Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

ebruu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
20 Nis 2009
Mesajlar
69
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Galatasaray
Adam; telaşlı, öfkeli bir halde hanımına bağırıp, çağırıyordu... Babalarının sesini duyan iki çocuk ise yataklarından kalkıp salona gelmişti... Babalarının öfkesini görünce; korkmuş, sinmiş halde birer koltukta sessizce oturup kalmıştı...

Adam, çocuklarının ve eşinin üzüntüsüne aldırmadan söylenip duruyordu; "Söyledim değil mi, söyledim. Bu gün toplantı olduğunu, açık mavi gömleği ütülemeni söyledim..."

Hanımı, "Kahverengi gömlekle gitsen olmaz mı?"

Adam, "Bugün sunum yapacağım; karamsar bir görüntü mü vereyim, dinleyenlerin içi kararsın, bu da projeye verecekleri oy'u etkilesin! Bunu mu istiyorsun?"

Hanımı, "Tamam... Şimdi hallettim, bak bitti!"

Adam, açık mavi gömleği hışımla aldı; "Bitti, tabi bitti ama ben geç kaldıktan sonra bitmiş neye yarar."

Hanımı çocukların korkmuş yüzlerine baktıktan sonra, yine eşini sakinleştirmeye çabaladı; "Dün bundan da geç çıkmıştın, vakit var, yetişebileceğini düşünüyorum..."

Adam, bağırarak; "Anlamıyor ki, anlamıyor ki. Bu gün sunumu ben yapacağım. Herkesten önce gitmeliyim ki, gelecek önemli konuklara 'Hoş geldiniz' demeliyim..."

Adam bir sürü söz daha söylenerek, bağırarak çıktı, arabasını çalıştırıp uzaklaştı. Hanımı, direksiyon başında da öfke saçan eşinin halinden endişelendi, "Bir kaza yapmasa bari..."

Eşi uzaklaşınca, çocuklarının yanına gidip sarıldı, rahatlatmaya çalıştı... "Madem erkenden kalktınız, hemen size çok güzel kahvaltı hazırlamalıyım."

Mutfağa geçti, zihnindeki huzursuzluğu dağıtmak için hemen neşeli müzikler çalan bir radyo'yu açtı. Ocağa haşlamak için yumurta koydu, cezvede süt ısıtmaya başladı. Masaya zeytin, peynir, reçel koymayı da tabi ihmal etmedi...

Sonra çocuklarına seslendi... "Kahvaltınız hazııır!"

Çocuklar kahvaltıya otururken, radyoda müziğin birden kesilmesi dikkatini çekti. Son dakika haberi anonsuyla, radyonun sesini biraz daha açtı. Radyo'da zincirleme bir kaza haberi vardı. Ayrıntılarla biraz sonra birlikte olacağız demişti spiker ama kazanın yerini söylediği andan itibaren o sandalyesine yığılıp kalmıştı. Spikerin bahsettiği kaza yeri, kocasının her gün işe giderken geçtiği dörtlü kavşaktı...

Eşinin bu kavşaktaki trafikten şikayetçi olduğunu, her sabah yoğun bir trafik olduğunu söyleyişi aklına geldi... "Geç kaldım diye acele edip, acaba o da..."

Aklına gelen düşünce içini daha da yaktı, hemen ayağa kalktı. "Çocuklar, unutmayın ocağa yaklaşmak yasak. Kahvaltınızı yapıp salona geçin, oynayın. Benim acil bir yere uğramam gerek, kapıyı da kimseye açmayın tamam mı?"

Çocukları uslu, söz dinler olduğu halde, çok kısa süreli de olsa evde yalnız bırakmak zorunda kalsa tekrar tekrar tembihte bulunurdu. Sokağa çıkmak için üzerine bir şeyler aldı, cebine de bir taksi parası aldı. Kapıya yöneldiğinde kocasının bu kazada ölmüş olabileceği endişesiyle kabaran yüreğine daha fazla dayanamayıp, ağlamaya başlamıştı. Göz yaşlarını çocukları görmesin diye, açık olan mutfak kapısına sırtını dönmeye özen gösteriyordu. İçindeki acının kocasının ölmüş olma ihtimali kadar, giderken kendisini kırması ve çocuklarının önünde bağırıp çağırmasından da kaynaklandığını anladı. Oysa her zaman böyle öfkeli değildi...

Eğer ölürse, çocuklarım babalarını, son gördükleri haliyle mi hatırlayacak? Kalp kıran, öfkeli bir baba olarak mı kalacak akılların da?

Kapıdan çıkarken, çocuklarına bir kez daha seslenecekti ama artık akan gözyaşları saklanamayacak haldeydi. Hemen kapıyı açıp dışarı çıkmak için hamle yaptı ama karşısında kapıya doğru adım atmakta olan eşi vardı...

Adam, bir an karısının ıslak yanaklarına baktı; "Haberleri mi, dinledin?" diye sordu...

Hanımı, konuşamadan sadece başıyla onayladı. Adam, önce sarıldı, sonra eşinin yanaklarını sildi...

Hanımı zorlukla sordu; "Hani önemli bir toplantına geç kalmıştın, niye döndün?"

Adam, "Kaza benim hemen yakınımda oldu. O anda toplantıdan daha önemli bir şeyi unuttuğumu hatırladım. Eğer o kazada ölseydim..."

O anda çocuklar da yanlarına gelmiş, babalarının yine öfkeli olabileceğini düşünerek, annelerinin yanında durmuştu. Adam, bütün içten, samimi gülümsemesiyle çocuklarını yanına çağırdı, boyunlarına sarıldı, yanaklarından öptü...

Adam, "Ben bu gün büyük bir hata yaptım ve evden çıkarken, sizleri ne kadar sevdiğimi söylemeyi unuttum. Böyle önemli bir şey unutulur mu hiç. Ne yapalım, ben de geri döndüm..."

Şunu unutmayın; her günü, son gün biliniz...
alıntı..
 

hakan55

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Şub 2008
Mesajlar
2,486
Aldığı Beğeniler
11
Konum
samsun
Takım
Fenerbahçe
Çok güzeldi emeğine sağlık... Rabbim razı olsun.
 

masiva

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
461
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Fenerbahçe
emeğine sağlık
 

LİfeaL_Teqnic

ßi Garip YoLcu...
 
Üyelik Tarihi
25 Mar 2009
Mesajlar
139
Aldığı Beğeniler
1
Evet Cok GüzeLdi EmeGine SaGLık Ama Ne OLurSa OLSun Hiçßişi AiLeden ÖnemLi DeGiLdir...
 

Ataberk

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 May 2009
Mesajlar
159
Aldığı Beğeniler
1
Konum
istanbul
Takım
Diğer
elleriniz dert görmesin.Bu güzel ve anlamlı hikayeciği paylaştığınız için teşekkürler
 
Üst Alt