Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

sifaderyasi

ESKİ DOST
 
Üyelik Tarihi
15 Kas 2005
Mesajlar
222
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Asl: Trabzon İkamet: Hatay
Takım
Diğer
BİRGECE Lala ile beraber karşılıklı oturmuş, el değirmeni ile bulgur öğütüyorduk. Değirmeni çevirmek sırası bana geldi. Ben çevirirken baktım ki Lala'nın gözlerinden yaşlar dökülüyor, ağlıyordu. Sebebini sordum:
"Sen daha çocuksun, anlamazsın" dedi.

Ben ısrar ettim. Sonunda konuşmak zorunda kaldı:

"Bu değirmen, görünüşüyle ne söylüyor, bilir misin?" dedi.

Ben değirmenin konuştuğunu o zamana kadar işitmediğimden, merakla Lala'nın yüzüne baktım.

"Aman Lalacığım, değirmenin nasıl konuştuğunu bana söyle," diye ısrar etmeye başladım.

Lala içinden bir "ah" çekti.

Evet değirmen konuşur. Bizden daha açık ve akla uygun konuşur. Fakat onu anlamaya kulak gerek. İşte bu değirmen, şu hâliyle diyor ki:

"Ey bana bakan gafiller! Gözlerinizi iyice açın, bana iyice bakın. Çünkü ben bu dünyanın örneğiyim. Bana koyduğunuz buğdaylar da dünyaya gelen insanların aynısıdır. Konulan taneleri ben iki taşın arasında yuvarlaya yuvarlaya kırıp ufaltırım. Ve istenilen şekle geldiklerinde bulgur olurlar, onları dışarı atarım.Yeni gelenlerle uğraşırım. Dünya da insanları gökyüzü ile yer arasında türlü belâlar ve imtihanlarla ezer. Bunları olgunlaştırır. Yani dünya, her insanı kaderinde olan ömrü tamamlanınca mezara atar ve yeni insanlarla ilgilenmeye başlar. ?"
 

konyali-kiz

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
15 Eyl 2005
Mesajlar
1,033
Aldığı Beğeniler
8
:ok: cok güzel bir yazi
yüzyil düsünsem degirmenle insan hayatini birbirine baglayamazdim
paylasim icin Allah c.c. razi olsun
 

HACI BORAN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eyl 2005
Mesajlar
2,198
Aldığı Beğeniler
6
çok güzel bir yazı kardeş bunu insan düşünürse içinden çok güzel vede ebedi manalar çıkartır...
 

Başak

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
1,488
Aldığı Beğeniler
5
Gerçekten de çok ibret verici bir hikaye..

Allah cc Razı olsun ....
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
Orjinal Yazarı yarali-gönül
:ok: cok güzel bir yazi
yüzyil düsünsem degirmenle insan hayatini birbirine baglayamazdim
paylasim icin Allah c.c. razi olsun


:) aynen :) demekki ibret alınacak çoook şeyler var,görebilmek lazım,görmek istemek lazım....
 

Maximillian

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Eyl 2005
Mesajlar
231
Aldığı Beğeniler
3
Degirmen Nasıl ki İşlenmemiş bir nimeti Ögütmek suretiyle olgunlaştırp daha tatlı daha farklı danelere (bulgur,un...) dönüştürüyorsa gerçekten dünya da insanı kendi eleginden geçirerek her türlümerhalelerinden geçirerek ve her türlü zorlugu göstererek insan olma özelligi ve sorumluluk alma duygusuyla beraber bir olgunlaşma saglıyor.Dünya degirmeninin çarkları arasında kimileri un ufak olup kaybolup gidiyor.kimileri de daha olgun bir seviyeye gelmek suretiyle hem dünyada hem de diger dünyada ebedi saadete ulaşıyor.Gerçekten de Dünyanın bu ögütücü özelligi Kur'anda dile şu şekilde ifade edilmiştir:
Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'.
Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi. (Ankebut Suresi, 64)

Ziya Paşada bu Hisseyi gerçekten güzel anlatmış.Paylaşım için teşekkürler
 

Maximillian

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Eyl 2005
Mesajlar
231
Aldığı Beğeniler
3
BİRZAMANLAR, Doğunun şehirlerinden birinde, zengin ve varlık bir adam ölmüş. Haberciler ve tellallar şehrin sokaklarına yayılıp halka şöyle seslenmişler:
Ey ahali! Bildiğiniz gibi Veli Ağa vefat etti. Önemli bir vasiyeti var. Ahiret hayatına alışabilmek için yardımcı arıyor. Kim mezarda geçireceği ilk gecede ona eşlik ederse, Veli Ağanın servetinin yarısı kendisine verilecektir.

