Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
İnsan, ağaç gibi göğe doğru filizlenen bir canlıdır; bu kısa dünyanın alçaklığından mâverâya başını uzatmış isyanın uzun boyudur. Tavanı yararak bir sır gibi bir ay ışığı gölgesinden, bir bakış gibi yıldız deliğinden geçsin diye hayal ve arzu kıvamında yoğrulmuştur.
Ruhunu her yandan acımasızca kavrayıp sıkıştıran bu boğucu ve karanlık dünya darboğazından; yünle tüyle kaplanmadan, kendisinde ruhun payı bedenden daha fazla olsun diye, beden güçsüz ve düşkün bir mahkûmun çevresine sağlam ve kalın bir duvar değil de kalbin varlığında ince bir ipek kumaş olsun diye, teninin altından saldırgan, taşkın ve erimiş ruhu dışarı taşsın diye, bu hafif, güzel ve kırılgan örtünün ardından, sessizce ağlayan bir mumun tâkatsiz ışığıyla kurtulmak ve gözlerden gizli kalmamak için kendisini kapılara duvarlara vurur.
Onda gövdeler kılıçtır, çekilmiştir. Var olan her şeyle, kendisini kendisinde tutan her şeyle kavgalıdır. İsyankârdır. Yani her yandan yüklenip ağırlık yapan havanın, toprağın, hayatın ve bu dünyanın örseleyişini kabul etmemiş, tembel, güçsüz ve yumuşakça teslim olmamıştır. Kuşatan şeye entegre olamamıştır, “tabiatın kalıbı”na sığmamaktadır.
O tuğyan aracıdır, red çiçeğidir. Bu varlığın tümüne baştanbaşa “hayır” cevabıdır. Onun var oluşu, Ondan başkasının var olmayışıdır. Bu insan, tabiatı tedrici olarak reddetmekle, tedrici olarak kendisini inşa etmektedir. Madalyonun bir yüzünde o vardır, öbür yüzünde de bu âlem. İçi boş, donuk, kör kalpli kâinata duygu ve yaratıcılığının gücüyle şuur, duygu ve ünsiyet kazandırdığı ve aptal nesneleri sanat mucizesiyle kendisine akraba haline getirdiği ölçüde kendisini yaratmakta ve “olmaktadır” Bu yüzden sanatçı tabiatı süslemez, güzellik yaratmaz, kendisini ortaya çıkarır. İnsanlar hep sanatçılardır. Herkes sahip olduğu sanat ölçüsünde insandır ve tabiatın kaba gerçekliğini inkâr ederek kendi hakikatini var eder. Hiç kimsenin sözünü etmediği, mucizeler yaratan diyalektik, “Allah’ın kendinden insana üflediği ruh” budur işte. Ona öğrettiği ve bütün meleklerce secde edilen kıldığıdır. İlk günah ta budur. Yasak meyve de budur. Yeryüzüne sürülme de bu, Tanrıyla yakınlığı da bu, şeytanla elbirliği de bu, ilahi kemâlin kaynağı oluşu da bu, çilenin doğurgan menşei de budur. Allah kendisini “zalûm ve cehûl” diye niteliyorsa bundandır. Onun boyuna posuna bakıp coşkuyla “Tebârakellahu ahsene’l halikiyn” deyişi de bundandır!-Ali Şeriati/Çöle İniş
 

...vuslat

gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları...
 
Üyelik Tarihi
6 May 2015
Mesajlar
7,297
Aldığı Beğeniler
19,193
Konum
????
Burdan çıkarım/ınızı merak etsem mi?
:gul:
 

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
Ruhun kaynağının maddi dünyaya sığmayacağını anladım galiba
 
Üst Alt