- Üyelik Tarihi
- 28 Mar 2010
- Mesajlar
- 3,714
- Aldığı Beğeniler
- 44
- Takım
- Galatasaray
Anneciğim, ellerimi tutar mısın? Bugün öyle yorgun ,öyle bir çareyim ki gözlerimi hiç açamıyorum nedense,çok yorgunum anne .Tarifi imkânsız bir ağırlık var üzerimde… Uyku ve uyanıklık arasında gidip gelmekteyim… Ellerimden tutar mısın anne bir elimden asılsan uyan artık demelerin , yok anne yüreğimde bir ses uyu diyor derinlerden...
Anneciğim, seni özlemek tarifi imkânsız bak kelime bulamıyorum anlatmaya, ,senin hatırına var gücümle tutunmaya çalışıyorum hayata… Ama anne, sisle kaplı bir görüntünün içinden seni seçmek öyle zor ki… Arada gök gürültüsünü andıran bir sesle yıldızlar dökülüyor sanki semadan… Tam aydınlık oldu derken, yeniden karanlıklar kuşatıyor etrafımı…
Anneciğim, bugün hava puslu mu? Üşüyor yüreğim… Sen ellerimi bırakma olur mu? Gözlerimi açmaya gücüm olmasa da, sesinin sıcaklığı üşüyen yüreğime ilaç olsun… Derinlerden bir feryat duyuyorum sanki sözlerini anlamasam da bana yakılıyormuşçasına yüreğime işliyor…
Anneciğim, neden almıyorsun beni de bu derin uykunun koynuna? Her sabah öptüğün gibi öpsene beni… Bu karanlık beni sanki içine doğru çekiyor. Bir yol varda bir ucunda sen, bir ucunda sanki beni başkaları bekliyor…
Anneciğim, dışarıda yağmur yağıyor da, bana söylemiyor musun? Sanki yanağıma değen yağmur damlaları var… Ama bunlar sımsıcacık, tıpkı yüreğin gibi anne… Anne, bu gece neden bu kadar uzun sürdü?
Sen uykuya bu kadar düşkün müydün? Anneciğim, yardım eder misin? Seni görmek için derin uykulara dalmak istiyorum… Yoksa yağmur çiseleri sandığım benin gözyaşlarım mıydı? Neden öyle bakıyorsun? Sanki az sonra seni alacaklar takındığın bu ifadenin anla mı ne?
Anneciğim, gökyüzü neden böylesine kızıl, insanlar neden böyle koşuşturuyor? Arkadaşların nerde… Geç kaldım seni anlamakta geç kaldım. Ben bu kışı, yazı, baharı sevmedim. Baksana hem seni ağlattı, hem de benden ayırdı. Benim baharım ne zaman gelecek? Sana buket buket çiçek toplamak istiyorum…
Anneciğim, bana bir şeyler oluyor, parmaklarımdan kanlar çekiliyor, üşüyorum, o soğuk bedenimi sanki esir alıyor… Ama ilginç biliyor musun bedenim üşüyor yüreğimde yangın… Hiç bitmiyor anne her sabah öperek uyandırmaların, bu gün yalnız uyandım… Hakkını helal et ne olur? Çok emeğin var üzerimde…
Anneciğim, Halsizliğim öyle çok ki, galiba hasta olacağım…
Hasta olsam beklersin değil mi başucumda… Gözlerimi kapatsam da bir yere gitme olur mu? Hem böylece daha dirençli olur, hastalığımı yeneriz değil mi?
Anne! Ellerimi neden sıkmıyorsun artık, gözlerime bakan gözlerin nerde? Üzerine serdikleri bu örtüyü daha önce hiç sermemiştin ben… Ama bu örtü bembeyaz .. Bilirsin seni üzmek istemem… Ama anlamıyorum yüreğim yanıyor her sabaha sensiz uyanmak yakıyor içimi…
Tarifsiz yorgunluğum, senin manidar suskunluğun hepsi derin uykundan dolayı öyle mi?
Annelerimizi başımızdan eksik etmesin ALLAH..
Anneciğim, seni özlemek tarifi imkânsız bak kelime bulamıyorum anlatmaya, ,senin hatırına var gücümle tutunmaya çalışıyorum hayata… Ama anne, sisle kaplı bir görüntünün içinden seni seçmek öyle zor ki… Arada gök gürültüsünü andıran bir sesle yıldızlar dökülüyor sanki semadan… Tam aydınlık oldu derken, yeniden karanlıklar kuşatıyor etrafımı…
Anneciğim, bugün hava puslu mu? Üşüyor yüreğim… Sen ellerimi bırakma olur mu? Gözlerimi açmaya gücüm olmasa da, sesinin sıcaklığı üşüyen yüreğime ilaç olsun… Derinlerden bir feryat duyuyorum sanki sözlerini anlamasam da bana yakılıyormuşçasına yüreğime işliyor…
Anneciğim, neden almıyorsun beni de bu derin uykunun koynuna? Her sabah öptüğün gibi öpsene beni… Bu karanlık beni sanki içine doğru çekiyor. Bir yol varda bir ucunda sen, bir ucunda sanki beni başkaları bekliyor…
Anneciğim, dışarıda yağmur yağıyor da, bana söylemiyor musun? Sanki yanağıma değen yağmur damlaları var… Ama bunlar sımsıcacık, tıpkı yüreğin gibi anne… Anne, bu gece neden bu kadar uzun sürdü?
Sen uykuya bu kadar düşkün müydün? Anneciğim, yardım eder misin? Seni görmek için derin uykulara dalmak istiyorum… Yoksa yağmur çiseleri sandığım benin gözyaşlarım mıydı? Neden öyle bakıyorsun? Sanki az sonra seni alacaklar takındığın bu ifadenin anla mı ne?
Anneciğim, gökyüzü neden böylesine kızıl, insanlar neden böyle koşuşturuyor? Arkadaşların nerde… Geç kaldım seni anlamakta geç kaldım. Ben bu kışı, yazı, baharı sevmedim. Baksana hem seni ağlattı, hem de benden ayırdı. Benim baharım ne zaman gelecek? Sana buket buket çiçek toplamak istiyorum…
Anneciğim, bana bir şeyler oluyor, parmaklarımdan kanlar çekiliyor, üşüyorum, o soğuk bedenimi sanki esir alıyor… Ama ilginç biliyor musun bedenim üşüyor yüreğimde yangın… Hiç bitmiyor anne her sabah öperek uyandırmaların, bu gün yalnız uyandım… Hakkını helal et ne olur? Çok emeğin var üzerimde…
Anneciğim, Halsizliğim öyle çok ki, galiba hasta olacağım…
Hasta olsam beklersin değil mi başucumda… Gözlerimi kapatsam da bir yere gitme olur mu? Hem böylece daha dirençli olur, hastalığımı yeneriz değil mi?
Anne! Ellerimi neden sıkmıyorsun artık, gözlerime bakan gözlerin nerde? Üzerine serdikleri bu örtüyü daha önce hiç sermemiştin ben… Ama bu örtü bembeyaz .. Bilirsin seni üzmek istemem… Ama anlamıyorum yüreğim yanıyor her sabaha sensiz uyanmak yakıyor içimi…
Tarifsiz yorgunluğum, senin manidar suskunluğun hepsi derin uykundan dolayı öyle mi?
Annelerimizi başımızdan eksik etmesin ALLAH..