Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara, kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar.
Köylüler, kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini salık verirler. Derviş yola koyulur, birkaç köylüye daha rastlar. Onların anlattıklarından, Şakirin bölgenin en zengin kişilerinden birisi olduğunu anlar. Bölgedeki ikinci zengin ise Haddad adında bir başka çiftlik sahibidir. Derviş, Şakirin çiftliğine varır. Çok iyi karşılanır, iyi misafir edilir, yer içer, dinlenir. Şakir de, ailesi de hem misafirperver hem de gönlü geniş insanlardır... Yola koyulma zamanı gelip Derviş, Şakire teşekkür ederken, Böyle zengin olduğun için hep şükret. der. Şakir ise şöyle cevap verir: Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen görünen, gerçeğin kendisi değildir. Bu da geçer... Derviş, Şakirin çiftliğinden ayrıldıktan sonra bu söz üzerine uzun uzun düşünür. Birkaç yıl sonra, Dervişin yolu yine aynı bölgeye düşer. Şakiri hatırlar, bir uğramaya karar verir. Yolda rastladığı köylülerle sohbet ederken Şakirden söz eder. Haa o Şakir mi? der köylüler, O iyice fakirledi, şimdi Haddadın yanında çalışıyor. Derviş hemen Haddadın çiftliğine gider, Şakiri bulur. Eski dostu yaşlanmıştır, üzerinde eski püskü giysiler vardır. Üç yıl önceki bir sel felâketinde bütün sığırları telef olmuş, evi yıkılmıştır. Toprakları da işlenemez hale geldiği için tek çare olarak, selden hiç zarar görmemiş ve biraz daha zenginleşmiş olan Haddadın yanında çalışmak kalmıştır. Şakir ve ailesi üç yıldır Haddadın hizmetkârıdır. Şakir, bu kez Dervişi son derece mütevazı olan evinde misafir eder. Kıt kanaat yemeğini onunla paylaşır... Derviş, vedalaşırken Şakire olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyler ve Şakirden şu cevabı alır: Üzülme...


Unutma, bu da geçer... Derviş gezmeye devam eder ve yedi yıl sonra yolu yine o bölgeye düşer. Şaşkınlık içinde olan biteni öğrenir. Haddad birkaç yıl önce ölmüş, ailesi olmadığı için de bütün varını yoğunu en sadık hizmetkârı ve eski dostu Şakire bırakmıştır. Şakir, Haddadın konağında oturmaktadır, kocaman arazileri ve binlerce sığırı ile yine yörenin en zengin insanıdır. Derviş eski dostunu iyi gördüğü için ne kadar sevindiğini söyler ve yine aynı cevabı alır: Bu da geçer... Bir zaman sonra Derviş yine Şakiri arar. Ona bir tepeyi işaret ederler. Tepede Şakirin mezarı vardır ve taşında şu yazılıdır: Bu da geçer. Derviş, Ölümün nesi geçecek? diye düşünür ve gider. Ertesi yıl Şakirin mezarını ziyaret etmek için geri döner; ama ortada ne tepe vardır ne de mezar. Büyük bir sel gelmiş, tepeyi önüne katmış, Şakirden geriye bir iz dahi kalmamıştır... O aralar ülkenin sultanı, kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister. Öyle bir yüzük ki, mutsuz olduğunda umudunu tazelesin, mutlu olduğunda ise kendisini mutluluğun tembelliğine kaptırmaması gerektiğini hatırlatsın... Hiç kimse sultanı tatmin edecek böyle bir yüzüğü yapamaz. Sultanın adamları da bilge Dervişi bulup yardım isterler. Derviş, sultanın kuyumcusuna hitaben bir mektup yazıp verir. Kısa bir süre sonra yüzük sultana sunulur. Sultan önce bir şey anlamaz; çünkü son derece sade bir yüzüktür bu. Sonra üzerindeki yazıya gözü takılır, biraz düşünür ve yüzüne büyük bir mutluluk ışığı yayılır: Bu da geçer yazmaktadır.


