Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

KIRIKMIZRAP

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
910
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Galatasaray

Acıkınca ne yapılır?

İnsan acıkınca karnını doyurmak ister. Bu gayet fıtrî bir işleyişin sonucudur. Hatta karnınızı doyurmazsanız, yani midenizin ihtiyaç duydu u gıdaları ona takdim etmezseniz, bedenin sinyalizasyonu sizi etkilemeye başlar. Tabir yerindeyse, mideniz zil çalmaya başlar. Hatta bu ihtiyacın daha uzun vakitte giderilmemesi daha başka problemleri de beraberinde getirir. Bu gıdasızlık di er vücut organlarının da sa lıklı işleyişini engeller. Akıl akletmede, göz görmede, dil konuşmada, kulak duymada ve vücut hissetmede zayıf düşmeye başlar. Vücudun maddî işlemesi do rusu bu ‘doymak’ la direkt alâkalıdır. Allah ü Teâlâ, insan midesinin bu işleyişini bu kurala ba lamıştır.

Kalp midesi acıkırsa ne yapılır?


Aynen böyle de, bir mide hükmünde olan kalp aç bırakılırsa ne gibi sonuçlar ortaya çıkar. İşte bu sinyal de ‘can sıkıntısı’ şeklinde dışa vurulmaktadır. ‘Can sıkıntısı’, içinde yaşadı ımız ça da çokça zikredilmektedir. Do rusu modern tıbbın getirmiş oldu u hiçbir tedavi, bu sıkıntıya kalıcı bir çözüm de bulmuş de il. İnsanı insan yapan manevî duyguları, moral de erleri kullanan maneviyat ilmi, tıpkı bir laboratuvar gibi insanı incelemekte ve belli tahlil sonuçlarına ulaşmaktadır. Ve ilginçtir ki, her insan belki ayrı bir şekilde tahlil sonuçlarına sahip olacak ve ona göre de tedavi uygulamaları kişiden kişiye de işecektir. Bütün bu tedâvide ihtimal hesaplarına ancak Kur’ân ilmiyle ulaşılacaktır. İşte Risâle-i Nur eserleri bu asır insanlarına çözüm tekliflerinden oluşan bir reçete sunmaktadır.

Kalp, ruh, akıl, göz,

kulak, a ız mideleri


Kafanın da bir mide oldu una dikkatleri çeken Bediüzzaman, Şualar isimli eserinde (s.58) orijinal bir yorum yapar, “Nasıl ki mide bir rızık ister; öyle de, kalb ve ruh ve akıl ve göz ve kulak ve a ız gibi insanın lâtifeleri ve duyguları dahi Rezzak-ı Rahîm’den rızıklarını isterler ve müteşekkirane alırlar. Her birisine ayrı ayrı ve onlara lâyık ve onları memnun ve mütelezziz eden rızıkları, hazine-i rahmetten ihsan edilir.” Manevi duygular aç bırakıldı ında insanda bu durumu hissettirecek bir mekanizmanın varlı ına dikkat çekilerek, her şeyi hikmetle yaratan Allah-ü Teâlâ (cc) bu hissi de insana koydu una vurgu yapılmıştır.

Canı sıkılan uyarılıyor demektir

İnsandaki hiçbir hal ve durum hikmetsiz de ildir. Canı sıkılan insan bir uyarılma içinde kendisini bulmaktadır. “Manen aç oldu umuz zaman ‘can sıkıntısı, karamsarlık, ümitsizlik’ gibi halet-i ruhiye içine gireriz ve kendimizi bir takım arayışların içinde buluruz” diye tanımlanan sıkıntı hali, aynı zamanda kişinin manen gelişmesinin de bir başlangıcı olarak ifade edilmiş. “Manevi açlık hissi, bize verilmemiş olsaydı, bizler hiçbir arayışın içine girmeyecektik. Böylece ruhumuz bir çocu unki gibi sabit kalacaktı ve melekler gibi olacaktık.” Yazıda, manevi gıdaları insanların ço u kez yanlış adreslerde ve daha çok nefsin hoşuna giden sefahat ve haram lezzetlerde aradı ından bahsedilerek, bunun neticesi olarak da, Allah’ın kendisine verdi i akıl, kalp, sır gibi lâtife-i Rabbaniye gibi duygulara faydadan çok zarar ve hastalık getirdi ine dikkatler çekilmektedir.

Kalplerin tatmininin ancak ve ancak Allah’ı zikretmede oldu u düşünüldü ünde, ‘İman hakikatleri, Allah sevgisi ve ibadetler gibi gıdalarla insan manen doyar’ yorumu bir tedavi uygulamasıdır. İnsan duygularının fıtri ihtiyacı olan manevi gıdalar, ihmale gelmeyecek önemdedir. Kur’ân kalblere kuvvet ve gıdadır. Ruhlara şifadır. Gıdanın tekrarı kuvveti artırır. Bediüzzaman, manevi gıdanın insan için lüzumunu yaşadı ımız maddi hayatla ba lantılı olarak anlatır; “İnsan maddî hayatında; her anda havaya, her vakit suya, her zaman ve her gün gıdaya, her hafta ziyaya muhtaçtır. Bunların tekerrürü haddizâtında tekerrür olmayıp, ihtiyaçların tekerrürü içindir. Kezalik insan hayat-ı ruhiyesi cihetiyle Kur’ân’da zikredilen bütün nevilere muhtaçtır. Bazı nevilere her anda muhtaçtır. “Hüvallah” gibi. Çünki ruh bunun ile nefes alıyor. Bazı nevilere her vakit, bazılarına her zaman muhtaçtır. İşte hayat-ı kalbiyenin ihtiyaçlarına binaen Kur’ân tekrarlar yapıyor. Meselâ: “Bismillah”, hava-i nesîmî gibi kalbi ve ruhu tatmin etti inden kesret-i ihtiyaca binaen Kur’ân’da çok tekrar edilmiştir.” (Mesnevi-i Nuriye, s.108) Tabiî kalbin, aklın, ruhun gıdasız bırakılması neticesinde, di er organlar da bundan olumsuz etkilenecek ve belki de mânevî işleyiş kendili inden duracaktır.
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun KIRIKMIZRAP kardeşim.

"Kalpler ancak ALLAH'ın zikri ile mutmain olur."(rad suresi/28 )
:)
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Orjinal Yazarı hayrullah
Allah razı olsun KIRIKMIZRAP kardeşim.

"Kalpler ancak ALLAH'ın zikri ile mutmain olur."(rad suresi/28 )
:)
amenna..... ya HAY ya KAYYUM ya HU.................
 

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
Ne kadar ihtiyacım varmış bu yazıya kırıkmızrap.Gönderdi in için teşekkürler.Allah razı olsun.
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
'Nasıl ki mide bir rızık ister; öyle de, kalb ve ruh ve akıl ve göz ve kulak ve a ız gibi insanın lâtifeleri ve duyguları dahi Rezzak-ı Rahîm'den rızıklarını isterler ve müteşekkirane alırlar...


Rabbim razı olsun Fatih abim, çok faydalandık...
 

KIRIKMIZRAP

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
910
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Galatasaray
Rabbim cümlemizden Razı olsun kardeşlerim...
 

eslem

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,072
Aldığı Beğeniler
2
Kurân kalblere kuvvet ve gıdadır. Ruhlara şifadır. Gıdanın tekrarı kuvveti artırır.

Allah razı olsun abi .....

canı sıkılan bi arkadaş varsa gelsin benim hatımlerime yardımcı olsun canın sıkıntısıda geçmiş olur... :D
 
Üst Alt