- Üyelik Tarihi
- 5 Eyl 2011
- Mesajlar
- 3,789
- Aldığı Beğeniler
- 13,779
- Takım
- Galatasaray
Samet Kara
Çam Ağacı Kokusuna
İkimiz de rıhtımlar dolusu yalnızlığımızla övünelim Övünelim ki çam ağacının altında Bu aşkı doğurduğumuzu hatırla Toynakları incecik midillinin kişnemesinde Çiğ tanesinin sıcaklığında Süt içtikten sonra sızarken beni hatırla
Çengelli iğneyle tutturdum seni sol göğsüme İki yakamız bir araya geliyor artık
Urfa pazarlarında sıra sıra testiler gördüm Zamanı geldiğinde onları gözyaşlarımla dolduracağım Dışlarında menfaatçi, şakacı gece lambaları Bak onların rengini sildim İlk televizyonlar gibi Basınca tuşuna siyah-beyaz yaniyor
Bak burası herşeyin kirlendiği kent Suların sokakların en çok da insanların kirlendiği kent Gökyüzünde ilgisizlik bulutları var Bir vitrin gibi Bir bıçak Ve kahverengi dolaplarda kullanılmamış bardak Hepsi aceleci birer arayış İçimde kaybolan güveni bulmak başkadır bu şehirde
Hani ben olmadan yaşayamazdın Daha ölmeyi beceremedin Vay haline! Sonra bir çılgınlık edip dönecek misin Yoksa sevgisiz tanrıların kulu olmaya
devam mı edeceksin
Bak burası her şeyin kutlandığı ülke İyi Öğren sürprizlere açık ol Gelişini kutladıkları kadar Gidişini de kutlar buradaki insanlar
Hatırla çam ağacı kokusuna yaslandığımızı Sonrasında gelen sıcaklığı Ve aşk kırıntılarını hatırla O durmuş saatlerin sakinliğiyle geleceksin yanıma
Belki kelebeklerin bir günden fazla yaşadığı zaman Belki ihtilaller başladığında
Bilmem kaç yüzyıl sonra geleceksin
Çam Ağacı Kokusuna
İkimiz de rıhtımlar dolusu yalnızlığımızla övünelim Övünelim ki çam ağacının altında Bu aşkı doğurduğumuzu hatırla Toynakları incecik midillinin kişnemesinde Çiğ tanesinin sıcaklığında Süt içtikten sonra sızarken beni hatırla
Çengelli iğneyle tutturdum seni sol göğsüme İki yakamız bir araya geliyor artık
Urfa pazarlarında sıra sıra testiler gördüm Zamanı geldiğinde onları gözyaşlarımla dolduracağım Dışlarında menfaatçi, şakacı gece lambaları Bak onların rengini sildim İlk televizyonlar gibi Basınca tuşuna siyah-beyaz yaniyor
Bak burası herşeyin kirlendiği kent Suların sokakların en çok da insanların kirlendiği kent Gökyüzünde ilgisizlik bulutları var Bir vitrin gibi Bir bıçak Ve kahverengi dolaplarda kullanılmamış bardak Hepsi aceleci birer arayış İçimde kaybolan güveni bulmak başkadır bu şehirde
Hani ben olmadan yaşayamazdın Daha ölmeyi beceremedin Vay haline! Sonra bir çılgınlık edip dönecek misin Yoksa sevgisiz tanrıların kulu olmaya
devam mı edeceksin
Bak burası her şeyin kutlandığı ülke İyi Öğren sürprizlere açık ol Gelişini kutladıkları kadar Gidişini de kutlar buradaki insanlar
Hatırla çam ağacı kokusuna yaslandığımızı Sonrasında gelen sıcaklığı Ve aşk kırıntılarını hatırla O durmuş saatlerin sakinliğiyle geleceksin yanıma
Belki kelebeklerin bir günden fazla yaşadığı zaman Belki ihtilaller başladığında
Bilmem kaç yüzyıl sonra geleceksin
Son düzenleme:
