Eyüp'te kameralı bayan şadırvanı
Güvenlik için kamera şart. Hırsızlar her yerde. Ama Eyüp Camii'nde kadınlar için yapılan şadırvanın içindeki kameradan herkes rahatsız. Şikâyetinizi dile getirince görevlilerin verdiği cevap daha vahim: "Gidin o zaman evinizde abdest alın, evinizde namaz kılın."
Dondurma ve sakızla içeri girmeyiniz
Saçlı Abdülkadir Camii-1537: Eyüpsultan Camii'nin hemen yanındaki bu küçücük camide şadırvan beklemiyoruz zaten. Yanılmadığımızı da içeri girince anlıyoruz. Bari bayanlar kısmına gidip bakalım diye caminin arka tarafını işaret eden okların peşine takılıyoruz. Sürekli arkayı işaret eden okları gördükçe izbe bir yere gidiyoruz diye aklımızdan geçiyor. Ama bu kez biraz yanıldık. Rutubet kokusuna rağmen şirin bir yer ayırmışlar kadınlara. Temizliği de fena değil. İmam, sakız çiğneyip bırakanlardan ve dondurma yerken yerleri tatlı çanağına döndürenlerden bıkmış olmalı ki, yazıyı yapıştırmış kapıya: Dondurma sakızla girmek yasaktır.
Abdesthane tuvalet değildir
Kaptanpaşa Camii: İlginç bir duvar yazısına daha rastlıyoruz Kaptan Paşa Camii'nin abdest alma yerinde. 'Bu abdesthane bayanlara aittir' diye bir yazı asılmış kapısına. Ne güzel bir düşünce. Ancak içeri girince incelik sadece kapıda kalmış diyoruz. Çok eski ve bakım isteyen bir yer. Duvara da "Abdesthane tuvalet değildir" diye yazmak zorunda kalmışlar. Kim bilir ne tür manzaralarla karşılaşıldı. Anlaşılan şadırvan eğitimi de şart! Şirin ve ahşap bir yapı olan Kaptan Paşa Camii'nin içine giriyoruz. Tavanı, merdivenleri tırabzanları ahşaptan ama hiç bu kadar dökülen, halıları perişan ve pislik içinde başka bir cami daha görmedik. Secdede burnunuza toz kaçacak kadar kötü. Bir karıncanın iftarlığını taşıdığını da görebilirsiniz.
Güvenlik için kamera şart. Hırsızlar her yerde. Ama Eyüp Camii'nde kadınlar için yapılan şadırvanın içindeki kameradan herkes rahatsız. Şikâyetinizi dile getirince görevlilerin verdiği cevap daha vahim: "Gidin o zaman evinizde abdest alın, evinizde namaz kılın."
Dondurma ve sakızla içeri girmeyiniz
Saçlı Abdülkadir Camii-1537: Eyüpsultan Camii'nin hemen yanındaki bu küçücük camide şadırvan beklemiyoruz zaten. Yanılmadığımızı da içeri girince anlıyoruz. Bari bayanlar kısmına gidip bakalım diye caminin arka tarafını işaret eden okların peşine takılıyoruz. Sürekli arkayı işaret eden okları gördükçe izbe bir yere gidiyoruz diye aklımızdan geçiyor. Ama bu kez biraz yanıldık. Rutubet kokusuna rağmen şirin bir yer ayırmışlar kadınlara. Temizliği de fena değil. İmam, sakız çiğneyip bırakanlardan ve dondurma yerken yerleri tatlı çanağına döndürenlerden bıkmış olmalı ki, yazıyı yapıştırmış kapıya: Dondurma sakızla girmek yasaktır.
Abdesthane tuvalet değildir
Kaptanpaşa Camii: İlginç bir duvar yazısına daha rastlıyoruz Kaptan Paşa Camii'nin abdest alma yerinde. 'Bu abdesthane bayanlara aittir' diye bir yazı asılmış kapısına. Ne güzel bir düşünce. Ancak içeri girince incelik sadece kapıda kalmış diyoruz. Çok eski ve bakım isteyen bir yer. Duvara da "Abdesthane tuvalet değildir" diye yazmak zorunda kalmışlar. Kim bilir ne tür manzaralarla karşılaşıldı. Anlaşılan şadırvan eğitimi de şart! Şirin ve ahşap bir yapı olan Kaptan Paşa Camii'nin içine giriyoruz. Tavanı, merdivenleri tırabzanları ahşaptan ama hiç bu kadar dökülen, halıları perişan ve pislik içinde başka bir cami daha görmedik. Secdede burnunuza toz kaçacak kadar kötü. Bir karıncanın iftarlığını taşıdığını da görebilirsiniz.