Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Bu da geçer ya hu!

Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara, kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar.
Köylüler, kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini salık verirler. Derviş yola koyulur, birkaç köylüye daha rastlar. Onların anlattıklarından, Şakirin bölgenin en zengin kişilerinden birisi olduğunu anlar. Bölgedeki ikinci zengin ise Haddad adında bir başka çiftlik sahibidir. Derviş, Şakirin çiftliğine varır. Çok iyi karşılanır, iyi misafir edilir, yer içer, dinlenir. Şakir de, ailesi de hem misafirperver hem de gönlü geniş insanlardır... Yola koyulma zamanı gelip Derviş, Şakire teşekkür ederken, Böyle zengin olduğun için hep şükret. der. Şakir ise şöyle cevap verir: Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen görünen, gerçeğin kendisi değildir. Bu da geçer... Derviş, Şakirin çiftliğinden ayrıldıktan sonra bu söz üzerine uzun uzun düşünür. Birkaç yıl sonra, Dervişin yolu yine aynı bölgeye düşer. Şakiri hatırlar, bir uğramaya karar verir. Yolda rastladığı köylülerle sohbet ederken Şakirden söz eder. Haa o Şakir mi? der köylüler, O iyice fakirledi, şimdi Haddadın yanında çalışıyor. Derviş hemen Haddadın çiftliğine gider, Şakiri bulur. Eski dostu yaşlanmıştır, üzerinde eski püskü giysiler vardır. Üç yıl önceki bir sel felâketinde bütün sığırları telef olmuş, evi yıkılmıştır. Toprakları da işlenemez hale geldiği için tek çare olarak, selden hiç zarar görmemiş ve biraz daha zenginleşmiş olan Haddadın yanında çalışmak kalmıştır. Şakir ve ailesi üç yıldır Haddadın hizmetkârıdır. Şakir, bu kez Dervişi son derece mütevazı olan evinde misafir eder. Kıt kanaat yemeğini onunla paylaşır... Derviş, vedalaşırken Şakire olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyler ve Şakirden şu cevabı alır: Üzülme...


Unutma, bu da geçer... Derviş gezmeye devam eder ve yedi yıl sonra yolu yine o bölgeye düşer. Şaşkınlık içinde olan biteni öğrenir. Haddad birkaç yıl önce ölmüş, ailesi olmadığı için de bütün varını yoğunu en sadık hizmetkârı ve eski dostu Şakire bırakmıştır. Şakir, Haddadın konağında oturmaktadır, kocaman arazileri ve binlerce sığırı ile yine yörenin en zengin insanıdır. Derviş eski dostunu iyi gördüğü için ne kadar sevindiğini söyler ve yine aynı cevabı alır: Bu da geçer... Bir zaman sonra Derviş yine Şakiri arar. Ona bir tepeyi işaret ederler. Tepede Şakirin mezarı vardır ve taşında şu yazılıdır: Bu da geçer. Derviş, Ölümün nesi geçecek? diye düşünür ve gider. Ertesi yıl Şakirin mezarını ziyaret etmek için geri döner; ama ortada ne tepe vardır ne de mezar. Büyük bir sel gelmiş, tepeyi önüne katmış, Şakirden geriye bir iz dahi kalmamıştır... O aralar ülkenin sultanı, kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister. Öyle bir yüzük ki, mutsuz olduğunda umudunu tazelesin, mutlu olduğunda ise kendisini mutluluğun tembelliğine kaptırmaması gerektiğini hatırlatsın... Hiç kimse sultanı tatmin edecek böyle bir yüzüğü yapamaz. Sultanın adamları da bilge Dervişi bulup yardım isterler. Derviş, sultanın kuyumcusuna hitaben bir mektup yazıp verir. Kısa bir süre sonra yüzük sultana sunulur. Sultan önce bir şey anlamaz; çünkü son derece sade bir yüzüktür bu. Sonra üzerindeki yazıya gözü takılır, biraz düşünür ve yüzüne büyük bir mutluluk ışığı yayılır: Bu da geçer yazmaktadır.


Bu da geçer Ya Hû


Bu da geçer Ya Hû sözünün aslı bundan bin küsur sene önceye, Bizans dönemine uzanır. Bizanslılar, fena bir işe uğradıkları zaman Bu da geçer mânâsına gelen kafto ta perasi demektedirler. İbare, Selçuklular zamanında İran taraflarına geçer; ama Farsçalaşıp in niz beguzered olur; Osmanlılar devrinde Türkçe söylenip bu da geçer yapılır. Derken, tekkelerde ve dergâhlarda da benimsenir ve sonuna Ya Allah mânâsına gelen bir Ya Hû ilave edilip Bu da geçer Ya Hû haline gelir.
 

DuaM

cici anne :)
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,561
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray
tüm olumsuzluklara dair...

Bu Allah ın benim için hayrı dilemesidir..

Ve inşaALLAH bu da geçer diyebilmek ne güzel...
 

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
Orjinal Yazarı DuaNur
tüm olumsuzluklara dair...

Bu Allah ın benim için hayrı dilemesidir..

Ve inşaALLAH bu da geçer diyebilmek ne güzel...

ne güzel söylediniz
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Herşeyde Bir hayr arama misali....Rabbimden ne gelirse amenna....
 

Başak

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
1,488
Aldığı Beğeniler
5
Çok güzelmiş.

Allah cc Razı olsun..

Bir yerde okumuştum şöyle yazıyordu..

Mümin nimetlerin, ikramların bir gün biteceğini bildiği gibi,

Bela ve sıkıntılarında fani olduğunu bilir....
 

Hira

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
301
Aldığı Beğeniler
0
Allah Razı Olsun Perwerder, gerçekten çok güzel bir kıssa.

Bir sıkıntıyla karşılaştığımızda "Buda Geçer Ya Hu! " diyebiliyor muyuz gerçekten?

Osmanlı ceddimizin çerçeveletip astığı ve felsefe olarak da yüreklerine kazıdığı bir levhadır bu cümle.

Buda geçer Ya Hu!

Ne zaman darda kalsan ;Geçer Ya Hu!

Ödeme güçlüğü mü? Geçer Ya Hu!

Başarısızlık mı? Geçer Ya Hu!

Hastalık mı? Geçer Ya Hu!

Problem mi? Geçer Ya Hu!

Vefasızlık mı? Geçer Ya Hu!

Neler, neler geçmiyor ki ?
Neler neler geçmedi ki?

Bizde ceddimizin yüreklerine kazıdıkları teslimiyet ve tevekkül vesikasını her an hatırlasak diyorum..

Bu da geçer yahu !


El Baki, Hüvel Baki !
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
ecmainnn...hira kardeş oda geçer özülme Ya HU..!!!!
 
Üst Alt