olan Abbâs (RadiyAllahu Anh),
Fahr-i Kâinât Efendimiz’in yüksek bir taht üzerinde oturup insanların eziyetlerinden selâmete ermesini istemişti.
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise:
“–Hayır! Allah beni içlerinden alıp huzûra kavuşturuncaya kadar onların arasında bulunacağım.
Varsın ökçelerime bassınlar, elbisemi çekiştirsinler, kaldırdıkları tozlarla beni rahatsız etsinler!” buyurdu.
(İbn-i Sa’d, II, 193; Heysemî, IX, 21)
Zü’l-celâli ve’l-ikrâm:
Hem büyüklük, yücelik ve kerem sahibi, hem de sonsuz ikramların sahibi demektir.
RABBİM Dünyanın her ne köşesinde olursa olsun, eziyete, işkenceye maruz kalan,
İSLAMı savunduğu, yaşadığı, yaşattığı için,adı Ömer, Osman, Ali, Zeynep, Aişe, Fatıma diye evlerinden yurtlarından edilen,
her türlü maddi manevi psikolojik, fiziksel, zihinsel eziyetlere uğrayan,
diri diri gömülen, gözlerinin önünde sevdiklerine akla hayale gelmeyen zulümler uygulanan, malını mülkünü ailesini herşeyi kaybedip
yinede İSLAM'dan, Müslümanlıklarından dönmeyen,
RABBİMiz ALLAH, Peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Kitabımız Kur'an-ı Kerim diyerek
Ruhunu RAHMANa teslim kardeşlerimizden RABBİM Razı ve hoşnut olsun.
Bizlerede hazır kurulu düzen gelen İSLAMı yaşamayı, fedakarlıklarda bulunmayı,
ALLAH için yaşayıp ALLAH için ölebilmeyi RABBİMiz nasib etsin.
Onlar böylesine silinmez acılar çekerken bizlerin rahat, huzurlu ortamda bulunması sebebiyle de hakkıyla şükrünü eda edip,
hesabını kolay verenlerden eylesin MEVLAMız.
ALLAH yar ve yardımcımız olsun. İSLAMı, KUR'AN-I muzaffer kılsın.
RESULALLAHın Sallallahu Aleyhi ve Sellem izinden ayırmasın. Amin.
Cenâb-ı Hak Celle Celaluhü buyuruyor:
“İnkâr edenlerin (refah içinde) diyar diyar gezip dolaşması sakın Sen’i aldatmasın!
Onların az bir faydalanmadan sonra varacakları yer cehennemdir.
O, ne kötü bir varış yeridir!
Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allâh tarafından bir ikrâm olarak,
altlarından ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetler vardır.
Sâlih kimseler için Allâh katındaki (nîmetler) daha hayırlıdır.”
( Âl-i İmrân, 196-198 )
Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular:
“Sizden evvelki nesiller arasında,
yakalanıp bir çukura konan,
sonra testere ile baştan aşağı ikiye bölünen,
demir taraklarla etleri tırmıklanan
ve yine de dîninden dönmeyen mü’minler olmuştur.
Allâh’a and olsun ki, Allâh Teâlâ bu dîni tamamlayacak, hâkim kılacaktır.
O derecede ki, bir kişi, Allâh’tan ve koyunlarına kurt saldırması endişesinden
başka bir korku duymaksızın, San’a’dan Hadramevt’e gidip gelecektir.
Ne var ki siz sabırsızlanıyorsunuz!..”
(Buhârî, Menâkıbu’l- Ensâr, 29)
Peygamber Efendimiz hayâtında pek çok meşakkatlere katlanmış, eziyet görmüş, sıkıntı çekmiştir.
Lâkin dâvâsında muvaffak olup Allah’ın müslümanlara kuvvet ve zaferler lutfettiği zamanlarda bile
bir kenara çekilip rahat etmeyi aslâ düşünmemiştir.
Mübârek yeğeninin incinip rahatsız olmasından gönlü muzdarip olan Abbâs (RadiyAllahu Anh),
Fahr-i Kâinât Efendimiz’in yüksek bir taht üzerinde oturup insanların eziyetlerinden selâmete ermesini istemişti.
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise:
“–Hayır! Allah beni içlerinden alıp huzûra kavuşturuncaya kadar onların arasında bulunacağım.
Varsın ökçelerime bassınlar, elbisemi çekiştirsinler, kaldırdıkları tozlarla beni rahatsız etsinler!” buyurdu.
(İbn-i Sa’d, II, 193; Heysemî, IX, 21)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
Zü’l-celâli ve’l-ikrâm:
Hem büyüklük, yücelik ve kerem sahibi, hem de sonsuz ikramların sahibi demektir.
RABBİM Dünyanın her ne köşesinde olursa olsun, eziyete, işkenceye maruz kalan,
İSLAMı savunduğu, yaşadığı, yaşattığı için,adı Ömer, Osman, Ali, Zeynep, Aişe, Fatıma diye evlerinden yurtlarından edilen,
her türlü maddi manevi psikolojik, fiziksel, zihinsel eziyetlere uğrayan,
diri diri gömülen, gözlerinin önünde sevdiklerine akla hayale gelmeyen zulümler uygulanan, malını mülkünü ailesini herşeyi kaybedip
yinede İSLAM'dan, Müslümanlıklarından dönmeyen,
RABBİMiz ALLAH, Peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Kitabımız Kur'an-ı Kerim diyerek
Ruhunu RAHMANa teslim kardeşlerimizden RABBİM Razı ve hoşnut olsun.
Bizlerede hazır kurulu düzen gelen İSLAMı yaşamayı, fedakarlıklarda bulunmayı,
ALLAH için yaşayıp ALLAH için ölebilmeyi RABBİMiz nasib etsin.
Onlar böylesine silinmez acılar çekerken bizlerin rahat, huzurlu ortamda bulunması sebebiyle de hakkıyla şükrünü eda edip,
hesabını kolay verenlerden eylesin MEVLAMız.
ALLAH yar ve yardımcımız olsun. İSLAMı, KUR'AN-I muzaffer kılsın.
RESULALLAHın Sallallahu Aleyhi ve Sellem izinden ayırmasın. Amin.