Ebu Leyla isimli sahabi gözleriyle gördüğünü anlatıyor: “Peygamber aleyhisselamın yanında
oturuyorduk.” Torunlarından Hasan mı Hüseyin mi hangisiydi onu bilmiyor. Onlardan biri çıkmış,
dedesi Peygamber aleyhisselamın omzuna oturmuş. Oturacak yer bulamamış gibi tırmanmış, çıkmış
omzuna oturmuş. Dede torununu seviyor, bizimle ilgisi yok zaten! Zaten onlar o sevgiyi hep
görüyorlardı!
“Birden bir şeye dikkat ettik. Çocuk omzundan aşağı işemeye başladı…” İşiyor.
“İşiyor” kelimesi çok ayıp tabii, özür diliyorum böyle bir kelime kullandığım için... Çok ayıp!
İşiyordu. Nerede? Resûlullah’ın mescidinde.
Ya on ya sekiz dakika önce Cebrail oradaydı. Mescitten
göklere kadar kaç trilyon melek orada bekliyor; bunu bir Allah biliyor. Belki de iki saat önce Bizans’tan
gelmiş bir elçi oradaydı. Diplomasinin de ibadetin de merkezi orası, kâinatın efendisi de orada.
Üzerinde üç dört yaşında bir çocuk, dedesinin omzunda oturuyor. Ve işiyor. Bevlediyor yani.
Ebu Leyla radıyallahu anh diyor ki: “Hemen kalktım, çocuğu kapayım, mübarek gömleğinden
aşağı idrar damlamaya başladı. Benim kalkıp çocuğu tutup alacağımı görünce…”
Hâlbuki Efendimiz
meğer görmüş çocuğun ıslattığını.
Burada dikkat
edeceğimiz şeyi siz de anlıyorsunuz ki; “Çocuğu rahat bırakın, neyse oldu bir kere” diyecek
zannediyoruz, o değil.
Aynen ifadesi şu:
ْق ِض َي بَ ْولَهُ
“.yapsın rahat Çişini .Korkmasın .bırakın Yavrumu “َدع ْو ا ْبنِي الَ تٌ ْف ِس ُحوهُ َحتَّى يَ
Bu cümleleri bu şekilde bir kenara yazın:
“Yavrumu bırakın. Çişini rahat yapsın. Ürkmesin.”
Ebu Leyla diyor ki: “Rahat rahat çocuk çişini yaptı. Normal bir şey gibi indi gitti.” Ömer’in,
Bilal’in öpmeye doyamayacağı omuzdu o omuz. Meleklerin önünde nasıl eğileceklerini bilemedikleri
bir bedendi o mübarek beden ama Hasan -ya da Hüseyin- böyle yaptı. En kötü pozisyonda ashabının
önünde omzundan aşağı idrarı akan çocuk için, “Yavrumu bırakın” dedi.
Kayısı suyundan bir damla halının üzerine damlayınca Birleşmiş Milletler’den yardım çağırır
gibi bağıran anneler!
Arabada simit yiyip arabanın koltuğunu susamlandırdığı için çocuğuna bir araba
ağırlığında laflar söyleyen babalar! Tahammülünü arkadaşlarına, vakıftaki ve kulüpteki arkadaşlarına
saklayıp çocuklarına bırakmayan anneler-babalar!
Vakıfta ve camide o namaz kılarken gürültü yaptığı
için çocuğu azarlayan hacı dedeler.!
Siz, ben, biz, hepimiz; bu Peygamber’in ümmeti miyiz biz?
#NurettinYıldız
oturuyorduk.” Torunlarından Hasan mı Hüseyin mi hangisiydi onu bilmiyor. Onlardan biri çıkmış,
dedesi Peygamber aleyhisselamın omzuna oturmuş. Oturacak yer bulamamış gibi tırmanmış, çıkmış
omzuna oturmuş. Dede torununu seviyor, bizimle ilgisi yok zaten! Zaten onlar o sevgiyi hep
görüyorlardı!
“Birden bir şeye dikkat ettik. Çocuk omzundan aşağı işemeye başladı…” İşiyor.
“İşiyor” kelimesi çok ayıp tabii, özür diliyorum böyle bir kelime kullandığım için... Çok ayıp!
İşiyordu. Nerede? Resûlullah’ın mescidinde.
Ya on ya sekiz dakika önce Cebrail oradaydı. Mescitten
göklere kadar kaç trilyon melek orada bekliyor; bunu bir Allah biliyor. Belki de iki saat önce Bizans’tan
gelmiş bir elçi oradaydı. Diplomasinin de ibadetin de merkezi orası, kâinatın efendisi de orada.
Üzerinde üç dört yaşında bir çocuk, dedesinin omzunda oturuyor. Ve işiyor. Bevlediyor yani.
Ebu Leyla radıyallahu anh diyor ki: “Hemen kalktım, çocuğu kapayım, mübarek gömleğinden
aşağı idrar damlamaya başladı. Benim kalkıp çocuğu tutup alacağımı görünce…”
Hâlbuki Efendimiz
meğer görmüş çocuğun ıslattığını.
Burada dikkat
edeceğimiz şeyi siz de anlıyorsunuz ki; “Çocuğu rahat bırakın, neyse oldu bir kere” diyecek
zannediyoruz, o değil.
Aynen ifadesi şu:
ْق ِض َي بَ ْولَهُ
“.yapsın rahat Çişini .Korkmasın .bırakın Yavrumu “َدع ْو ا ْبنِي الَ تٌ ْف ِس ُحوهُ َحتَّى يَ
Bu cümleleri bu şekilde bir kenara yazın:
“Yavrumu bırakın. Çişini rahat yapsın. Ürkmesin.”
Ebu Leyla diyor ki: “Rahat rahat çocuk çişini yaptı. Normal bir şey gibi indi gitti.” Ömer’in,
Bilal’in öpmeye doyamayacağı omuzdu o omuz. Meleklerin önünde nasıl eğileceklerini bilemedikleri
bir bedendi o mübarek beden ama Hasan -ya da Hüseyin- böyle yaptı. En kötü pozisyonda ashabının
önünde omzundan aşağı idrarı akan çocuk için, “Yavrumu bırakın” dedi.
Kayısı suyundan bir damla halının üzerine damlayınca Birleşmiş Milletler’den yardım çağırır
gibi bağıran anneler!
Arabada simit yiyip arabanın koltuğunu susamlandırdığı için çocuğuna bir araba
ağırlığında laflar söyleyen babalar! Tahammülünü arkadaşlarına, vakıftaki ve kulüpteki arkadaşlarına
saklayıp çocuklarına bırakmayan anneler-babalar!
Vakıfta ve camide o namaz kılarken gürültü yaptığı
için çocuğu azarlayan hacı dedeler.!
Siz, ben, biz, hepimiz; bu Peygamber’in ümmeti miyiz biz?
#NurettinYıldız