Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
BAZI 'LATİF NÜKTELER'İ İÇEREN YİRMİSEKİZİNCİ LEM'A'DA, Lem'alar'a dercedilmesindeki hikmetin ilk etapta pek kavranamadı ı bir mektup vardır. Şefik adındaki bir talebesinin Bediüzzaman'a yazmış oldu u bu mektup, ilk okuyuşta, samimi duygularla yazılmış sıcak ve safiyane bir mektup olmaktan ibaret gözükür insana.

Nitekim, bu mektupla ilgili şahsî tecrübem bu şekilde başlamış, ancak uzun bir zaman sonradır ki, bu mektup anlam ve derinli ini bana açmıştır. Çocuklara Risale-i Nur'u ne şekilde takdim edece ini bilemeyenler için, bu mektup, manidar ipuçları vermektedir. En ziyade dikkate de er yanı, herhalde budur.

Mektubun bilhassa son paragrafından ö rendi imize göre, Şefik adlı Nur talebesi 'üç yaşından sekiz yaşına kadar' çocukları ile ye enlerine Risale-i Nur okumuştur. Ama, meselâ 'Bunlar Risale-i Nur'dur. Üstad Bediüzzaman Said Nursî bunları yazmıştır' gibi bir girişle de il! Hele hele, 'Gelin bakalım. Şimdi size Risale-i Nur okuyayım' diye hiç de il.

Bilakis, kendisi Risale-i Nur okuyorken çocuklar başına toplanıp ne okudu unu sormuşlar; o da 'Elmas, cevher, nur' demiştir. Bu cevapla merakları uyanan çocuklar 'elmas, cevher, nur'u anlamaya çalışırken, Şefik onları sevmiş, çay vermiş, okumaya devam etmiş, aradaki sorularına 'Bu, elmas, cevher, nurdur' şeklindeki merak uyandırıcı cevapla mukabele etmiş, 'anlayamadıkları' yerleri 'onların anlayabilece i şekilde' izah etmiş ve en sonunda 'Nur, bunu okumaktır. Elmas, bu sözleri yazmaktır. Cevher de, bu kitaptan aldı ınız imandır' diye bir açıklama getirmiştir.
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
Mektubun en son paragrafı ise şu şekildedir:

'İşte Elmas, Cevher, Nur budur, dedim. Tasdik ettiler. Hepsi birden bana bakıyorlardı ve 'Bunu kim yazmış?' diyorlardı.'

İmdi, bu latif mektuptan alınacak bir dizi ders vardır. Özellikle 'Çocuklar(ımız)a Risale-i Nur'u nasıl anlatabiliriz?' sorusuyla hemhal olanlar için!

Birincisi, Şefik'in (r.h.) kendisinin ev ortamında Risale-i Nur okuyor oluşudur. Demek, çocuklarımızın Risale-i Nur okumalarını istiyorsak, evvela onların bizi Risale-i Nur okurken görmeleri gerekmektedir.

İkincisi; babalarının (veya dayılarının) ne okudu unu merak edip soranlara Şefik'in do rudan 'Risale-i Nur okuyorum. Risale-i Nur ki, asrın tefsiridir. Üstad Bediüzzaman Hazretleri yazmıştır' türünden bir cevap yerine, çocukların merakını daha da kamçılayıcı latif bir cevabı tercih etmesidir: 'Elmas, Cevher, Nur okuyorum.'

Üçüncüsü, bunun üzerine merak edip başına toplanan çocukları Şefik'in sevmesi ve kendilerine ikramda bulunmasıdır. Demek, çocu umuzun Risale-i Nur'a muhatap olaca ı ortam, sevgi gördü ü ve ikrama muhatap kılındı ı bir ortam olmalıdır.
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
Dördüncüsü, Şefik'in 'Onuncu Söz' gibi bir risaleyi okurken, çocukların anlayamadıkları noktada sordukları sorulara 'onların anlayabilece i şekilde izah' getirmesidir. Demek, Risale-i Nur'u çocuklara anlatmanın en uygun yolu, onu 'çocukça' anlatmaktır.

Beşincisi, Şefik'in elmas, cevher ve nuru son derece latif bir biçimde izah ettikten sonra, hâlâ daha müellifin ismini vermemiş olması; bu cevabın, ancak en sonra gelmesidir. Demek, önce Bediüzzaman'ın şahsını nazara verip, 'İşte bu onun kitabı. Hadi okuyun' deme şeklinde örneklerini çokça gördü üm bir tarz de ildir do rusu. Aslolan, muhatabı önce Risale'yle tanıştırmak, ancak bundan sonrasında gelen sorular dahilinde onun müellifini anlatmaktır.

Şefik'in mektubu, sonradan farkına vardı ım böylesi fıtrî, hakikatlı ve sımsıcak ölçüler taşıması itibarıyla, sanırım, çocu una veya çocuklara Risale-i Nur'u anlatma ve aktarma gayreti taşıyan herkesin dikkatle ele alması gereken bir mektup hükmündedir.

Metin Karabaşo lu
 

cebelinur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
28 Ağu 2005
Mesajlar
4
Aldığı Beğeniler
0

Üçüncüsü, bunun üzerine merak edip başına toplanan çocukları Şefik'in sevmesi ve kendilerine ikramda bulunmasıdır. Demek, çocu umuzun Risale-i Nur'a muhatap olaca ı ortam, sevgi gördü ü ve ikrama muhatap kılındı ı bir ortam olmalıdır.



insallah bu lutlu eserleri en güzel sekilde anlayanlardan oluruz.

ellerine saglık kardesim. güzel bilgiler. :)
 
Üst Alt