Cİddİyet ve VakÂr
Vakarın alâmeti, ferdin cemiyet içinde ve yalnızken aynı durumu muhâfaza etmesidir. Ağırbaşlı olmak, büyüklenme hâli değildir. Aksine ilim ve hilimden doğan bir fazîlettir. Vakarlı bir insanda acelecilik, her yere girip çıkma, lüzumsuz sorular sorma, yersiz hareketler yapma, bilgiçlik taslama gibi davranışlar bulunmaz. Bu hususta Peygamberimiz: İlim öğreniniz, ilim için vakar ve sekînet öğreniniz. . buyurdular.(Feyzül-Kadir 3-253/3322)
Hz Ali (r.a)efendimiz de ilmin vakar ve hilm ile süslenmesi gerektiğini ifade etmektedir.
İmâm-ı Mâlik hazretleri, Hârun Reşîde şöyle yazmıştı:
İlim öğrendiğin zaman onun eseri, sekîneti, alâmet ve vakarı üzerinde görülmeli. (Feyzül-Kadir 3/253)
Yine Peygamber efendimiz (s.a.v.):Yavaş ve yumuşak hareket etmek Allahtan, acele etmekte şeytandandır.,buyurmaktadır. (Aclûnî, Keşfül-Hafa 2/530)
Ciddiyet ve vakar sahibi olmak şen olmaya, yeri geldiğinde latîfe yapmaya da mâni değildir. Ayrıca vakar tekebbür (kibir) ile karıştırılmamalıdır.
Vakarın alâmeti, ferdin cemiyet içinde ve yalnızken aynı durumu muhâfaza etmesidir. Ağırbaşlı olmak, büyüklenme hâli değildir. Aksine ilim ve hilimden doğan bir fazîlettir. Vakarlı bir insanda acelecilik, her yere girip çıkma, lüzumsuz sorular sorma, yersiz hareketler yapma, bilgiçlik taslama gibi davranışlar bulunmaz. Bu hususta Peygamberimiz: İlim öğreniniz, ilim için vakar ve sekînet öğreniniz. . buyurdular.(Feyzül-Kadir 3-253/3322)
Hz Ali (r.a)efendimiz de ilmin vakar ve hilm ile süslenmesi gerektiğini ifade etmektedir.
İmâm-ı Mâlik hazretleri, Hârun Reşîde şöyle yazmıştı:
İlim öğrendiğin zaman onun eseri, sekîneti, alâmet ve vakarı üzerinde görülmeli. (Feyzül-Kadir 3/253)
Yine Peygamber efendimiz (s.a.v.):Yavaş ve yumuşak hareket etmek Allahtan, acele etmekte şeytandandır.,buyurmaktadır. (Aclûnî, Keşfül-Hafa 2/530)
Ciddiyet ve vakar sahibi olmak şen olmaya, yeri geldiğinde latîfe yapmaya da mâni değildir. Ayrıca vakar tekebbür (kibir) ile karıştırılmamalıdır.