- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
Seni okuyorum bu gece...
Yine büyük bir sükunet var içimde. Geçmişle olan hasbihalimin değişmez kurallarından biri oldu ayaklarımı yere sesizce basışım.
Mürekkeple somutlaştırdığın yüreğin var ellerimde.
Ve seni okuyorum yine. Her anınımda her halini anlamaya çalışarak ve her anında her halinle seni özleyerek. Seni okuyorum yeniden.
Satırlarında, umut ve ye'is karışık duruyor. Bir adım gerisi umutsa, bir adım ötesi ye'is. Sayfalara yalnızlığın resmini çizmişsin, hasretin ayak izlerinden yola çıkmış, özgürlüğün hayat hikayesini yazmışsın.
Gittiğin yerden başlıyor yalnızlığım ve start alıyor susmalarım. Sessizliği bir tek sensizlikten sıyrılıp, seni düşünürken bu kadar çok seviyorum.
Şimdilerde, geçimsiz mevsimlik bir işçi gibi hissediyorum kendimi. Sızıdan uyuşmuş bütün düşüncelerimden kurtulmak bahanesiyle, huysuz bir bahçıvan gibi içime dalıp yüreğimi budamak geçiyor içimden.
istemesem de, hep aynı noktaya sürükleniyorum. Yeni bir başlangıç, yeni bir olgu, yeni bir gün yokmuş gibi. Yarınım bile dünün eskimişliği kadar bayat duruyor önümde. Her kısır döngünün arefesinde bir tek Meryem orucu avutuyor beni...
Kalabalıklar hiç bu kadar düşman görünmemişti bana; sessizlik sensizlik olduğundan bu yana hayat hiç bu kadar dokunmamıştı. Ellerim başımı hiç bu kadar istekli avuçlamamıştı ve başım hiç bu kadar kararlı durmamıştı avuçlarımın arasında.
"İnsan, tüketici oluşunun bedelini, fazlasıyla tüketilerek ve tükenerek
ödüyor değil mi?
Hayatı sorguluyorsun; sorguladığından daha çok sorgulanıyorsun. Gereksiz felsefelerden arınmaya çalışıyorsun; zaten falaca var olan toplumun gediklerinden birnden kendin başlıbaşına bir ekol oluşturup çıkıyorsun.
Neyin etik, neyin a-etik olduğu belli değil artık. Önce teoride yaşadık bu kargaşayı, şimdi ise zihnimizde çözümleyemediklerimiz pratikte eğriler ve doğruların klişe sentezleri olarak karşımızda.
Biliyorum bu kez, bu işaret (?) cevapsız, bu paylaşım yanıtsız kalcak. Oysa ki düşüncelerim, bir tek seninle paylaşıldığında keyiflenirdi! Kendime itiraf edemdiklerim sende canlanır, sende ifade bulurdu.
Çünkü sen,
Beni benden daha iyi tanıyan ve anlayandın...
...alinti...
Yine büyük bir sükunet var içimde. Geçmişle olan hasbihalimin değişmez kurallarından biri oldu ayaklarımı yere sesizce basışım.
Mürekkeple somutlaştırdığın yüreğin var ellerimde.
Ve seni okuyorum yine. Her anınımda her halini anlamaya çalışarak ve her anında her halinle seni özleyerek. Seni okuyorum yeniden.
Satırlarında, umut ve ye'is karışık duruyor. Bir adım gerisi umutsa, bir adım ötesi ye'is. Sayfalara yalnızlığın resmini çizmişsin, hasretin ayak izlerinden yola çıkmış, özgürlüğün hayat hikayesini yazmışsın.
Gittiğin yerden başlıyor yalnızlığım ve start alıyor susmalarım. Sessizliği bir tek sensizlikten sıyrılıp, seni düşünürken bu kadar çok seviyorum.
Şimdilerde, geçimsiz mevsimlik bir işçi gibi hissediyorum kendimi. Sızıdan uyuşmuş bütün düşüncelerimden kurtulmak bahanesiyle, huysuz bir bahçıvan gibi içime dalıp yüreğimi budamak geçiyor içimden.
istemesem de, hep aynı noktaya sürükleniyorum. Yeni bir başlangıç, yeni bir olgu, yeni bir gün yokmuş gibi. Yarınım bile dünün eskimişliği kadar bayat duruyor önümde. Her kısır döngünün arefesinde bir tek Meryem orucu avutuyor beni...
Kalabalıklar hiç bu kadar düşman görünmemişti bana; sessizlik sensizlik olduğundan bu yana hayat hiç bu kadar dokunmamıştı. Ellerim başımı hiç bu kadar istekli avuçlamamıştı ve başım hiç bu kadar kararlı durmamıştı avuçlarımın arasında.
"İnsan, tüketici oluşunun bedelini, fazlasıyla tüketilerek ve tükenerek
ödüyor değil mi?
Hayatı sorguluyorsun; sorguladığından daha çok sorgulanıyorsun. Gereksiz felsefelerden arınmaya çalışıyorsun; zaten falaca var olan toplumun gediklerinden birnden kendin başlıbaşına bir ekol oluşturup çıkıyorsun.
Neyin etik, neyin a-etik olduğu belli değil artık. Önce teoride yaşadık bu kargaşayı, şimdi ise zihnimizde çözümleyemediklerimiz pratikte eğriler ve doğruların klişe sentezleri olarak karşımızda.
Biliyorum bu kez, bu işaret (?) cevapsız, bu paylaşım yanıtsız kalcak. Oysa ki düşüncelerim, bir tek seninle paylaşıldığında keyiflenirdi! Kendime itiraf edemdiklerim sende canlanır, sende ifade bulurdu.
Çünkü sen,
Beni benden daha iyi tanıyan ve anlayandın...
...alinti...