Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

PeygamberGülü

سَيِّد م
 
Üyelik Tarihi
27 Şub 2008
Mesajlar
382
Aldığı Beğeniler
3
Konum
اَهْلِ قُبُرْ
Danimarkalı 'Tina'yı, 'Nur' yapan neydi?



Danimarkamedyasının İslam'a ve Müslümanlara saldırmasının kendisinde İslam'akarşı bir ilgi oluşturmaya başladığı Danimarkalı Tina, karikatür krizisonrası Müslüman oldu.



Evetbeyler! Bir kez daha yenildiniz. İslam’a ve Müslümanların değerlerineyaptığınız her saldırı sonucu kendi kalenizde bir gol daha görüyorsunuz.

TıpkıDanimarka’da olduğu gibi. Uzun zamandır karikatür olayları sonrasıDanimarka’da İslam’a büyük bir ilgi olduğuna dair haberler alıyordum.

Sonunda Allah karşıma Danimarkalı Tina Hanım’ı çıkardı, çok da iyi oldu.

Müslümanolduktan sonra Nur ismini alan Tina Hanım’ın hikayesini okuduğunuzdaeminim siz de benim gibi bir çok farklı duyguyu bir aradayaşayacaksınız.

Birileri çatlasa da, patlasa da İslam gümbür gümbür geliyor.

SevgiliÜstadın dediği gibi; “Şu istikbal inkilabı içinde en gür seda İslam’ınsedası olacaktır” Üstadın bu müjdesine bütün hücrelerimizle inanıyoruz.

Allah Tinaları Nurlandırsın, onları milyar kılsın…
-Nur Hanım öncelikle sizi biraz tanıyalım. Bize geçmişinizden bahseder misiniz?
1985yılında Kopenhag’ın doğusundaki Ringkobing Şehri’nde doğdum. 6 yaşımdaannemi kaybettim, babam bir daha evlenmedi. İlkokulu ve liseyiRingkobing’de okudum. Daha sonra Üniversite okumak için Kopenhag’ageldim. 1 ay hukuk fakültesinde okuduktan sonra, hukuk fakültesinibırakıp Şarkiyat Eğitimi almaya başladım, şu an eğitimim sürüyor.
-Nasıl bir ortamda büyüdünüz? Aileniz dindar mıydı?
Annempek fazla dindar bir kadın değilmiş; fakat babam kürtaja karşı çıkan,kilisedeki vaazları aksatmayan dindar bir Hıristiyan’dır. Babam anneminvefatından sonra kendini daha fazla dine vermiş, diğer kız kardeşiminve benim dindar birer insan olmamızı istiyordu. Bu nedenle haftasonları babamla birlikte kiliseye giderdik. Fakat ben 16 yaşımdan sonradinden uzaklaşmaya, diğer arkadaşlarım gibi yaşamaya başladım.
-Nasıl yani?
Dansetmekten, arkadaşlarımla birlikte eğlenmekten hoşlanıyordum.Arkadaşlarla sık sık bir araya gelip, dans partileri düzenlerdik.
-İslam’la nasıl tanıştınız? Müslüman oluş serüveninizi dinleyebilir miyiz?
Üniversiteeğitimi almak için Kopenhag’a gelmiştim. Hukuk fakültesinde okumayabaşladım; fakat bir süre sonra hukuk fakültesinin bana göre olmadığınıfark ettim. Okula başladıktan bir ay kadar sonra okulu terk edip bircafede çalışmaya başladım. Cafeye genellikle yabancı gençler; özelliklede Türkler, Araplar, İranlılar ve Mısırlılar geliyorlardı.Müslümanlarla ilk kez bu cafede tanıştım. Fakat cafeye gelen gençlerindinle pek fazla ilgileri yoktu, sadece domuz eti yememeye özengösteriyorlardı. Karikatür olayları başlayınca İslam DanimarkaMedyası’nın bir numaralı gündemi oldu. Televizyonlar, gazeteler sürekliolarak İslam hakkında haberler yapıyorlardı. Haberlerde İslam’ın birterör dini olduğu, özgürlükleri kısıtladığı, fikir hürriyetine saygıduymadığı, kadınları ezdiği ifade ediliyordu. Biz de cafedekiarkadaşlarla sık sık karikatür olaylarını konuşuyorduk. Çok fazladindar olmasalar da İslam’a yapılan bu saldırı Müslüman Gençleri birhayli kızdırmıştı.


