BURAYA ONUN ADINI YAZ
Parasını Allah yolunda fedâ eden insanlar çoktur; fakat bu uğurda canını ortaya koyanlar azdır.
Akılsız o kimsedir ki, çocuğunun ölümünden dolayı ağlar da Allah Teâlâ'nın emir ve yasaklarına aykırı davranışlarından dolayı ağlamaz. Âdeta bu kimse lisân-ı hâl ile: ''Ben, beni Rabbimden alıkoyan varlığın ölümüne ağlıyorum.'' demektedir. Halbuki ona yakışan; bu ölümden dolayı üzülmeyip, Mevlâsına yönelmesiydi.
Çünkü Allah, kendinden onu meşgûl eden engeli bu ölümle ortadan kaldırmıştır. Saçın sakalın ağardığı hâlde senin hâlâ çocuk derdinde ve Allah'ın senden istediğini anlayamamış olman ne fenâ şey! Eğer aklın varsa, sana ağlanılmadan önce sen kendi hâline ağla.
Şüphesiz çocuklarının, aile, hizmetçi ve dostlarının senin ölümünle ardından dökecekleri gözyaşı gerçekten senden ayrıldıkları için değil, bilakis senden gelen faydadan mahrum olacakları içindir. Öyle ise sen onlardan önce davran da kendi hâline ağla; ''İnsanların bana ağlayacakları zaman gelmeden önce benim Rabbimden alacağım payın kaybolmasından dolayı ağlamalıyım.'' de.
Allah'ın, sana sevgi ve dostluğuyla davranmasına karşılık senin O'na ezâ ve zahmetle davranman, câhillik olarak sana yeter.
Yiğit; topluluk içinde bağırıp çağıran değil, bilakis ancak nefsine kafa tutup da onu Allah'a döndürebilen kimsedir.
Dünyânın sıkıntı ve üzüntülerini dert edinip, âhiretin sıkıntı ve üzüntülerini gözardı eden kimse; kendisini parçalamaya gelen aslanla ilgilenmeyi bırakıp da, kendini ısıran pire ile mücâde eden kimseye benzer.
Allah'tan gâfil olan insan elbette basit ve önemsiz işlerle vakit kaybedecektir. Allah'tan gâfil olmayan da ancak O'nun zikriyle bütün zamanlarını doldurur. Senin hakkında en güzel şey; dünyâ hayatını, âhiret saâdeti ve refâhını kazanma çabasıyla geçirmendir.
Ey dünyâyı kazanmak için âhiretini hebâ eden kişi!
Askerin korkması ne çirkindir!
Dilbilimcinin dilbilgisi bakımından hatâlı konuşması ne çirkindir!
Zâhidin dünyâyı arzulaması ne fenâdır!
Yiğit, senin kalbinin kötülüğünü sana gösteren değil, ancak seni Allah adıyla terbiye edendir.
Şeyh Ebü'l-Abbas el-Mersî şöyle demiştir:
''Kaplumbağaların, yavrularını bakışlarıyla terbiye ettiği gibi hoca da öğrencilerini bakışlarıyla terbiye eder. Kaplumbağalar karada yumurtladıktan sonra yaşadığı nehre doğru giderken, ardında bıraktığı yumurtalarına dönüp bakar. Allah bu bakışlarla yavrularını terbiye eder
alıntı
Parasını Allah yolunda fedâ eden insanlar çoktur; fakat bu uğurda canını ortaya koyanlar azdır.
Akılsız o kimsedir ki, çocuğunun ölümünden dolayı ağlar da Allah Teâlâ'nın emir ve yasaklarına aykırı davranışlarından dolayı ağlamaz. Âdeta bu kimse lisân-ı hâl ile: ''Ben, beni Rabbimden alıkoyan varlığın ölümüne ağlıyorum.'' demektedir. Halbuki ona yakışan; bu ölümden dolayı üzülmeyip, Mevlâsına yönelmesiydi.
Çünkü Allah, kendinden onu meşgûl eden engeli bu ölümle ortadan kaldırmıştır. Saçın sakalın ağardığı hâlde senin hâlâ çocuk derdinde ve Allah'ın senden istediğini anlayamamış olman ne fenâ şey! Eğer aklın varsa, sana ağlanılmadan önce sen kendi hâline ağla.
Şüphesiz çocuklarının, aile, hizmetçi ve dostlarının senin ölümünle ardından dökecekleri gözyaşı gerçekten senden ayrıldıkları için değil, bilakis senden gelen faydadan mahrum olacakları içindir. Öyle ise sen onlardan önce davran da kendi hâline ağla; ''İnsanların bana ağlayacakları zaman gelmeden önce benim Rabbimden alacağım payın kaybolmasından dolayı ağlamalıyım.'' de.
Allah'ın, sana sevgi ve dostluğuyla davranmasına karşılık senin O'na ezâ ve zahmetle davranman, câhillik olarak sana yeter.
Yiğit; topluluk içinde bağırıp çağıran değil, bilakis ancak nefsine kafa tutup da onu Allah'a döndürebilen kimsedir.
Dünyânın sıkıntı ve üzüntülerini dert edinip, âhiretin sıkıntı ve üzüntülerini gözardı eden kimse; kendisini parçalamaya gelen aslanla ilgilenmeyi bırakıp da, kendini ısıran pire ile mücâde eden kimseye benzer.
Allah'tan gâfil olan insan elbette basit ve önemsiz işlerle vakit kaybedecektir. Allah'tan gâfil olmayan da ancak O'nun zikriyle bütün zamanlarını doldurur. Senin hakkında en güzel şey; dünyâ hayatını, âhiret saâdeti ve refâhını kazanma çabasıyla geçirmendir.
Ey dünyâyı kazanmak için âhiretini hebâ eden kişi!
Askerin korkması ne çirkindir!
Dilbilimcinin dilbilgisi bakımından hatâlı konuşması ne çirkindir!
Zâhidin dünyâyı arzulaması ne fenâdır!
Yiğit, senin kalbinin kötülüğünü sana gösteren değil, ancak seni Allah adıyla terbiye edendir.
Şeyh Ebü'l-Abbas el-Mersî şöyle demiştir:
''Kaplumbağaların, yavrularını bakışlarıyla terbiye ettiği gibi hoca da öğrencilerini bakışlarıyla terbiye eder. Kaplumbağalar karada yumurtladıktan sonra yaşadığı nehre doğru giderken, ardında bıraktığı yumurtalarına dönüp bakar. Allah bu bakışlarla yavrularını terbiye eder
alıntı
