Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

bilmek yada bilmemek

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
92
Aldığı Beğeniler
1
"Çocuk dinden, imandan, ahlâktan ne anlar?" demeyin!

Çoğu gençlerimizin kimlik sorunu yaşadıkları ve inançlarının zayıfladığı atlanmayacak önemli bir olgu.

Çocuklarımızın bomboş bir kafayla, güncel kültüre kapılıp gittikleri de ayrı bir gerçek. Bu duruma sebep, çocuklarımıza daha küçücükten dinî ve ahlâkî değerlerimizi aktarmadaki eksiklerimiz ve ihmallerimizdir.


Onları büyütürken bazen; “Şimdi bir sürü emir ve yasakla baskı yapmayalım, serbest yetişsinler. Büyüyünce onlar doğruyu bulur muhakkak” dedik. Bazen de; “O daha çok küçük, dinden, imandan ne anlar, ahlâktan ne anlar. O sadece derslerini çalışsın, sınavlarında başarılı olsun. Şimdi yarışı kazanma zamanı” dedik.

Ama öyle olmadı ve her iki halde de yanıldık.
Bizim çocuklarımıza vermediğimiz dinî, ahlâkî, kültürel değerlerimizin bilgileri yerine; çevrede uçuşan, serbestçe dolaşan, sokakta, çarşıda, sinemada, evdeki ekranda önlerine çıkan her türlü ahlâk dışı şeyler; değersizlikler, zıtlıklar ve aykırılıklar onların davranışlarına, düşüncelerine, hayallerine yerleşti, çocuklarımız hepsini benimsedi.

Çünkü çocukların aileleri tarafından ihmal edilen, boş bırakılan maneviyat ihtiyaçlarını; uluorta bir şekilde toplum doldurmakta.

Biz bu geçekten habersizdik önceleri. Hiç fark etmedik, taa ki çocuklarımız ergen olup karşımıza; beklemediğimiz düşünce ve davranışlarla dikilene kadar. Bugün, birçok gencimiz ahlâkî bakımdan geldiği nokta ile bizi üzmekle beraber çocuklarımız için yapılacak şeyler bitmiş değildir. Unutmayalım ki onlar bizim halâ yavrularımızdır. Hal ve hareketleriyle bizi incitseler de sevgi ve şefkatle bağrımıza basmaktan, hatalarını affetmekten geri durmamak ebeveyn olarak bizim görevimizdir. Bunun için yanlışlarını emirlerle değil, güzel konuşmalar ve ricalarla düzeltme yolunu seçelim. Hemen sonuç alacağız beklentisine girmeden sabırla ve hoş görü ile ilişki kurmak da bugünkü görevimiz. Çünkü çocuklarımız’ın kolaylıkla terbiye aldıkları dünün ‘küçük yaş dönemini’ ihmallerimizle kaçırdık. Artık çocuk eğitiminin temel amacı; ‘bilgide ve ahlâkta’ çocukların yeterli ve dengeli donanım almalarını sağlamak olduğu konusunu iyice anlayıp uygulamaya koymamız şarttır. Ayrıca çocuklarımızın eğitimini zararlı dış etkenlerden koruyan tedbirlerin her alanda alınması önemle gerekmektedir.
Hz. Peygamberimizin buyurduğu gibi; “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli bir miras bırakamaz” ve “İlim talep etmek her Müslüman’a farzdır”. Bu anlamlı sözlerden sonra şu temenniyi yapmak yerinde olacak: “Çocuklarının güzel amelleri yüzünden cennet makamları kazanan ebeveynlerden olmak hepimize nasip olsun, inşaallah”.

Acaba nereye gidiyoruz?

 

mihri-ban

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Kas 2005
Mesajlar
432
Aldığı Beğeniler
0
Çocuk, ana baba elinde bir emanettir. Çocukların temiz kalbleri kıymetli bir cevher olup, mum gibi, her şekli alabilir. Küçük iken, hiçbir şekle girmemiştir. Temiz bir toprak gibidir. Temiz toprağa hangi tohum ekilirse, onun mahsulü alınır. Bunun gibi çocuk da neye meylettirilirse, oraya yönelir. Eğer hayrı adet eder, öğrenirse hayır üzerine büyür. Çocuklara iman, Kur'an ve Allahü teâlânın emirleri öğretilir ve yapmaya alıştırılırsa, din ve dünya saadetine ererler. Bu saadete ana-baba ve hocaları da ortak olur. Eğer bunlar öğretilmez ve alıştırılmaz ise, bedbaht olurlar. Yapacakları her fenalığın günahı, ana-baba ve hocalarına da verilir. Her müslüman, emri altında bulunanlardan mesuldür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Hepiniz, bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evinizde ve emriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız! Onlara müslümanlığı öğretmezseniz, mesul olursunuz.) [Müslim]
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul

evet kardeşlerim çok güzel ifade etmişler onlara katılıyorum çok güzel izahat vermişler bu husutta
birkaç cümlede ben eklemek isterim..

sevgili RASULÜMÜZ s.a v şöyle buyuruyor ..
KÜLLÜKÜM RAİN VE KÜLLÜKÜM ANRAİYETİL MES'UL

HEPİNİZ ÇOBANSINIZ HEPİNİZ GÜDDÜĞÜNÜZ KOYUNLARDAN MESULSÜNÜZ


RABBİMİZ de bu hususta
esteuzu billah bismillah
YA EYYÜHELLEZİNE AMENU KUUU ENFİSÜKÜM VE EHLİKÜM NARA

EY İMAN EDENLER NEFİSİNİZİ VE EHLİNİZİ YANİ AİLENİZİ CEHENNEM ATEŞİNDEN KORUYUN BUYURMUŞ

o zaman çocuğun talim ve terbiyesi dünyaya geldikten sonra deyil de ana rahmine düştüğü andan itibaren başlar önce helal lokma helal süt ile beslenmesi lazımki sonrada devamı gelsin ..

helal lokma ilerki hayatında terbiye ve telkinde çok işe yarayacağı için Mevla bu husuta çok üzerine durmaktatdır...

2ci olarakta evlatlarımıza yaşantımızla hal ve hareketimizle güzel örnek olmamız lazım
çocuklar aynı bir kamera gibi teyp gibi her şeyi algılamakta ve kayda almaktadır biz ebeveynler çocuklarımıza iyi bir örnek teşkil ediyorsak çocuklarda iyiye doğru yönelme çabuk olur
hani ne derler anasına bak kızını al kenarına bak bezini al diye

3 cü olarak artık eğitim ve öğretim başlar buda büyük alimlerimize göre 4 yaşında deniyor onun içindirki asla çocukalrın terbiye ve eğitimini geciktirmemek lazımdır ..

hem onların beyni o yaşlarda öyle işlek ve zeki oluyorlarki ne söylersen anında alıyorlar
burda afedersiniz kendimden bir örnek vermek isterim ben kızılarımın zekasını 4-5 yaşlarında keşfettim ve onları hafız yapmaya öyle karar verdim baktımki her söylediğim sure ve ilmihal bilgilerini hemen algılıyorlar ertesi gün bana ezberlemiş olarak geliyorlar eşime söyledim bunlar çok zeki ne söylesem ezberliyorlar bu zekaları heder olmasın bunları hafız yapalım diye ve MEVLAMA hamdü senalar olsunki istediğimiz oldu

yani kısa sözün özü odurki çocuklarımıza dini eğitimi erken yaşta vermeliyiz...
 
Üst Alt