Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

eslem

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,072
Aldığı Beğeniler
2
Darılma yok, dayanma var!

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Allahın hususî olarak yarattığı ısmarlama bir insandır. Onun bir insan olarak aramıza katılışı bizler için en büyük bahtiyarlıktır.
İnsanlık O Sultanı anladığında ve Ona tabi olduğunda hakiki insanlığa erecektir. Zira Kuran, Onun yüce bir ahlâk üzere yaratılmış olduğunu haber veriyor:

Kasem olsun ki sen yüce bir ahlâk üzere bulunuyorsun. (Kalem, 68/4) Allah Rasulü, bu yüce ve yüksek olan ahlâkı yaşamada dişini sıkmış, bıktırıcı, usandırıcı ve tedirgin edici hadiseler karşısında asla darılmamış ve kırılmamış, alabildiğine bir zindelik içinde daima Allahın emirlerini yaşamış ve bu mevzuda mukavemet göstermiştir. Ne olumsuz esintiler Onu yıldırmış ne de müspet taraftan gelen mükellefiyetler Onu bıktırmıştır. O, her türlü bela ve musibetlere karşı daima dayanmış, onlara göğüs germiş ve böylece ahlâkın en yücesiyle serfiraz olduğunu göstermiştir.

Cenab-ı Hakkın kuluna yüklemiş olduğu mükellefiyetler karşısında kulun dayanması ve darılmaması önemli bir ahlâki yüceliktir. İşte en başta Rasûlü Ekrem bunu yapmıştır. O, bütün insanlığı hak ve hakikate davet vazifesiyle görevlendirildiği zaman, Kime ne anlatacağım? Beni kim dinler? demeden, insanların içine yönelmiş, hak ve hakikati neşretmiştir. Musibetler yer yer Onu tehdit eder hale gelmiş; fakat O, bunların hiçbirinde en ufak bir yılgınlık göstermemiş, Rabbisine karşı kullukta daima ciddi bir teslimiyet içinde vazifesini yerine getirmeye çalışmıştır.

Dayanma ve darılmama, yılgınlık göstermeme ve gönül verilen şeyde sonuna kadar sebat etme mevzuunda Allah Rasulünün hayatında örnek gösterilebilecek pek çok tablo vardır. Ancak biz, bunlardan sadece iki tanesini sizinle paylaşmak istiyoruz.

Allah babanı zayi etmeyecek

Şimdi gelin hep beraber Mekkeye doğru bir yolculuğa çıkalım. Allah Rasulü, ciddi bir vakar ve teslimiyet içinde Rabbisine kulluk yapmak üzere Kabeye doğru geliyor. Beytullahta secde için mübarek başını yere koyuyor. Gözyaşları içinde kavminin kurtulması için dua dua yalvarıyor. Bu sırada kırılası bir el, kesilmiş bir devenin işkembesini sürükleye sürükleye getirip Rasûlü Ekremin başının üzerine koyuyor. İşkembenin pis suları Allah Rasulünün başından yüzüne ve sırtına doğru akmaya başlıyor. Etraftaki insanlar ise bu manzara karşısında birbirlerine dayanarak katıla katıla gülüyorlar. Neden sonra Allah Rasulünün kızı geliyor. Ciddi bir teessür içinde gözleri dolu dolu oluyor. İşkembeyi babasının üzerinden alıp atıyor ve adeta gözyaşlarıyla Efendimizin kirlenen mübarek tenini yıkamaya çalışıyor. Kızının derin bir üzüntü ve keder içinde ağladığını gören Rahmet Peygamberi ona şöyle diyor: Lâ tebkî yâ büneyyete fe innallahe lâ yudayyiu ebâke - Kızcağızım! Sakın korkup endişe etme. Allah senin babanı zayi etmeyecek.
 

eslem

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,072
Aldığı Beğeniler
2
Peygamberin (sas) yüzünden kanlar akıyor

Şimdi de Uhuda uğrayalım. İşte bakın Mekkeli müşrikler, okçusu, silahşoru, süvarisi ve piyadesiyle hücum ediyorlar. Bu sırada talihsiz bir el Efendimizin mübarek başındaki miğferini kırıyor. Miğferin halkaları Allah Rasulünün yanağını delip dişini kırıyor. Manzarayı gören Ebu Ubeyde hemen ileri atılıyor. Efendimizin yanağına batan halkaları dişleriyle sökeyim derken onun da dişleri kırılıyor. Ancak o, bunu bir şeref olarak görecek ve hayatının sonuna kadar da kırık dişleriyle iftihar edecektir.

Hak ve hakikate davet ettiği bir cemaat tarafından hücuma ve taarruza maruz kalmış Nebiler Nebisi, bir yandan kanlarını silerken, diğer yandan da Allahım! Kavmime hidayet ver. Çünkü onlar bilmiyorlar! diye Allaha dua dua yalvarıyordu.

Evet, bizler de, Allahın bize yüklediği mükellefiyetler karşısında, yoluna baş koyduğumuz Peygamberimiz gibi dayanıp sabretmeli, canımızı sıkıp bizi çileden çıkaran hadiseler olduğunda darılıp kırılmamalı, ne olursa olsun yılgınlık göstermemeli, her durumda azimli ve kararlı olmalıyız.
 

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
Orjinal Yazarı eslem
Peygamberin (sas) yüzünden kanlar akıyor


Evet, bizler de, Allahın bize yüklediği mükellefiyetler karşısında, yoluna baş koyduğumuz Peygamberimiz gibi dayanıp sabretmeli, canımızı sıkıp bizi çileden çıkaran hadiseler olduğunda darılıp kırılmamalı, ne olursa olsun yılgınlık göstermemeli, her durumda azimli ve kararlı olmalıyız.

Her durum da sabırlı ve azimli olmak.İlk önce bunun farkında olmak,bunun şuuru içinde olmak işimizi kolaylaştıracaktır.Selam ve dua ile...
 

Ataberk

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 May 2009
Mesajlar
159
Aldığı Beğeniler
1
Konum
istanbul
Takım
Diğer
sabır acı şerbet ama içebilen kurtulur vesselam.teşekkürler paylaşım için
 

menzil_gülü

Ne Mutlu Müslüman olana..
 
Üyelik Tarihi
24 Mar 2008
Mesajlar
2,584
Aldığı Beğeniler
20
Takım
Fenerbahçe
Rabbim c.c razi olsun ins.
 
Üst Alt