Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Vukuf-i Kalbi

ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳
 
Üyelik Tarihi
11 Şub 2008
Mesajlar
2,672
Aldığı Beğeniler
8
Konum
iskeLetLer diyarından
Takım
Fenerbahçe
Dava adamlığı tay doğurmaktır...

Umut Bulut


Almak istediklerini alamayınca ortalığı ayağa kaldıran adamlara bir çift lafımız olmasın mı? Bizim insanımız adamı gözünden tanır. Tabiri caizse gözüne bakar ciğerini okur. Nuh'un Gemisi olma iddiasındaki dâvâların kapısı herkese açıktır. Bu noktaya kadar tamam, burası doğru; ama ilk limanda gemi terk etme ihtimali olanları hiçbir gemiye kaptan yapmazlar. Lafımız dâvâyı omuzlamak yerine, dâvânın sırtına binip bir yerlere tırmanmaya çalışanlaradır. Bu türden adamlardan her yerde olduğu için teker teker isim zikretmek ihtiyacı hissetmiyoruz. Anlatmak istediğimizi biraz daha açacak olursak bir misal vermemiz gerekecektir.
Tavuklar bir yumurta yapar sanırsınız ki; dünyalar kadar iş yapmıştır. Dünyayı ayağa kaldırır bağırmaktan… Atlarsa hiç gıkı çıkmadan koskocaman taylar doğururlar. Dâvâ adına sanki bir şey yapmış gibi ortalığı ayağa kaldıranların eserlerine baktığımızda tavuğun yaptığı gibi küçük bir yumurtadan başka bir şey göremeyiz.

Dava adamı çizgisinde kırılma yaşamadan, eseriyle kendini orta yere koyar. Onun dışında yapılan cila, boya, reklam ve bilumum çığırtkanlık faaliyetlerinin benim nazarımda beyhude bir çabadan başka bir anlamı yoktur. Gerçek dava adamı varlığıyla kendini bağıra bağıra anlatır zaten. İşin daha Türkçesi dava adamı sadece kendi işi üzerinde yoğunlaşmalı, işin öteki kısmıyla fazla alâkadar olmamalıdır.

Dava adamlığı pâye rütbe ve her türlü dünyalık menfaatlerin üzerinde bir şeydir.

Davadan kasıt ne ise o kastın gereğini de yapandır dava adamı…O hak ettiği yeri eninde sonunda alır. Emeksiz gayretsiz ve kolay yoldan bir yerlere tırmanmak isteyenlerin ödemeleri gereken ağır bedeller vardır. Hem bedel ödemeden iyi bir yere tırmanmak var mıdır öyle?
Cevabımız şudur ki bu dünya hayatının tabiatında böyle bir şey söz konusu olamaz.

Tırnaklarınızla söke söke tırmandığınız yerlerden sizi kolay kolay aşağı itemeyecekleri gibi, birilerinin sırtına binerek çıktığınız doruklardan aşağı itilme korkusunu da her zaman yedeğinizde taşımak durumundasınız.
Dava adamı olmak ya da bir davaya hizmet etmek arzusu ve iddiası taşıyan gençlerimize üst perdeden öğütler vermek haddimiz olmadığı gibi, bununla birlikte bazı temel ilkelerin altını çizmek lazım gelir diye de düşünmekteyim.
Bir kere bilinmelidir ki; mücadele zor iştir. Adanmak gerekir. Zamanımızı, gayretimizi ve ruhumuzu davanızın içine katamadıktan sonra başarılı olma şansımız yoktur.

Aynı şekilde eser de müessirinin ruhunu, heyecanını ve gayretini kendi üzerinde yansıtır ki; siz bile kendi kendinize şaşar kalırsınız. İyice demlenmemiş eserlerin geleceğe ulaşma şansının olmadığını herkesin bilmesine rağmen, maalesef insan olarak çoğumuz biraz aceleciyizdir. Peşin olsun hemen olsun günü kurtarsın isteriz. Oysa gerçek büyük dava adamlarının günü kurtarmak gibi bir kaygısı olamaz. İnsanı yüreğinin en hassas yerinden yakalayıp, gelecek çağlara taşımak gerçek büyük dava adamının en büyük mefkûresi olmalıdır. Bu, adeta üzerine yazılmış bir sorumluluktur. Bu sorumluluk bilinciyle de hareket eden her dava adamı kendini hak ettiği yerde bulacaktır. Çoğu zaman bunun tam tersi durumlara şahit oluruz. Kafamızdan farklı farklı düşünceler gelir geçer. Unutmayalım ki; su-i misal hiç bir zaman emsal teşkil etmez. Büyük davaları sahiplenen bir duyarlılıkla, bulunduğumuz her ortamda doğru ölçüyü her zaman muhafaza edebilmeliyiz. Lisan - ı münasiple gerçek dava adamını el üstünde tutmanın bir yolunu bulabilmeliyiz. Dava düşünce ve toplum adına pervasız bir çıkış yapmak durumundayız.

Bizi temsil etmeyen bir kültür ve medeniyete karşı kendi değerlerimize ve değer yargılarımıza sahip çıkacak bir pervasız çıkış olmalıdır.
Burada pasif bir direnmeden bahsetmiyorum. Daha hızlı, daha aktif, daha keskin, daha bütüne hitabeden bir hamleden bahsediyorum. Mümkün mü? Evet mümkün…Daha geniş etki alanlarına daha güçlü etkiler bırakacak daha köklü ve kökten bir hareket ve hamle gözümde canlanıyor. Sonuç alacak bir çıkışın önünü açacak yeni bir bilinçlenmeyi hayatımıza sokmalıyız.
Şikayetçi olmak bahaneler bulmak ve suçu hep kendimizin dışında bir yerlere atmak yerine çare odaklı çözüm odaklı proaktif önerileri tartışmaya açmanın daha faydalı olacağına olan inancımı her zaman için saklı tutuyorum. Saçma sapan dahi olsa çözüme yönelik fikirleri tartışmaya açmak; şikayetleri bahaneleri tartışmaktan daha faydalıdır. Eleştirenlere de iyi niyetli olduklarına kani olduğumuzda her zaman kızmayalım.
Beyin fırtınalarını tetikleyelim bir hamleyle İslam dünyasında yeniden ihya ve hamle ruhunu tetikleyecek fikirleri bir şekilde tartışmaya açalım ki; bana göre sorunlarımızın çözümünde bundan daha etkili daha güçlü bir formül bulma şansımız da yok gibi...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Emegine paylasan yüregine saglik kardesim tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dua ile......
 

ihda

Edep_Ya_Hu
 
Üyelik Tarihi
7 Kas 2007
Mesajlar
378
Aldığı Beğeniler
2
Takım
Galatasaray
emeginize saglık...


her yigidin degil er yigidin harcıdır derler bu yol için

fedailerin feda edemeyecegi hiçbir şeyi yoktur..

Rabbim bizide fedai eylesin davamızda İnseAllah..
 
Üst Alt