Düşündünüz mü hayatınızda ki cam kırıklarını. Bir daha asla
bir araya gelemiyecek olan cam
>
>parçacıklarını. Darmadağın ettikten sonra onları toplayın bakalım
şimdi, tabi başarabilirseniz.
>
>Kırılan hiç bir parça gelmez ki bir daha yerine, birleşmez ki yeniden
eskisi gibi. Bende şimdi
>
>arıyorum dağılan parçalarımı. Biliyorum nafile ama belki de diyorum en
azından bir kaç parça
>
>denk
>
>gelir birbirine
>
>Kırmak kolay da , ardından bir daha onları biraraya getiremeyeceğimizi
tahmin etmek zor sanırım.
>
>Bir anda her şey bitebiliyor. Bir söz, bir hareket o kadar basit ki
yıkmaya her şeyi. Yıllanmış
>
>dostluklardan tutun da, hiç bitmiyecekmiş gibi gözüken aşklara kadar
ne kaldıysa elimiz de bir
>
>bakıyosunuz hiç birisi yok işte
>
>Hayat öğretmiyor mu bize; ya da biz mi anlamak istemiyoruz sabretmeyi.
Bardağın dolmasını
>
>beklemeden küçük kuytular da büyük fırtınalar koparıyoruz. Ve bir
hamlede elimizin tersiyle
>
>itiyoruz onca sene emek verdiğimiz yaşanmışlıkları ve bilemediğimiz
yaşanacakları. Her işte
>
>vardır bir hayır deyip kolayca ardına mı saklanıyoruz yoksa
>yaptıklarımızın.
>Kırıldıkça, elimizde ki parçalar çoğaldıkça çıkmazlarımız artıyor.
Bazen kapanan bir kapının
>
>ardından da yeni bir kapı açılamayabiliyor.
>İşte o yüzden;
>Ne kadar az cam parçacağı varsa yaşamınız da şanslısınız demektir.
İKTİBAS