CEM SULTAN VE HAÇLI İSTİSMÂRI
Fâtih Sultan Mehmedin küçük oğlu olan Cem Sultan, ağabeyi İkinci Bâyezid Hana karşı mücâdeleyi kaybedince Rodos Şövalyelerine sığınmıştı. Ancak bu karar, Hıristiyan dünyâsında onun 12 yıl 7 ay bir nevi esâret çekmesine sebep oldu. Şövalyeler ve Avrupa Devletleri, kendisini Osmanlılara karşı siyâsî bir koz olarak ellerinde tuttular. Papa vâsıtasıyla onu Hıristiyan yapmak ve böylece bir Haçlı seferi gerçekleştirmek istediler.
Ancak Cem Sultan, kedisine değil Osmanlı pâdişâhlığı, bütün dünyânın hükümdârlığı verilse, dininden dönmeyeceğini sertçe bildirdi.
Cem Sultan, bu güç şartlar altında, dâimâ Yâ Rabbi, eğer bu kâfirler beni bahâne edip müslümanlar üzerine yürümeye kalkarlarsa, beni o günlere eriştirme, canımı al diye duâ ediyordu. Nihâyet 25 Şubat 1495 çarşamba sabahı, şehâdet getire getire rûhunu teslim etti. O sırada 35 yaşında bulunuyordu.
Cem Sultanın hastalık veyâ zehirlenme netîcesinde öldüğüne dâir muhtelif rivâyetler vardır. Osmanlı müelliflerinin çoğu Papa tarafından gönderilen bir berberin zehirli ustura ile Cem Sultanı tıraş ettiğini ve ölümüne sebep olduğunu bildirmektedir.
Haberin İstanbula ulaşmasından sonra, Sultan Bâyezidin emriyle dükkânlar, çarşılar kapatıldı, fakirlere para dağıtıldı. Ülkedeki bütün câmilerde gâib cenâze namazı kılındı. Cenâzesi getirilip Bursaya götürülerek Fâtih Sultan Mehmedin büyük oğlu Mustafanın yanına gömüldü.
Cem Sultan, şâir ve edip ruhlu bir zât olup, dîvânı vardır. Avrupada bulunduğu müddetçe Fâtih Sultan Mehmedin oğluna yakışır sûrette hareket etti. Herkesin gıpta ve sevgisini kazandı.
Fâtih Sultan Mehmedin küçük oğlu olan Cem Sultan, ağabeyi İkinci Bâyezid Hana karşı mücâdeleyi kaybedince Rodos Şövalyelerine sığınmıştı. Ancak bu karar, Hıristiyan dünyâsında onun 12 yıl 7 ay bir nevi esâret çekmesine sebep oldu. Şövalyeler ve Avrupa Devletleri, kendisini Osmanlılara karşı siyâsî bir koz olarak ellerinde tuttular. Papa vâsıtasıyla onu Hıristiyan yapmak ve böylece bir Haçlı seferi gerçekleştirmek istediler.
Ancak Cem Sultan, kedisine değil Osmanlı pâdişâhlığı, bütün dünyânın hükümdârlığı verilse, dininden dönmeyeceğini sertçe bildirdi.
Cem Sultan, bu güç şartlar altında, dâimâ Yâ Rabbi, eğer bu kâfirler beni bahâne edip müslümanlar üzerine yürümeye kalkarlarsa, beni o günlere eriştirme, canımı al diye duâ ediyordu. Nihâyet 25 Şubat 1495 çarşamba sabahı, şehâdet getire getire rûhunu teslim etti. O sırada 35 yaşında bulunuyordu.
Cem Sultanın hastalık veyâ zehirlenme netîcesinde öldüğüne dâir muhtelif rivâyetler vardır. Osmanlı müelliflerinin çoğu Papa tarafından gönderilen bir berberin zehirli ustura ile Cem Sultanı tıraş ettiğini ve ölümüne sebep olduğunu bildirmektedir.
Haberin İstanbula ulaşmasından sonra, Sultan Bâyezidin emriyle dükkânlar, çarşılar kapatıldı, fakirlere para dağıtıldı. Ülkedeki bütün câmilerde gâib cenâze namazı kılındı. Cenâzesi getirilip Bursaya götürülerek Fâtih Sultan Mehmedin büyük oğlu Mustafanın yanına gömüldü.
Cem Sultan, şâir ve edip ruhlu bir zât olup, dîvânı vardır. Avrupada bulunduğu müddetçe Fâtih Sultan Mehmedin oğluna yakışır sûrette hareket etti. Herkesin gıpta ve sevgisini kazandı.