KARİKATÜRLE BAŞLAYAN İLGİ
DanimarkaMedyası’nın sürekli olarak İslam’a ve Müslümanlara saldırması, ben deİslam’a karşı bir ilgi oluşturmaya başladı. Kendi kendime “Danimarkamedyası bir çok din varken niçin özellikle İslam’la ilgili haberleryapıyor? Danimarkalı Karikatüristler niçin özellikle İslam’ınpeygamberine saldırıyorlar?” diye sormaya başladım. İnternetüzerinden İslam’la ilgili İngilizce Siteleri ziyaret ediyordum ve busitelerdeki yazıları okuyordum. Karikatür olayları büyüdükçe İslam’aolan ilgim daha da fazla arttı ve bir İslam Ülkesi’ni ziyaret etmeyekarar verdim. Mısır’a gezi düzenleyen bir turizm acentesiyle Kahire’yegittik. Gezi grubumuzda Yahudiler, Türkler, Danimarkalılar,Pakistanlılar ve Polonyalılar vardı. Bir hafta boyunca Kahire,İskenderiye ve Şarmul Şeyhi gezdik. Özellikle Müslümanların yabancılarakarşı olan konukseverliği ve Mısır’da gezerken duyduğum ezan sesleribeni çok etkiledi. Her ezan sesi duyduğumda gökyüzünden bir şeylerinbana seslendiğini hayal ediyordum ve ağlamak istiyordum. Mısır’dandöndükten sonra sık sık cafeye gelen Müslüman gençlerle İslam üzerinekonuşmaya başladık. Onlara İslam; içki içmeyi, farklı kadınlarlabirlikte olmayı yasaklıyor; fakat siz Müslüman olduğunuz halde İslam’ınbu emirlerine niçin uymuyorsunuz? diye soruyordum.
-Bu sorunuza ne tür cevaplar alıyordunuz?
“İslambizim kalbimizde, dindar olmasak da İslam’a inanıyoruz” diyorlardı.Fakat karikatür olaylarından sonra cafeye gelen Müslümanların çoğu dahada dindarlaşmaya başladı.
-Daha sonra ne oldu? Müslüman olmaya nasıl karar verdiniz?
İslamhakkında yaptığım araştırmalar hayatımı değiştirmeye başladı. Artıkdaha fazla okuyordum ve daha iyi bir insan olmuştum. İçki içmiyordum vegeceleri de diskoya gitmiyordum. Cafeden ayrılıp Şarkiyat bölümündeokumak için tekrar üniversiteye kaydoldum. Şarkiyat okumak istememinnedenlerinden biri de İslam hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaktı.Bir arkadaşımla birlikte Kopenhag’da Müslümanların yoğun olarakyaşadıkları Norrebro Bölgesi’nden ev tuttuk.
-Bu tercihinizin özel bir nedeni var mıydı?
Hayır. İnternetten araştırma yaptık. Norrebro’da bulduğumuz ev son derece ucuzdu. Bu nedenle orada yaşamaya başladık.
“İSLAM FARKLI; MÜSLÜMANLAR FARKLI”
-Norrebro’daki Müslümanlar nasıldı? Müslümanlarla birlikte yaşarken ne tür gözlemlerde bulundunuz?
Özelliklegençlerin İslam’la hiçbir ilişkileri yoktu. Bir çoğu tıpkıDanimarkalılar gibi yaşıyorlardı ve sohbetlerinin konusu sürekli olaraksanatçılar, futbolcular ve film yıldızlarıydı. Norrebro’da yaşayanMüslümanların benim üzerimde olumlu etkileri olmadı. Bu arada İslamüzerine yaptığım araştırmalarımı iyice arttırmıştım, okuldan döndüğümdehemen internetin başına geçiyordum ve saatlerce İslam hakkındakiyazıları okuyordum. İslam’ı araştırdıkça içimdeki Müslüman olma isteğidaha da arttı. Ayrıca Avrupa’da yaşayan Müslümanların yaşantılarınabakıp, İslam’ı değerlendirmemem gerektiğini de öğrendim. Çünkü buinsanların yaşantılarıyla İslam’ın istekleri arasında büyük farklarvardı. İnternetten sürekli olarak Kur-an’ı Kerim dinliyordum ve Kur-andinlemek kalbime huzur veriyordu. Zain Bhikha’nın İslam’la ilgiliklipleri de beni çok etkiledi. Özellikle “Allah