Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

vakkas

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2008
Mesajlar
7,027
Aldığı Beğeniler
42
Konum
karaman,almanya
Takım
Diğer
BÜYÜ

Din ile ilgisi olmayan dualar ve hareketlerle ruh üzerine tesir yapmak. Buna Arapça’da “sihir” adı da verilir. Bir insanı istenilen şeyi yapmağa sevk eden gizli kuvvet, tabiata aykırı haller vücuda getiren etkiler. Bunları yapanlara “büyücü” denilir. Büyüyü şöyle tarif etmek mümkündür. Herhangi bir çıkar uğruna başkasına zarar vermeye yönelik meşru olmayan yollarla bir takım gizli kuvvetleri yönlendirerek yapılan ve gerçeğe uymayan gözbağcılık, düzenbazlık, oyunculuk şeklindeki işler. Gözbağcılık, düzenbazlık gibi oyunlarla insanları aldatan kişiye büyücü, bu kişilerin yaptığı işe büyü, bu işin meslek haline getirilmesine de büyücülük denir. Büyücülük, İslâm’dan önce Araplar’da, Rumlar’da, Hintliler’de, Mısırlılar’da yaygın idi. Özellikle Hz. Musa zamanında büyücülük itibarlı bir meslek idi. Hz. Süleyman zamanında da yaygındı. Büyünün kendine göre özellikleri ve çeşitleri vardır.
 

vakkas

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2008
Mesajlar
7,027
Aldığı Beğeniler
42
Konum
karaman,almanya
Takım
Diğer
SİHİR

İnsana yönelik olarak tabiat üstü gizli güçlerin yardımı ve aracılığıyla belli bir maksadı gerçekleştirmek ve belli bir gayeye ulaşmak için uygulanan ve etkili olduğu kabul edilen eylem; bir şeyin veya olayın gerçek hüviyetinden uzak olarak başka bir halinin gösterilmesi.

Sihir, İslâm’ın kesin olarak yasaklayıp reddettiği bir inanç ve işlem olup tabiat kuvvetleriyle insanlara bir takım etkilerin yapıldığı söylenen ilkel bir anlayış ve olgudur. Tevhid inancının insanların hayatından uzak kaldığı dönemlerde toplumların ilkel inançlara saplanmasıyla ve özellikle totem inancının yaygın olduğu kitleler arasında çeşitli göz boyama yollarıyla yapılan sihir, eski İran, Çin, Mezopotamya, Arap yarımadası, Mısır ve Hindistan’da rastlanan bir meslek haline getirilmiştir. Allah inancının ve sağlam düşüncenin zayıfladığı dönemlerde daha çok rastlanan bir olay olan sihir, bazı toplumlarda dinî törenlere bir inanç haline getirilmiş ve Allah’ın kudreti unutularak bir çok sihirbaz ve kâhinin sözleri geçerli kılınmıştır.
 

vakkas

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2008
Mesajlar
7,027
Aldığı Beğeniler
42
Konum
karaman,almanya
Takım
Diğer
Muskacıların Sonu:

Ömürünü muska yazarak, fal açarak, sihir yaparak geçiren pek çok insanın sonu hüsran ile noktalanmıştır. Bunlardan kimisi hapishane köşelerinde, kimisi de feci hastalıklara yakalanarak fakr-ü zaruret içerisinde ölmüşlerdir.
Bir yazar şurdarı söylüyor:

“Vakitlerini muskacılıkla geçirenler, bu yoldan her ne kadar menfaat temin ediyorlarsa da bu iş dinen mezmun (kötülenmiş) olduğu için iflah olmuyorlar. Daima hayatları sıkıntı ve sefaletle, beş kuruşa muhtaç olarak geçmekte olduğu müşahade edilmektedir. Hayatlarının sonunda perişan bir vaziyette, miskinlik içinde yaşadıkları görülmektedir… Bunların hepsi yaptıklarının cezasıdır. Çünkü nice bakılması şer’an haram olan göbeklere muskalar yazmışlardır. Diğer muskalarda yazdıkları âyetlerin bir kısmı ayaklar altına ve pisliklere gitmiştir.
 

vakkas

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2008
Mesajlar
7,027
Aldığı Beğeniler
42
Konum
karaman,almanya
Takım
Diğer
Muskacıların Dayanağı:

Her şeye bir dayanak, bir gerekçe arayan insanoğlu, kendi görüşünü kuvvetlendirmek için bazen kutsal değerleri bile istismar edebilmiştir.
Nitekim muskacılardan bazıları Kur’ân-ı Kerim’deki İSRA Sûresi’nin 82. âyetini muska yazmaya delil olarak göstermişlerdir(11). Oysa zikredilen âyette muska yazmak için bir işaret yoktur.

Konunun daha iyi anlaşılması için adı geçen âyetin anlamını ve tefsirini sunalım.

İsra Sûresi’nin 82′nci âyetinde Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

“Biz Kur’an’dan inananlara rahmet ve şifa olan şeyler indiriyoruz. O, zâlimlerin ise sadece kaybını artırır.”
 
Üst Alt