- Üyelik Tarihi
- 30 Eki 2007
- Mesajlar
- 872
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Diğer
Cile...
Cile; gönül sultanlarinin dünyadaki tahtidir
Cile; zafere giden yolun adidir. Bu dünyadaki her insanin kendine yeten derdidir.
Cile; bazen Eyyubi sabrin ta kendisidir. Bazen de artik yeter dedirtendir. Hayatin en koyu rengidir; siyahtir, gecedir, dibacedir cogu zaman. Insana adamligi ve hayati ta'lim ettirendir Cile.
Cile; muhabbettir, a$ktir, derttir.
Muhabbet odur ki, mahbubunu görse memnundur, görmezse kaydinda degildir.
A$k odur ki, mahbubunu görürse memnundur, görmezse mahzundur.
Dert odur ki, mahbubunu görürse de mahzundur, görmese de mahzundur.
(Iskender Pala - Kitab-i A$k, shf.82)
Ve Cile, en cok kendine gelebilmektir. Dü$ülen kuyudan cikabilmektir. Kelebekler misali ate$te yanmayi ögrenmektir Cile. Cile biraz da kendinden gecebilmektir.
Cile denilince ilk akla gelen Sevgili'dir. En Sevgili'dir. Sevgililer Sevgilisidir. Taif'te gül yüzün, cennete bakan gözün kana bulanmasidir. Uhud'ta mübarek di$in kirilmasi, migferin yüzüne batmasidir. Hendek'te acliktan karnina iki ta$ baglayandir.
Cile; Efendimiz (sav) icin, Ebu Talib ve Hz. Hatice'nin vefatindan sonraki yillarin adidır. Ya'kub (as) icin Yusuf'suz diyardir.
Yavrusunu teröre kurban veren annelerin resmidir Cile.
Cile; Bilal (ra)'dir. Bilal deyince ilk akla gelendir Cile. Bilal; kizgin Cöllerde, ciplak vücuduna kocaman kaya parcalari koyulandir. Ümeyye mü$riginin Mekke sokaklarinda boynuna ip takip dola$tirmasidir. Güne$in altinda ac, susuz ve boncuk boncuk terlerken yine de Ehad deyendir.
Habbab b. Eret ise Cileyle Karde$tir. Ciplak vücuduna demir gömlek giydirilip, en sicak günde vücudunun yagi eritilircesine, güne$ altinda tutulandir. Ate$e atilandir, o yetmiyormu$ gibi bir de ate$ler icinde ayaklar altinda cignenendir. Vücudunda ölünceye kadar hic gitmeyen i$kence izlerini ta$iyandir.
Cile; Yasir ve Sümeyye'dir. Cünkü $ehitlerin ilkleri onlardir. Cile; bu iki aziz $ehidin el ve ayaklarini ayri develere baglayan gaddar cellatlarin, develeri ellerindeki yanmi$ agaclarla daglayinca, can havliyle farkli istikametlere ko$u$an develerin, onlari cennete ucurmasidir.
Onlar icin Cile, cennette giden gülistanlikti. Bu nedenle ayaklarina batan dikenlere asla ehemmiyet vermediler. Cile; dünyayi bir tarafa, riza-yi ilahiyi diger tarafa katabilmekti onlar icin. Ve hepsi de, zoru, en zor olani secmi$ti.
Onlarin bu Cilesi, gökyüzünde olsaydi hic ku$kusuz gökyüzü catlardi. Eger bu Cile, Yildizlarda olsaydi, yildizlar tesbih taneleri gibi dagilir ve dü$erlerdi. Eger bu Cile, Daglarda olsaydi, daglar un olup ufalanirdi.
Ve Cile... Cile belki de Ismail olabilmekti. Allah'in emrine kayitsiz, $artsiz boyun egebilmekti. Vatan icin askere giderken "Ben, anamdan Ismail dogmu$um" diyebilmekti. Dönmeyecegini bile bile gitmekti, yürümekti, hatta ko$makti... Dahi, insani Cile üzerine yaratan icin (Beled, 4) canini ona minnet bilmekti.
Uhud'ta kalbi parcalanan Hamza (ra)'dir Cile. Mus'ab (ra)'in koparilan iki elidir. Ca'fer b. Ebi Talib'i Ca'fer-i Tayyar yapan inanctir.
Ve Cilenin asil mekani Kerbela'dir. Firat'in, Dicle'nin kana bulanmasidir. Cennet genclerinin Efendisi, Hz. Fatima'nin kuzusu Hüseyin (ra)'in kumlara dü$en vücudundan ayrilan mübarek ba$idir. Suskudur Kerbela, sükuttur, gözlerin konu$masidir.
Hz. Hasan'in icten ice susturulan nefesindeki perdedir Cile.
Cile; sözün bittigi noktadir. Gözya$larinin Allah icin akitildigi zaman dilimidir.
Cile; nardan nira hicrettir. Dünya saltanatina bedel, fakirligi tercih edebilmekti Ibrahim b. Edhem gibi.
Cile; Hallac-i Mansur'un Ene'l Hakkindaki sir, Nesimi'nin yüzülen derisi, Ibn-i Cella'nin gaybi zenginligi, Muhyiddin-i Arabi'nin sin, $in bilmecesi ve ucup giden Ca'fer (ra)'in can ku$udur.
Bazen de fakirligin nam-i digeriydi Cile; Bil ki kalb süvarileri altin bulamadiklari icin fakir degillerdir. Fakirlik, makamlari oldugu icin tercihleridir. Zira onlar lokma fakiri olarak fena mülküne uzak, kalp zengini olarak sonsuzluga yakindirlar. Fena fakirleri, sonsuzluk zenginleridir.
(Münire Dani$-Kalp Süvarileri, shf.45)
Cile; Medinede Güne$'in, güne$lerin battigi yerdir. Siddik-i Ekber belki de alemlere rahmet Efendimiz (sav)'den uzun ya$amayi kendine yaki$tiramami$ti da 63'ünde vefat etmi$ti. Belli ki O'nsuz (sav) hayat büsbütün Cileydi.
Cile; sabah namazinda kalle$ce sirtindan vurulup 63 ya$inda $ehid edilen Ömer (ra)'dir.
Cile; Osman-i Zinnureyn (ra)'in Mushaf ba$inda $ehit edilince Allah, onlara kar$i sana yeter (Bakara,137) ayetinin üzerine kaninin damlamasidir.
Cile; sabah namazina giderken bilginin Efendisi, o da 63 ya$indayken $ehadeti yudumlayip mele-i a'laya kanatlanan Imam Ali (ra)'dir.
Ve Bediuzzaman hazretleri; Bütün ömrü harb meydanlarinda, esaret zindanlarinda, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde gecen... Cekmedigi cefa, görmedigi eza kalmayan... Divan-i harplerde, bir cani gibi muamele gören, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollanan zat. (Tarihce-i Hayat, Shf.387)
Demek...
Demek degmez ki alinsa, cürük maldir hep bu car$ida.
Öyle ise gec, iyi mallar dizilmi$ arkasinda... (Sözler, Shf.63)
Zafer $ik