- Üyelik Tarihi
- 20 Ağu 2006
- Mesajlar
- 3,305
- Aldığı Beğeniler
- 26
- Takım
- Diğer
Seyyid Abdulhakim Bilvanisi k.s Hazretleri şöyle anlatıyor:
Bir gün Şah-ı Hazne k.s'nin yanında hizmet ediyordum.dergahtaki görevlilerden biri:
-Sofiler!Çalı çırpı toplanacak, hizmet var dedi.Bende"İnşallah ben de sofilerden sayılırım.Gidip denileni yapayım." dedim.Bu niyetle tarladan pamuk çırpısı toplamaya gittim.
Ertesi gün yine görevli:
-Hocalar!Bu gün çalı çırpı toplanacak, hizmet var, dedi.Bende "İnşallah bizde hocalardan sayılırız"diyerek tarlaya gittim.
Bir başka gün başka bir görevli geldi ve:
-Talebeler bugün çalı çırpı toplasın, hizmet var, dedi.Ben yine "İnsallah biz de öğrenci sayılırız."dedim ve talebelerle çalı çırpı toplamaya gittim.Bir sonraki gün:
-Köylüler, bugün çalı çırpı toplanacak , hizmet var,dendi.Bende "İnşallah biz de bu köyden sayılırız"dedim.Onlarla tarlaya gittim.
Bu şekilde her gün çalıştım.Ellerim yara oldu.Çok acı çekmeye başladım.Akşamı zor ettim.Yatası namazından sonra herkes yatmak üzere dergahın yatakhanesine gittim.Bende bir battaniye buldum.Ancak yatakhanede adım atacak yer yoktu.Kendime güç bela bir yer buldum.Sofiler sıra sıra dizilmişler; kimi uykuya dalmış , kimi virdini çekmekte , kimi de bu yola ilk defa girmek için tevbe etmiş, tevbe adabını yapmaktaydı.Boş bir yer buldum.Bir sofinin ayak ucuna uzanıp yattım.
Tam uyumak üzereyken bir sofi yanıma geldi.Battaniyemin boşta olduğunu düşünmüş olmalıydı.Çekiştirmeye başladı.Bende uyuyormuş gibi davrandım.Hafifçe sol tarafıma döndüm.Battaniyemi üzerimden düşürdüm ve:
-"Bu kişi Şah-ı Hazne'nin sofisidir.Battaniye onun olsun, sevaptır."diye düşündüm. O gece böylece sabahladım.
( Semerkand dergisinden alıntıdır.)
Bir gün Şah-ı Hazne k.s'nin yanında hizmet ediyordum.dergahtaki görevlilerden biri:
-Sofiler!Çalı çırpı toplanacak, hizmet var dedi.Bende"İnşallah ben de sofilerden sayılırım.Gidip denileni yapayım." dedim.Bu niyetle tarladan pamuk çırpısı toplamaya gittim.
Ertesi gün yine görevli:
-Hocalar!Bu gün çalı çırpı toplanacak, hizmet var, dedi.Bende "İnşallah bizde hocalardan sayılırız"diyerek tarlaya gittim.
Bir başka gün başka bir görevli geldi ve:
-Talebeler bugün çalı çırpı toplasın, hizmet var, dedi.Ben yine "İnsallah biz de öğrenci sayılırız."dedim ve talebelerle çalı çırpı toplamaya gittim.Bir sonraki gün:
-Köylüler, bugün çalı çırpı toplanacak , hizmet var,dendi.Bende "İnşallah biz de bu köyden sayılırız"dedim.Onlarla tarlaya gittim.
Bu şekilde her gün çalıştım.Ellerim yara oldu.Çok acı çekmeye başladım.Akşamı zor ettim.Yatası namazından sonra herkes yatmak üzere dergahın yatakhanesine gittim.Bende bir battaniye buldum.Ancak yatakhanede adım atacak yer yoktu.Kendime güç bela bir yer buldum.Sofiler sıra sıra dizilmişler; kimi uykuya dalmış , kimi virdini çekmekte , kimi de bu yola ilk defa girmek için tevbe etmiş, tevbe adabını yapmaktaydı.Boş bir yer buldum.Bir sofinin ayak ucuna uzanıp yattım.
Tam uyumak üzereyken bir sofi yanıma geldi.Battaniyemin boşta olduğunu düşünmüş olmalıydı.Çekiştirmeye başladı.Bende uyuyormuş gibi davrandım.Hafifçe sol tarafıma döndüm.Battaniyemi üzerimden düşürdüm ve:
-"Bu kişi Şah-ı Hazne'nin sofisidir.Battaniye onun olsun, sevaptır."diye düşündüm. O gece böylece sabahladım.
( Semerkand dergisinden alıntıdır.)