Akşamın kızıllığı, taş mekanın penceresinden saçarken ışık huzmelerini; elimde ince belli çay bardağımda az şekerli ve koyu demli olup, dilimde buruk bir tat bırakan çayımı içerken de düşünüyordum; meğer ne çok muhabbeti kaçırmış olduğumu…
Yüreğimde kıymet verip, dilimle isimlerini zikretmeyi ihmal ettiğim dostlarımın, gül cemalini seyreylerken; bahar havasında gezintiye çıkmıştım, gönüllerinde…
Boş kalan ziyaretçi mesaj duvarıma, güzel bir yazı yazan OkuSEN’e, nereden ve nasıl teşekkür edeceğimin yolunu bulamamanın acemiliği;
Koyu muhabbetlerin vazgeçilmezi olan demli çaydan, emr-i vaki bir yudum tattıran ve devamının geleceğini sağlayan Hayat’a;
Hayali çayhanemde; güzel muhabbetlere kucak açan gönüllerinize, teşekkürler…