Tellalların onca bağırıp çağırmalarına rağmen, kimse bu ilginç teklife talip olmaya cesaret edemedi. Akşama doğru, şehrin en fakir adamlarından biri olan hamal, bakmış ki, elinde mal olarak bir küfe ve ipten başkası yok. Hamal olarak yatar, ağa olarak kalkarım diyerek koşmuş ve diri diri mezarda gecelemeye talipli olmuş.

Ertesi gün, genişçe bir mezar kazmışlar. Bir tarafına iyice kefenlenen Veli Ağayı bir tarafına da hamalı yatırıp mezarı kapatmışlar.

Az sonra sual melekleri çıkıp gelmiş. İkisi de artık bize emanet diye aralarında konuşuyorlarmış. Biri:

Öyle de.. demiş. Zengin olan zaten burada kalıcı, önce şu hamaldan başlayalım.

Öteki melek bu teklifi makul görmüş ve hamalın baş ucuna gidip sorguya başlamışlar:

Dünyada malın mülkün var mıydı?

Alay etmeyin demiş hamal. Sırtımdaki küfeden ve ipten başka bir şeyim hiç olmadı benim.

Öyleyse söyle bakalım demiş melekler. O küfe ile ipi hangi kazançla nasıl aldın?

Hamal başlamış anlatmaya:

Beş kişinin malını on kuruşa taşıdım. İkisini yedim sekizini sakladım. Ertesi gün de aynı işi yaptım. Böyle böyle para biriktirdim. Yemedim içmedim, ucuza taşıdım ve bunları aldım.

Melekler:

Olmadı demişler. Olmadı hamal efendi. Falancadan aldığın para hak ettiğinden çok azdı. Biz bunun hesabını ondan soracağız. Filancaya da çok ucuza taşımıssın, bunun da hesabını ondan soracağız

İyi ama.. demiş hamal. hakettiğim parayı isteseydim, bana taşıtmazlardı ki...

Sen merak etme demiş melekler. Nasıl olsa ikisi de buraya gelecek, o zaman biz sorarız bunların hesabını.

Ve sorguya devam etmişler:

Sen bir daha söyle bakalım. Kazandığının ne kadarını yedin, ne kadarını biriktirdin?

Vallahi demiş hamal. Genelde hep yarı yarıya... On aldıysam beş sakladım, beş yedim. İki kazandıysam, birini kenara attım.

Olmadı demiş melekler. Bu iş hiç olmadı. Sen hem kendinin hem de çoluk çocuğunun boğazından kısmışsın. Hem kendi nefsine, hem de onların nefislerine zulmetmişsin. Bu günahtır bilmez misin?

Hamal ne cevap vereceğini düşünürken kan ter içinde kalmış. Ve bütün bir gece melekler sormuş o kıvranmış, melekler sormuş o kıvranmış.. Nihayet sabah olmuş ve mezarı açıp onu dışarıya çıkarmışlar.

Hamal bakmış, kadı efendi dahil bütün şehir kabrin başına toplanmış. Hatta mehter takımı bile hazır bekliyor.

Kadı, mezardan kendisini dışarıya atan hamala:

Afferin hamal efendi, kimsenin cesaret edemediği bir işi yaptın. Ama mükafatını da göreceksin. Artık zengin bir adamsın.

Halkan bir alkış ve Yaşasın kopmuş.

Hamal:

İstemem! İstemem! Vallahi istemem! diye bağırmış. Ben, bir iple bir küfenin hesabını sabaha kadar veremedim. Onca servetin hesabını nasıl veririm. Kim isterse o alsın. Hesabını da alan versin! ?
 

Başak

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
1,488
Aldığı Beğeniler
5
Çok güzel bir hikaye imiş, :)

Allah cc Razı olsun kardeşim..

Hakikat ne yaparız o gün de bilemiyorum, Ama hesap çetin... :(

Rabbim günahlarımızı af eylesin... :sulugoz:
 
Üst Alt