- Üyelik Tarihi
- 30 Eki 2007
- Mesajlar
- 872
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Diğer
Bu Nefisle nereye?
Insanin nefsi günahi celbeder, günahi keyif, rahatlik gösterir. Ce$itli tutkularin ate$iyle yanan nefs, günahi harman yeri gibi doldurup i$ler.
Imam Kastalani Hazretleri, Mevahib-i Ledünniye adli eserinde, günah i$lerin insanlara ilahi feyzi ve merhameti kestigini, kalbi katila$tirdigini ve $eytana uyan insanin azginla$tigini beyan buyurmu$tur. Onun icin, isyana giden nefsin tevbe etmesi gerekir.
Ilahi huzura ula$mak isteyen insanin birinci vazifesi salih amel ve Cenab-i Hakk'a itaattir. Ki$iyi bunlara götüren rehber de ilimdir, bilmektir.
Insanin lisanini ilmin cevheriyle süslemesi lazim gelir. Ilimden, bilmekten maksat nedir? Hayirla $erri secmek, dünya ile ahireti tanimak, Rabbini ve nefsi bilmektir. Bu halleri bilen kimse amele gecer ve tevbeye ula$ir.
Günah, ki$iyi cehenneme ceken bir kement oldugu gibi, tevbe de insani Allah'a ceken bir nurdur. Insan tevbeyi ahlak-i hamide haline getirirse, o zaman nefsin sifatlari kaybolur ve kamil bir hale eri$ir. Bu yüzden insan önce nefsini bilmelidir.
Rasulullah s.a.v. Efendimiz, En büyük dü$manin, iki ka$inin arasindaki nefsindir. Buyurmu$tur. Arifler, nefsin iki büyük ba$i oldugunu, birinci ba$inin iki ka$imiz arasindaki birle$me yeri olup, bununla akla, gözlere, kulak-lara, kalbe, dile... tesir ettigini; ikinci ba$inin karinda bulundugunu ve bununla da mideye ve avret yerlerine tesir ettigini söylemi$lerdir.
Yine Rasulullah s.a.v. Efendimiz: Ya Rabbi, bana dogru yolu göster. Beni nefsimin $errinden koru. demek suretiyle nefsin $errini bize ögretmi$ bulunmaktadir.
Nefsini bilmek, mesela yilani bilmek gibi degildir. Esas olan yilana sokulmamaktir, nefsi bilmek de onun ayiplarini görüp ahirette kendisini rezil-rüsva edecegini bilmektir. Fakat nefs kendini gizler, nice cirkin hallerini güzel gösterir. Aynaya bakan cirkin ki$inin de kendini begenmesi gibi, insan kendi amelini nefsinin vasfiyla güzel görür. Yani kendi kusurlarini, ayiplarini bilip te$his etmek zordur. Onun icin nefsin islahi tasavvufi hayatin en büyük meselesi olmu$tur.
Insanoglu iki varligin ortasindadir. Bu iki varlik melek ve hayvandir. Insan, hayvandan üstün yaratilmi$ olmasina ragmen, $ehvet, gazap ve cirkin huylariyla terbiye edilmezse hayvandan daha a$agi dü$er. Insani insan eden imani, akli, ilmi, ibadeti, sadakati, ahde vefasi, vakari, haysiyeti, be$eriyete hizmetidir. Bu saydigimiz sifatlari haiz olan insan da melek makamina yakla$ir.
Melekler günah i$lemez. Allah'in emrettigi vazifenin di$ina cikmaz. Kendileri cennet ve cehennem mesuliyeti icerisinde degillerdir. Lezzetleri ibadetlerinin ve vazife-i kudsiyelerinin icindedir. Bizler melek vasfinda olmak istersek, ibadet ve taatimizin lezzetine varmamiz, bunun yolunu bulmamiz lazim gelir.
Alemin yaratilmasindan maksat insanin varligidir. Bütün mevcudat insanin menfaati icin halkedilmi$tir. Allahu Teala; Her$eyi insanoglu icin yarattim. Insani da kendim icin yarattim. Buyurmu$tur.
Insanin üstünlügü, bedeninin kuvvetli olmasindan dolayi degildir. Öyle olsaydi fil ve deve daha üstün olurdu. Bu üstünlük ömrünün uzunluguna da bagli degildir. Zira kaplumbaga ve ba$ka bazi hayvanat insandan daha cok ya$ar. Insanin fazileti rütbe, mal ve ziynetle de ilgili degildir. Öyle olsaydi tavus ku$u süslü haliyle insandan üstündür.
Insanin üstünlügü, Allah (c.c.) Teala'yi taniyip, O'nun vahdaniyetine iman etmesindendir. Allah (c.c.) Teala'yi bilen kimse coban bile olsa, cok bilgili ve alimdir. Allah (c.c.) Teala'yi bilmeyen kimse de profesör bile olsa, hicbir $ey bilmemi$ sayilir.
Dünyadaki her $ey, me$ru olarak faydalanmasi icin, insanin emrine verilmi$tir. Kimisini yeme-icmede, kimisini giyinmede, kimisini koklamada ya da seyretmede istifade edecektir. Fakat bütün bunlar ancak Islam dairesinde kalmak kaydiyla serbesttir. Bu hususlarda peygamberler, evliya ve ulema yol gösterici olmu$lardir. Insanoglu da onlarin yolundan gitmezse özellikle asrimizda görülen süfli hayata dü$er.
Hasili, nefs islah ile her hayirin ba$i, isyan ile de her $errin kapisi olmu$tur.
