Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Acizane

hizmet..hicret..sehadet..
 
Üyelik Tarihi
15 Eki 2007
Mesajlar
3,148
Aldığı Beğeniler
27
Konum
ankara
Takım
Diğer
> >
> > Ahmet bin Harp - 1 (Rahmetullahi Aleyh)
> >
> > Dehrî îmân ediyor
> >
> > Bizanslılar devrinde, bir doktor yaşıyordu.
> > Allaha inanmıyor, hâşâ "Yoktur" diyordu.
> >
> > O, semâvî dinlerden, inanmazdı birine.
> > Derdi ki: (Var olmuştur, âlem kendi kendine.
> >
> > Yoktur bu kâinâtı bir yaratan, var eden.
> > Bana, isbât eylesin, aksini varsa diyen.
> >
> > Kim iknâ eder ise, beni kendi fikrine,
> > Ben dahî gireceğim, o kimsenin dînine.)
> >
> > Halk ifsâd oluyordu, zehirli sözlerinden.
> > Hıristiyân âlemi, âciz kaldı elinden.
> >
> > Bunu, krallarına, gidip haber verdiler.
> > (Bu dinsizi, biz iknâ edemedik) dediler.
> >
> > Kralın da o ara, geldi ki hâtırına:
> > "Göndereyim bunu ben, müslümân diyârına.
> >
> > Onların âlimleri, daha çok bilgilidir.
> > Bu dehrînin haddini, ancak onlar bildirir."
> >
> > Bir de mektup yazarak islâm hükümdârına,
> > Dedi: (Dinsiz bir doktor gönderiyorum sana.
> >
> > Kendisi dehrî olup, tanımıyor Rabbini.
> > Bildirsin ulemânız, bu dehrîye haddini.)
> >
> > Haber saldı hükümdâr, "Ahmed bin Harb"e hemen.
> > O dahî hükümdâra, buyurdu ki cevâben:
> >
> > (Hazırlayın sarayda, münâzara yerini.
> > Ben biraz gecikirim, az beklesin o beni.)
> >
> > Ahmed-i harb, meclise geç gelince bilerek,
> > Sordu dehrî: (Ne için, geç kaldınız?) diyerek.
> >
> > Buyurdu ki: (Ben abdest almak için, Dicle'ye,
> > Gidince, şâhit oldum gâyet tuhaf bir şeye.)
> >
> > (Ne gördünüz?) deyince, buyurdu: (Biraz evvel,
> > O suyun kenârında, "Ağaç" vardı çok güzel.
> >
> > Baktım, o koca ağaç birden yere yıkıldı
> > Sonra kendi kendine biçilip tahta oldu,
> >
> > Sonra da bu tahtalar, insan eli değmeden,
> > Birbiriyle birleşip, bir "Sandal" oldu hemen.
> >
> > Kayıkçısız, küreksiz, başladı yürümeye,
> > Ben bu yüzden geciktim, yanınıza gelmeye.)
> >
> > Dehrî bunu dinleyip, dedi ki: (Bu, delidir.
> > Bu saçma sözleri de, bunun bir delîlidir.)
> >
> > Buyurdu ki: (Ey ahmak, vazgeç bu gurûrundan.
> > Senin saçmalarının, bir farkı var mı bundan?
> >
> > Sen dersin ki: "Bu âlem, olmuş kendi kendine".
> > Bu sözün, uyuyor mu hiç bir akla ve dîne?
> >
> > Bir sandal ki, ustasız yapılamazsa mâdem,
> > Nasıl kendi kendine oldu bu koca âlem?
> >
> > Bir âlem ki, içinde, ne ince san'atlar var.
> > Ay, güneş sistemleri, milyonlarca yıldızlar.
> >
> > Akılları şaşırtan, bu incelikleriyle,
> > Bu âlem, hiç sâhipsiz olur mu, peki söyle?)
> >
> > Dedi ki: (Çok haklısın, lâzım elbet bir yapan.)
> > "Şehâdet"i getirip, islama geldi o an.
 
Üst Alt