Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

sümeyya

SüKuT
 
Üyelik Tarihi
7 Nis 2007
Mesajlar
4,648
Aldığı Beğeniler
39
Konum
Bursa-Tokat
Takım
Galatasaray
Tümü Şehit Düşen 57. Alay

Çanakkale Muharebelerinde, dillere destan olan Türk birliklerimizin gösterdiği kahramanlık hikayesinde, bir Alayımızın ayrı bir yeri vardır. Bu, Arıburnu Muharebelerinde tümü Şehit düşen ünlü Şehitler Alayıdır.

25 Nisan 1915 günü saat 02.45’de muharebe gemilerinin ve muhriplerin korunmasında Türk kıyılarına yaklaşan Avustralya Tümeni’nin bir tugayını taşıyan çıkarma araçları, hesapta olmayan bir akıntı nedeniyle kuzeye sürüklenerek saat 04.30’da kumluk bir kıyı (Kabatepe Bölgesi) yerine, sarp bir kıyı olan Arıburnu Bölgesine çıkarma yaptı. Bu bölgede 27. Türk Alayı’nın 2. Taburu vardı. Çıkan kuvvetlerin karşısındaysa, bu taburun yalnız bir bölüğü bulunuyordu.

Durumu haber alan ve izlemeye başlayan 5. Ordu 19. İhtiyat Tümeni Komutanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal, herhangi bir emir almadığı halde, 57. Alayı bir dağ bataryasıyla takviye ederek karşı taarruz için Arıburnu Bölgesine yöneltti. Eceabat Bölgesinde bulunan 27. Alayın büyük kısmını da, çıkarma bölgesine yanaştırdı. Bu tedbirleri yerinde bulan 5. Ordu Komutanı, 19. Tümenin diğer alaylarının da müteakip karşı taarruzlara katılmasını kabul etti. Kıyıya çıkan İngiliz ve Fransız kuvvetleri, yapılan karşı taarruz sonucu çekilmeye başlayarak geriden gelen kuvvetlerin yardımı ve deniz kuvvetlerinin etkili ateş desteğiyle, Kanlısırt batısı -Sivritepe -Merkeztepe Yükseksırt hattında tutunabildi.

Donanmanın büyük ateş desteğiyle 25 Nisan 1915 tarihinde saat 05.30’da Seddülbahir’e çıkarmaya başlandı. İlk hedef olarak Alçıtepe ele geçirilecekti.

Mehmetçiğin ölüm pahasına savunduğu SERÇETEPE, KANLISIRT ile tek ikmal yolu olan ŞARAPNEL Vadisi, Türkler ve İngilizler için çok önemli idi. Her iki taraf da burayı elinde bulundurmayı istiyordu. Bundan dolayı burada çok kanlı çarpışmalar oluyordu. Bu savaşlarda her iki taraf da birbirlerine birkaç metre mesafeye kadar yaklaşıyordu. En kanlı savaş, ilk çıkarma günü (25 Nisan 1915) oldu.

Çıkarma bölgesinde 26. Türk Alayının bir taburu bulunuyordu. Seddülbahir kesimini ay biçiminde çevreleyen yüzlerce geminin yakın mesafeden Türk siperlerine yönelttiği gemi toplarının korkunç ateşine karşın direnmesini pervasızca sürdüren bir avuç Türk eri, düşmana göz açtırmıyor; ateşleriyle çıkarmaya yeltenen birliklere ağır zayiat verdiriyor, kıyıya ayak basabilenler de kuytu yerlere sığınarak kıyıda tutunabilme olanağını bulabiliyordu.

İngiliz ve Fransız zayiatı, komutanlara, yeni takviyeler gelmezse tutunamayacağız diye feryat ettirecek kadar ağırdı.

27 Nisan 1915 günü saat 16.00 sıralarında, donanmanın ateş desteğiyle başlayan İngiliz taarruzu, Türk savunma mevzilerinin 700-800 metre ilersinde Zığındere-Eskihisarlık hattında durduruldu.

Çıkarma Kuvvetleri Komutanlığı, Türklerin güçsüz olduğu önyargısıyla, taarruz etmeye kararlıydı. Hedefi, Kirte’nin ele geçirilmesiydi.

28 Nisan 1915 sabahı saat 08.00’de donanmanın desteği altında başlayan İngiliz-Fransız birliklerinin taarruzu, akşama kadar sürdü. İngiliz ve Fransızlar, yapılan Türk karşı taarruzları nedeniyle geri çekilmek zorunda kaldı. Bu muharebedeki İngiliz ve Fransız kuvvetlerinin zayiatı, 3.000’i buldu.

Yarbay Hüseyin Avni Bey’in komutasındaki 57. Alay’ın başta komutanları olmak üzere 628 kişilik mevcudunun tamamı, 25-28 Nisan 1915 tarihleri arasında şehit oldular.