Mehmet Ildirar
Insanin nefsi günahi celbeder, günahi keyif, rahatlik gösterir. Ce$itli tutkularin ate$iyle yanan nefs, günahi harman yeri gibi doldurup i$ler.
Imam Kastalani Hazretleri, Mevahib-i Ledünniye adli eserinde, günah i$lerin insanlara ilahi feyzi ve merhameti kestigini, kalbi katila$tirdigini ve $eytana uyan insanin azginla$tigini beyan buyurmu$tur. Onun icin, isyana giden nefsin tevbe etmesi gerekir.
Ilahi huzura ula$mak isteyen insanin birinci vazifesi salih amel ve Cenab-i Hakk'a itaattir. Ki$iyi bunlara götüren rehber de ilimdir, bilmektir.
Insanin lisanini ilmin cevheriyle süslemesi lazim gelir. Ilimden, bilmekten maksat nedir? Hayirla $erri secmek, dünya ile ahireti tanimak, Rabbini ve nefsi bilmektir. Bu halleri bilen kimse amele gecer ve tevbeye ula$ir.
Günah, ki$iyi cehenneme ceken bir kement oldugu gibi, tevbe de insani Allah'a ceken bir nurdur. Insan tevbeyi ahlak-i hamide haline getirirse, o zaman nefsin sifatlari kaybolur ve kamil bir hale eri$ir. Bu yüzden insan önce nefsini bilmelidir.
Rasulullah s.a.v. Efendimiz, En büyük dü$manin, iki ka$inin arasindaki nefsindir. Buyurmu$tur. Arifler, nefsin iki büyük ba$i oldugunu, birinci ba$inin iki ka$imiz arasindaki birle$me yeri olup, bununla akla, gözlere, kulak-lara, kalbe, dile... tesir ettigini; ikinci ba$inin karinda bulundugunu ve bununla da mideye ve avret yerlerine tesir ettigini söylemi$lerdir.
Yine Rasulullah s.a.v. Efendimiz: Ya Rabbi, bana dogru yolu göster. Beni nefsimin $errinden koru. demek suretiyle nefsin $errini bize ögretmi$ bulunmaktadir.
Nefsini bilmek, mesela yilani bilmek gibi degildir. Esas olan yilana sokulmamaktir, nefsi bilmek de onun ayiplarini görüp ahirette kendisini rezil-rüsva edecegini bilmektir. Fakat nefs kendini gizler, nice cirkin hallerini güzel gösterir. Aynaya bakan cirkin ki$inin de kendini begenmesi gibi, insan kendi amelini nefsinin vasfiyla güzel görür. Yani kendi kusurlarini, ayiplarini bilip te$his etmek zordur. Onun icin nefsin islahi tasavvufi hayatin en büyük meselesi olmu$tur.
Insanoglu iki varligin ortasindadir. Bu iki varlik melek ve hayvandir. Insan, hayvandan üstün yaratilmi$ olmasina ragmen, $ehvet, gazap ve cirkin huylariyla terbiye edilmezse hayvandan daha a$agi dü$er. Insani insan eden imani, akli, ilmi, ibadeti, sadakati, ahde vefasi, vakari, haysiyeti, be$eriyete hizmetidir. Bu saydigimiz sifatlari haiz olan insan da melek makamina yakla$ir.
Melekler günah i$lemez. Allah'in emrettigi vazifenin di$ina cikmaz. Kendileri cennet ve cehennem mesuliyeti icerisinde degillerdir. Lezzetleri ibadetlerinin ve vazife-i kudsiyelerinin icindedir. Bizler melek vasfinda olmak istersek, ibadet ve taatimizin lezzetine varmamiz, bunun yolunu bulmamiz lazim gelir.
Alemin yaratilmasindan maksat insanin varligidir. Bütün mevcudat insanin menfaati icin halkedilmi$tir. Allahu Teala; Her$eyi insanoglu icin yarattim. Insani da kendim icin yarattim. Buyurmu$tur.
Insanin üstünlügü, bedeninin kuvvetli olmasindan dolayi degildir. Öyle olsaydi fil ve deve daha üstün olurdu. Bu üstünlük ömrünün uzunluguna da bagli degildir. Zira kaplumbaga ve ba$ka bazi hayvanat insandan daha cok ya$ar. Insanin fazileti rütbe, mal ve ziynetle de ilgili degildir. Öyle olsaydi tavus ku$u süslü haliyle insandan üstündür.
Insanin üstünlügü, Allah (c.c.) Teala'yi taniyip, O'nun vahdaniyetine iman etmesindendir. Allah (c.c.) Teala'yi bilen kimse coban bile olsa, cok bilgili ve alimdir. Allah (c.c.) Teala'yi bilmeyen kimse de profesör bile olsa, hicbir $ey bilmemi$ sayilir.
Dünyadaki her $ey, me$ru olarak faydalanmasi icin, insanin emrine verilmi$tir. Kimisini yeme-icmede, kimisini giyinmede, kimisini koklamada ya da seyretmede istifade edecektir. Fakat bütün bunlar ancak Islam dairesinde kalmak kaydiyla serbesttir. Bu hususlarda peygamberler, evliya ve ulema yol gösterici olmu$lardir. Insanoglu da onlarin yolundan gitmezse özellikle asrimizda görülen süfli hayata dü$er.
Hasili, nefs islah ile her hayirin ba$i, isyan ile de her $errin kapisi olmu$tur.
Mehmet Ildirar