- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
Büyük ikramiye: BANA ÇIKACAK
Şans oyunlarına yönelik merakımız beynimizdeki ödül ve ceza sisteminin çalışmasıyla yakın ilişkili.
İnsan beyninde ödül ve cezayı en çok harekete geçiren şey beklenmeyen ödüllerdir.
Öyle ki beklenmeyen ödüllerin gelmesi kişiye müthiş keyif veriyor. Bunu beklemek de aynı zevki veriyor.
Çıkmasa dahi çıkacak ihtimali kişiyi geçici de olsa mutlu ediyor.
Para bilete değil haz duygusuna veriliyor.
Bir bakıma kumarın nörobiyolojisi olarak bilinen bir mekanizma bu...
'Bana çıkacak' hissi zevk veriyor.
***
Bir şey çok arzulandığında o kişide realite körlüğü oluşuyor.
Kişi çıkmama ihtimalini görmüyor ve çıkma ihtimaline odaklanıyor.
Çıkacağına inanıyor.
Yapılan araştırmalar gösterdi ki bir kişi yemek yemeyi seyreder ve hayal ederse, beynin yemek yerken aktif hale gelen bölgesi çalışıyor ve kişiye aynı zevki veriyor.
Piyango biletleri de öyle.
Çıkacak duygusuyla kişi çıkmış zevkini yaşayabiliyor.
***
Bunu tiyatrocular iyi bilir. Tiyatrocu yaşadığı rolü hissederse onu en iyi şekilde yansıtır.
Tiyatroda, oyun eğitiminde bu uygulanıyor. Rolle ilgili duygu çalışması yapılıyor.
Piyangoda da benzer durum oluşuyor, para çıkmış gibi bir haz veriyor, bu lezzet ise kişide bağımlılık yapıyor.
Öyle ki sanal olmasının verdiği acı da büyük oluyor.
Beyne bir bakıma rüşvet veriyor kişi, beyni yanıltıyor.
Avutma psikolojisi gerçeklerden kaçma psikolojisi bir anlamda.
Emekten ziyade kişi kolaycılığı seçiyor, bu insanın doğasında olan bir durum.
***
Şans oyunlarında ikramiye kazananları konu alan araştırmalar var.
Kişilerin kurulu düzenleri, evlilikleri, dost ve akrabalık ilişkileri bozuluyor.
Öyle ki eski günleri arar hale geliyor.
Bu parayı sağlıklı yatırıma dönüştürebilen çok az.
Zihinsel ve duygusal olarak parayı kullanamadığı için ruhsal sorunlar yaşıyor.
Zamana bıraktığı ve yaşayamadığı birçok hazzı bir anda yaşamaya kalkıyor, böylece de kişinin zevk ve ödül dinamiği bozuluyor.
(Üsküdar Ünv. Rektörü, Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat TARHAN)
Şans oyunlarına yönelik merakımız beynimizdeki ödül ve ceza sisteminin çalışmasıyla yakın ilişkili.
İnsan beyninde ödül ve cezayı en çok harekete geçiren şey beklenmeyen ödüllerdir.
Öyle ki beklenmeyen ödüllerin gelmesi kişiye müthiş keyif veriyor. Bunu beklemek de aynı zevki veriyor.
Çıkmasa dahi çıkacak ihtimali kişiyi geçici de olsa mutlu ediyor.
Para bilete değil haz duygusuna veriliyor.
Bir bakıma kumarın nörobiyolojisi olarak bilinen bir mekanizma bu...
'Bana çıkacak' hissi zevk veriyor.
***
Bir şey çok arzulandığında o kişide realite körlüğü oluşuyor.
Kişi çıkmama ihtimalini görmüyor ve çıkma ihtimaline odaklanıyor.
Çıkacağına inanıyor.
Yapılan araştırmalar gösterdi ki bir kişi yemek yemeyi seyreder ve hayal ederse, beynin yemek yerken aktif hale gelen bölgesi çalışıyor ve kişiye aynı zevki veriyor.
Piyango biletleri de öyle.
Çıkacak duygusuyla kişi çıkmış zevkini yaşayabiliyor.
***
Bunu tiyatrocular iyi bilir. Tiyatrocu yaşadığı rolü hissederse onu en iyi şekilde yansıtır.
Tiyatroda, oyun eğitiminde bu uygulanıyor. Rolle ilgili duygu çalışması yapılıyor.
Piyangoda da benzer durum oluşuyor, para çıkmış gibi bir haz veriyor, bu lezzet ise kişide bağımlılık yapıyor.
Öyle ki sanal olmasının verdiği acı da büyük oluyor.
Beyne bir bakıma rüşvet veriyor kişi, beyni yanıltıyor.
Avutma psikolojisi gerçeklerden kaçma psikolojisi bir anlamda.
Emekten ziyade kişi kolaycılığı seçiyor, bu insanın doğasında olan bir durum.
***
Şans oyunlarında ikramiye kazananları konu alan araştırmalar var.
Kişilerin kurulu düzenleri, evlilikleri, dost ve akrabalık ilişkileri bozuluyor.
Öyle ki eski günleri arar hale geliyor.
Bu parayı sağlıklı yatırıma dönüştürebilen çok az.
Zihinsel ve duygusal olarak parayı kullanamadığı için ruhsal sorunlar yaşıyor.
Zamana bıraktığı ve yaşayamadığı birçok hazzı bir anda yaşamaya kalkıyor, böylece de kişinin zevk ve ödül dinamiği bozuluyor.
(Üsküdar Ünv. Rektörü, Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat TARHAN)