Biliyor” isimli parçayıdinlediğimde sürekli ağlamak istiyordum ve içimde Allah’a karşı büyükbir sevgi oluşuyordu. “Son Nefes” isimli bir klip seyretmiştim. Klipölümü anlatıyordu, bu klipi seyrettikten sonra “kendi kendime ölünce neyapacağım?” diye sormaya başladım. İçimi büyük bir korku sardı.Zihnimde, cevaplayamadığım bir sürü soru vardı. Bir Kur’an Meal-i alıpokumaya başladım. Şimdiye kadar Kur-an’ı hep dinlemiştim, fakat hiçokumamıştım. Kur-an okumaya başlayınca zihnimdeki sorular bir bircevaplanmaya başladı. Her ayet adeta beni büyülüyordu. İçimde büyük birheyecan ve coşku oluşmuştu. “Dünya hayatı bir oyun ve eğlencedenibarettir” ayetini okuduğumda gözyaşlarımı tutamadım ve Kur-an’asarılarak ağlamaya başladım. O an dünyaya geliş nedenimi çözmüştüm,Allah beni dünyaya kendisine kulluk etmem için göndermişti ve hepimizibir imtihana tabi tutuyordu. İslam’a karşı içimde en ufak bir şüphekalmamıştı ve Müslüman olmaya karar verdim. Pakistanlı Müslüman birarkadaşım vardı; O’ndan İslam’a girmem için bana yardım etmesiniistedim. Birlikte Kopenhag’da yaşayan İmam Abdullah Wahid isimli birDanimarkalı’nın ziyaretine gittik. İmam Abdullah da sonradan Müslümanolmuş ve İslami bilgisi son derece gelişmiş bir Danimarkalı’ydı. Aynızamanda bir davetçiydi ve bürosuna ziyarete gelen Danimarkalılaraİslam’ı anlatıyordu. İmam Abdullah’a Müslüman olmak istediğimi ve banayardım etmesi gerektiğini belirttim. İmam, Müslüman olduktan sonrayepyeni bir hayata başlayacağımı, bundan dolayı bu kararımı çok iyidüşünmem gerektiğini söyledi. Ayrıca benden Müslüman olmak istediğimiaileme haber vermemi de istedi. Bana; “Seni bir hafta sonra tekrarbüroma bekliyorum” dedi.
-Bu ziyaretiniz esnasında Müslüman olamadınız mı?
Hayır.
-Daha sonra ne yaptınız?
Evegeri döndüm ve babama göndermek için uzun bir mektup kaleme aldım.Mektupta babama İslam’la tanıştıktan sonra neler hissettiğimi ve niçinMüslüman olmak istediğimi açıkladım Mektubun sonunda İslam’ın anne vebabaya verdiği önemi Kur-an’dan örnekler vererek anlattım. BabamınMüslüman olduktan sonra onu terk edeceğimi düşünmesini istemiyordum.Mektubu gönderdikten iki gün sonra babam beni telefonla aradı ve banabağırmaya başladı. Müslüman olursam kendisiyle bir dahagörüşemeyeceğimi, benimle bütün bağlarını keseceğini söyledi. Babamısakinleştirme çabalarım sonuç vermeyince, babama Müslüman olmakonusunda kararlı olduğumu belirttim. Babam yüzüme telefonu kapadı vebeni bir daha aramadı.
-Şu an babanızla görüşüyor musunuz?
Hayır.Örtünmeye başladıktan sonra babam daha da çıldırdı. Bana “Başındaki oçuvalı çıkarana kadar seninle görüşmeyeceğim” dedi. Benim Müslümanlartarafından kandırıldığımı ve kısa zamanda Müslümanların gerçek yüzünügöreceğimi düşünüyor. Fakat Müslümanların nasıl oldukları beni çokilgilendirmiyor, bence önemli olan İslam’ın nasıl olduğu. Bir haftadolduktan sonra İmam Abdullah’ın bürosuna gittim. İmama aileme haberverdiğimi ve Müslüman olma konusunda son derece kararlı olduğumusöyledim ve Kelime-i Şehadet getirerek İslam’a girdim. İnsanlar bananasıl Müslüman olduğumu, din olarak niçin İslam’ı seçtiğimi soruyorlar.Aslında ben İslam’ı seçmedim, İslam beni seçti ve Rabbim İslam’a girmemiçin bana yollar hazırladı.


