Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

durmuş göktekin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Tem 2011
Mesajlar
154
Aldığı Beğeniler
0
…ÇÜNKÜ BAKİ OLAN RUHUMUZDUR.

26 Ocak 09 Şubat 2013 tarihinde Umre ziyareti için (Sıla Turizm) şirketiyle diyaloga geçtim. Başlangıçta karşılıklı saygı, sevgi içinde devam eden ilişkiler Medine’de bitti. Yaptıkları programlarda ve karşılıklı görüşmelerimizde, İstanbul-Cidde uçacaktık, İstanbul-Medine uçurdular. Mekke’de otel kiraladıkları için Medine’de de kalamadık. Kırık-dökük otobüslerle Medine’den, Mekke’ye gittik. 500 km. ye yakın yolun zahmetini çektik. Diyanetin şirkete atadıkları din görevlilerinden hiç mi hiç hizmet alamadık. Düzensizliğin hâkim olduğu bir turla çıktığımız Umre ziyareti Medine yolculuğu ile başladı. Yolda ibadetlerimizi vaktinde yapamadık.

Türkiye’den Umre ziyaretçisi toplayan hocalar, topladıkları kişilere sahip çıkıp hizmet verirken bu halin dışında kalanlar başıboş kaldılar, hizmet alamadılar. Geç vakit Mekke’ye indik. Şirketin oradaki temsilcisinin eli ayağı birbirine dolaşmış, elinde isim listeleri kimin hangi otele gideceği belli değil. Ben, İstanbul’da kaydolduğum otelin dışında başka bir otele, bir hayli uğraştan sonra yerleştirildim. Çok geç vakitlerde tavaf ve sayımızı yapıp, sabah namazından sonra otele gidip istirahata çekildim.

Haydi, benim gidişim mükerrer olduğu için az-çok yapılacakları biliyordum. Ya ilk defa gidenler ne yapacaktı? (Ankara-İzmir-Çorum) dan da gelen din görevlileri vardı. Onların hiçbirine; sen şu grubu, sen de şu grubu al, gerekli ibadetlerin yapılmasında hizmet ver denmedi. İnsanlar ağıldan koyun çıkartılır gibi Mekke ve Medine’de bırakıldılar, sahip çıkılmadılar. Hâlbuki müşteri, ticaret yapanın velinimeti olarak söyleniyordu. İnsanları ve toplumları kalkındıran prensiplerdir. Bizi oralara götüren Tur sahipleri veya temsilcileri insanları dolaşıp, hal ve hatırlarını, istek ve arzularını sormalıydı. Olup biten olumsuzluklardan özür dilemeliydi. Müşterilerinden helallik istemeliydi. Bunlar ticaretlerinin geleceği için önemli hareketlerdi. Yapılmadı, yapılmıyor. Sen daldan elmayı koparda dal kırılırsa kırılsın anlayışı hâkim. Dal kırılınca gelecek yıl o elma ağacı sana elma verir mi?

Düzen kurmak o kadar basitken düzensizlik içinde yaşamak insanı kahrediyor. İnsanın olduğu her yerde elbette olumsuzluklar olacaktır. Fakat bu olumsuzlukları asgariye indirmek de insanın vazifesidir. Şimdi ben soruyorum: Tur sahipleri müşterileriyle zaman, zaman anketler yapıyor mu? Çünkü her müşterinin bütün kayıtları kendilerinde mevcut. Yapıyorlarsa devam eden bu düzensizliğin sebebi nedir? Memnun olan bir müşteri bin müşteri demektir. Memnun olmayan bir müşterinin kaybı bin müşterinin kaybı demektir. Bunların hepsi bilinen şeyler olduğu halde gerekli çalışmaları yapmamak, doğrudan kendine ve işine ihanettir. Müşterisine de zulümdür. Para; hayatı madden ve manen mutlu yaşamanın bir vasıtasıdır. Para kazanıp keyfince yaşamak insana yetecek bir olgu değildir. İnsan ruhunu ve kalbini de keyfince yaşatmayı düşünmelidir. İnsan, bedensel yönlerine hizmet ettiği gibi ruhi yönlerine de hizmet etmek zorundadır. Beden ve ruhumuzla insan olduğumuz unutulmamalıdır. Her türlü imkân ruha hizmette araç olmalıdır. Çünkü baki olan ruhumuzudur.

Ümmeti Muhammed; dünyanın her tarafından aşk ve vecd içinde Kâbe’yi tavaf etmeye gelmiş. Heyecan ve gözyaşları içinde Allah’ın evini tavaf etmek güzel bir şey. Ama gel gör ki her halimizle nizamsızlık ve düzensizlik içindeyiz. Hâlbuki Rabbimiz her şeyi düzen ve nizam içinde yaratmış bize de böyle olun diyor. Fakat biz bundan uzağız. Mekke ve Medine’de haremlerin (camilerin), içinde telefon görüşmeleri, sürekli resim çekimleri her lisandan çıkan yüksek sesler, ortalığı vaveylaya boğuyor. Ümmetteki eğitimsizlik hat sahada. Tabii orada bulunmanın verdiği müsamaha ile davranılıyor. Herkes birbirine müsamaha ediyor. Ama bunlar yetmiyor. Allah; düzen, nizam ve güzellik isterken, O’na kullukta bulunmak isteyenlerin düzen ve nizamsızlığı düşünenlerin yüreklerini sızlatıyor. Savaşta bozguna uğramış bir ordunun mensupları gibiyiz. Böyle bir orduyu elbette mağlup etmek kolaydır. Dünyada Müslümanların ezilişini anlamak için o manzaraları görmek yeter. Herkes orada, Allah’ın evinde O’nun birer aziz misafiridir. Ne yazık ki durumumuz da bu. İnşallah O, bizi bağışlıyordur. Çünkü biz oraya O’na inandığımız için gittik.

15. 02. 2013
Durmuş Göktekin
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun yüreginize bereket tesekkürler
Selam ve Dualarimla.......
 
Üst Alt