Bu da geçer Ya Hû


Bu da geçer Ya Hû sözünün aslı bundan bin küsur sene önceye, Bizans dönemine uzanır. Bizanslılar, fena bir işe uğradıkları zaman Bu da geçer mânâsına gelen kafto ta perasi demektedirler. İbare, Selçuklular zamanında İran taraflarına geçer; ama Farsçalaşıp in niz beguzered olur; Osmanlılar devrinde Türkçe söylenip bu da geçer yapılır. Derken, tekkelerde ve dergâhlarda da benimsenir ve sonuna Ya Allah mânâsına gelen bir Ya Hû ilave edilip Bu da geçer Ya Hû haline gelir.
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
BU SÖZ O KADARDA GEÇERLİ OLMASA DA DOĞRULUK PAYI BÜYÜK.
HAYAT İNSANA NELER GETİRİR,NELER GÖTÜRÜR BELLİ OLMAZ.
O YÜZDEN OLAYLARA DAHA ILIMAN YAKLAŞMALIYIZ.
BU DA GEÇER YA HU.
SEN YETERKİ ŞÜKRETMESİNİ BİL.DUALARINI ASLA EKSİK ETME.
ELİNDEKİ NİN KIYMETİNİ BİL....
(s.a.v)
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
EVET
HAYATA GULUMSEMEK LAZIM
VE HERZAMAN
BETERIN BETERI OLDUGUNU BILMEK
SUKUR DUASINA DURMAK LAZIMMM
DIMII
 

Hasbi

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
5 Eyl 2005
Mesajlar
317
Aldığı Beğeniler
1
Bu da geçer yahu...

Şimdilerde trafik sıkıntısına,ekonomik dar boğaza,esen savaş rüzgarlarına, huzursuzluk ve bunalım kaynağı ilimsizliğe ve tüm muhtelif dert ve sıkıntılara ..

Bu da geçer yahu..

Bu da geçer yahu diyerek teselli olmak boşvermek anlamında değilde hayatın her aşamasında farklı olaylarla karşılaşılcağından her olayın akabinden muhakkak farklı bir olay tezahür edebileceğini düşünmek babından söylenmiş olabilir..Ama ölümden sonraki ebedi hayatta bu da geçer yahu diyebilecek bir sözümüz olamaz..

Onun için İman,Dua,Sabır,Tevekkül,Şükür le hemhal olalım İnşaAllah...
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Onun için İman,Dua,Sabır,Tevekkül,Şükür le hemhal olalım İnşaAllah


kesınlıkle boyle.....
goerlım Mevla neyler,neylerse guzel eyler......
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
güzel bir hikaye gerçekten,teşekkürler

bunun idrakine varabilmek için şu ayeti celileyi iyi kavramamız gerekmektedir.
''Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na 'gönülden boyun eğmiş' bulunuyorlar.''' (RUM SURESİ / 26)

ama acaba o kadar teslim olabiliyormuyuz ?

TESLİMİYET ALLAH'ADIR (C.C.)
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
MELEK ÇOK SAĞOL,BU HİKAYEDEKİ İBRETLİK ŞAKİR ADLI KİŞİ AYNI ZAMANDA BENİMDE DEDEMİN ADI,ONU RAHMETLE ANIYORUM.....

ÇOK ÖNEMLİ BİR HASLET OLAN " ALLAH'TAN GELEN HER HALE ŞÜKREDEBİLMEK , SABREDEBİLMEK,ÜMİTVAR OLABİLMEK" BU HİKAYEDE OLDUKÇA ÖNE ÇIKMIŞ DURUMDA.....

DİLERİM BİZDE ŞAKİRLER GİBİ ALLAH'TAN GELEN HERŞEYE ŞÜKREDEN, HAMD EDEN, BOYUN EĞEN,İNANÇLI KİŞİLERDEN OLABİLELİM....
 

bilmek yada bilmemek

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
92
Aldığı Beğeniler
1
Çok ibret verici bir hikaye.Teşekkürler paylaştığınız için.Hikayeyi okuyunca aklıma şükür etmek ve önemi geldi.Öte yandan "neydim ne oldum " yaşadığımız zaman içerisinde neler yaşayacağımızı,olaylar karşısındaki duruşumuzun ne olacağını düşündürdü.Allah o günlerde sabretmeyi ve şükretmeyi nasip etsin.
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
yanlış anlaşılma olmasın diye konuyu kaydırmıyorum bu defalık ama kardeşlerimden ricam bir konu açmadan önce bu konun daha önce siteye eklenip eklenmediğine bakamaniz ve dikkat etmenizi dilerimm....

ara-bul dan kontrol edebilirsiniz



Buda Geçer YA HU.....!!!!!
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt