- Üyelik Tarihi
- 20 Ağu 2006
- Mesajlar
- 3,305
- Aldığı Beğeniler
- 26
- Takım
- Diğer
İslam'ın mana tarihinde ismi elmas ve yakutla yazılı olan "dev"lerden biri olan, Bağdatlı Cüneyd'in sohbeti vardır. Birden kapı açılır, En Sevgili içeriye girer. Maddi vefatının üzerinden çağlar geömiştir belki ama, işte dipdiri ortalarında durmaktadır. Ses-nefes kesilmiş, gözler büyülenmiştir. O, yavaş adımlarla sohbet meclisinde bulunanlardan Allah dostu Ebu Bekir Şıbli'ye yönelir, onu alnından öper ve sonra hiç konuşmadan kapıdan girdiği gibi çıkıp gider, sırlara karışır...
Akıllar bir parça başlara geldikten sonra Bağdat'lı Cüneyd sorar.
-"Ey Şıbli senin ne yüce amelin varıdr ki bu şerefe ulaştın?"
-"Aslında hiçbir şey. Fakat her gece iki rekat sünnet namazı kılar ve her bir rekatında Fatiha'dan sonra? "Andolsun size içinizden öyle bir Elçi geldi ki, sıkıntıya uğramanız O'na ağır gelir; Size düşkün, müminlere şefkatli, merhametlidir." (Tevbe, 128 ) ayetini okurum..."
Bağdatlı Cüneyd muammayı çözmüştür...
-"Bunu işte o sayede buldun."
Akıllar bir parça başlara geldikten sonra Bağdat'lı Cüneyd sorar.
-"Ey Şıbli senin ne yüce amelin varıdr ki bu şerefe ulaştın?"
-"Aslında hiçbir şey. Fakat her gece iki rekat sünnet namazı kılar ve her bir rekatında Fatiha'dan sonra? "Andolsun size içinizden öyle bir Elçi geldi ki, sıkıntıya uğramanız O'na ağır gelir; Size düşkün, müminlere şefkatli, merhametlidir." (Tevbe, 128 ) ayetini okurum..."
Bağdatlı Cüneyd muammayı çözmüştür...
-"Bunu işte o sayede buldun."