“ÖRTÜM SAYESİNDE EKSİK OLAN ŞEY TAMAMLANDI”
-Ne zaman örtündünüz?
Müslümanolduktan 3 hafta sonra örtünmeye karar verdim. İslam’a girmiştim fakatbir şeylerin eksik kaldığını hissediyordum. Kendimi daha fazla Müslümanhissetmeliydim. Ayrıca Müslüman olduktan sonra erkeklerin bakışlarıbeni çok fazla rahatsız etmeye başlamıştı. Müslüman olduktan 3 haftasonra ev arkadaşımla birlikte başörtüsü satan bir mağazaya gittik.Mağazanın önüne geldiğimizde içimi büyük bir heyecan kapladı. Birbaşörtüsü satın aldım ve başımı örttüm. Örtündüğüm an, Müslümanolduktan sonra içimde eksik kalan şeyin artık tamamlandığını farkettim. Örtüm sayesinde Allah’ın beni daha fazla sevdiğini hissediyorum.
-İslam’a girdikten sonra hiç hayal kırıklıklarınız oldu mu?
Evet.İslam’a girmeden önce bütün Müslümanların aynı şekilde düşündüklerinihayal ediyordum. Fakat Müslümanları gözlemledikçe düşüncemin yanlışolduğunu anladım. Önce Hizbu’t-tahrir Grubu ile tanıştım, daha sonraselefilerle, daha sonra da sufilerle. Hepsi de kendi anlayışlarınıngerçek İslam olduğunu savunuyorlar. Bence Müslümanlar bu şekildegruplara ayrılmamalılar, çünkü Kur-an hepimizin kardeş olduğunu veMüslümanların gruplara ayrılmamaları gerektiğini ifade ediyor.
-Danimarka’da İslam’a ilgi hangi boyutlarda?
Özelliklekarikatür olaylarından sonra İslam’ı araştıran birçok Danimarkalı,Müslüman oldu. Benim okuldan tanıdığım 3 arkadaşım da karikatürolaylarından sonra İslam’ı araştırıp Müslüman oldular. Kendisini en sonziyaretimde İmam Abdullah bana her hafta en az iki Danimarkalı’nınofisine gelip İslam’a girdiğini söyledi. İmam Abdullah gibiDanimarka’da onlarca imam var. İnşallah İslam bütün Danimarka’yayayılır.
-Son olarak geleceğe dair hayalleriniz neler diye sorsam?
Okulumubitirip Mısır’da veya Suriye’de Arapça eğitimi almak istiyorum, babamında Müslüman olmasını çok istiyorum. Ayrıca iyi bir insanla evlilikyapıp, Danimarkalıları İslam’a davet edecek çocuklar yetiştirmekistiyorum.



Adem Özköse / Gerçek Hayat Dergisi
 

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Rabbim razı olsun Rabbim daim eyler inş ne mutlu ki ona Rabbim nasip etmiş islamla şereflendirmiş okuyunca çok etkilendim bizlerde müslümanız hemde doğuştan acaba onlar kadar yürekten hissede biliyormuyuz müslümanlığımızı..(bunun içine kendimi de katarak söylüyorum yanlış anlamayın lütfen)
 

fatsalı

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2005
Mesajlar
1,831
Aldığı Beğeniler
796
Konum
fatsa
Takım
Trabzonspor
emeğine sağlık mucteba kardeşim emeğine sağlık.........bilgiler paylaşıldıkca güzelleşir........paylaşımınız için sağol........
 
Üst Alt