57. Alay, yeniden kurulup Keşan’ın Çelebi Köyünde Sancak verilerek Galiçya Cephesine gönderilmiştir.

Aziz kahramanlar, bu vatan evlâtları sizi hiç unutmayacaktır. (Türk Silahlı Kuvvetleri, Tarihi Çanakkale Cephesi Harekâtı (1915-1916) Genel Kurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Askeri Tarih Yayınları, Ankara, 1980)
 

sümeyya

SüKuT
 
Üyelik Tarihi
7 Nis 2007
Mesajlar
4,648
Aldığı Beğeniler
39
Konum
Bursa-Tokat
Takım
Galatasaray
Yarbay Şefik Bey, 27. Alayın Kahramanlarını Anlatıyor
Savaşın sonuna kadar hudutsuz kahramanlıklar gösteren yiğit askerlerin bir kısmına komutanlık eden Yarbay Şefik Bey Hatıralarında şöyle diyor:

“Alayın mütemadiyen kayıp veren er ve subaylarının yerine, yine Biga-Gelibolu-Lâpseki kazalarının şerefli evlâtları alınıyordu. Böyle bir olayı tarih nadiren yazar. Yani kardeşi şehit olmuşsa, onun yerini kardeşi alıyordu. Şehit komşusunun yerine, komşu geliyordu. Baba yaralanmışsa oğul onun yerine geçiyordu. Yaraları tedavi olanlar ise gene cepheye dönüyordu. Alayımda Çanakkalelilerden sonra Orta Anadolu ve Karadenizliler vardı. Meselâ Karadeniz’in Ayancık Kazasından topluca gelip 27. Alaya katılanlar vardı. Hepsi de büyük kahramanlıklar göstermişlerdir.”

Osmanlı Devleti ile İtilâf Devletleri birbirleri ile savaşa giriştikleri andan itibaren 27. Piyade Alayı, düşmanın 25 Nisan 1915 günü yaptığı Arıburnu çıkarmasında ilk karşı koyan birlik olması ve savaş boyunca düşmanla giriştiği muharebelerde büyük yararlılıklar göstermesi sebebiyle, Türk savaş tarihine altın harflerle yazılmıştır. Mamafih bu olayın bilgisi; sırma işlemeli, yarısı yeşil yarısı kırmızı geniş ipek kurdele üzerine yazılmış olarak altın ve gümüş harp imtiyaz madalyaları ile birlikte 57. ve 27. Alayların sancaklarına merasimle işlenmişti.

Hülâsa, 9. Tümenin 25. ve 26. Alayları da yine Çanakkale Merkez ve Ezine kazasındandı. Bunlardan biri ünlü Yahya Çavuş’tu. Özellikle Seddülbahir’in ilk şanlı müdafaasını yapan kahramanların başında Yahya Çavuş bulunuyordu.
 

sümeyya

SüKuT
 
Üyelik Tarihi
7 Nis 2007
Mesajlar
4,648
Aldığı Beğeniler
39
Konum
Bursa-Tokat
Takım
Galatasaray
Üsteğmen Şevket Bey
Şevket Bey, Kumkale’yi işgal eden düşman birliklerine karşı 26 Nisan 1915 günü 31. Alay’ın 10. Bölük komutanı olarak taarruz edecektir. Fakat ateşin yoğun bir şekilde yaladığı bir bölgeden, önce kendisi, sonra da erlerini geçirmek istiyordu. Bunun için dedi ki:

– Arkadaşlar ben şimdi karşıya sıçrama yapacağım ve arkamdan siz geleceksiniz. Şayet ben burada şehit olursam naaşımı siper yapıp savaşa devam ediniz.”

Sonuçta bu tehlikeli bölgeden geçildi ve Orhaniye mevzilerindeki düşman, müthiş bir taarruzla püskürtüldü. Ne var ki Üsteğmen Şevket, belinden ağır şekilde yaralandı ve İstanbul’a hastaneye kaldırıldı.

O orada tedavi olurken Çanakkale’de düşmanın defteri dürüldü ve 31. Alay da Sina Cephesine sevk edildi. Şevket Bey onları Haydarpaşa Garında bekledi ve böylece sevgili bölüğüne kavuştu. İstanbul’dan hareket eden birlik Gazze bölgesine gitti. Burada giriştikleri çok çetin savaşlarda inanılmaz başarılar elde ettiler.

Üsteğmen Şevket, defalarca yaralandı, kolunu şehit verdi, kendisi de dokuz yara alıp Gazi oldu. Hatta İngilizlerin geri alınamaz dediği bir tepeye, o tepeyi zapteden 10. Bölüğün hatırasına “Şevket Tepesi” adı verilmiştir.

Bu tepe halen Gazze bölgesinde Şevket Tepesi olarak bilinir ve anılır.
 
Üst Alt