Cem'in nazlı bir oğlu vardı öldü onu ipek böceği gibi ibrişimden bir kefene sardılar cem bir süre sonra oğlunun kabrinin başında yana yakıla ağlamak için kabrini ziyarete gitti.
Cem oğlunun ipek kefeninin çürüdüğünü görünce düşünceye daldı ve kendi kendine şöyle söylendi;
"Ben bu ipeği kefen yapmak için ipek böceğinden zorla almıştım şimdi o ipeği mezardaki böcekler çocuğumun üzerinden geri almışlar"
Bir yerde hanendenin birinin rebap çalarak söylediği iki beyit beni hep hüzünlendirir.şöyle diyordu;
"Yazıkki nice zaman güller bitecek papatyalar açacak fakat biz olmayacağız biz toprak yada kerpiç olduktan sonra mevsimler değişecek birçok bahar hazan yine gelecek bizden sonra dostlar yine kırda bayırda dolaşacak gül bahçelerinde meclisler kurup toplanacak"
alıntı
Cem oğlunun ipek kefeninin çürüdüğünü görünce düşünceye daldı ve kendi kendine şöyle söylendi;
"Ben bu ipeği kefen yapmak için ipek böceğinden zorla almıştım şimdi o ipeği mezardaki böcekler çocuğumun üzerinden geri almışlar"
Bir yerde hanendenin birinin rebap çalarak söylediği iki beyit beni hep hüzünlendirir.şöyle diyordu;
"Yazıkki nice zaman güller bitecek papatyalar açacak fakat biz olmayacağız biz toprak yada kerpiç olduktan sonra mevsimler değişecek birçok bahar hazan yine gelecek bizden sonra dostlar yine kırda bayırda dolaşacak gül bahçelerinde meclisler kurup toplanacak"
alıntı