Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*_NaZLı_*

(*_BABASININ_KIZI_*)
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
3,502
Aldığı Beğeniler
2,357
Konum
AfyonKaraHisar
Takım
Diğer
"Bilmiş olun ki, kalpler ancak Allah'ın zikriyle huzur bulur"
ayet-i kerimesini her okuyuş,
'Hani ya aşkını O'na vermiştin ;
ispat et gönül, zamanı geldi'
diye içimizi peşimize takıyor.

Zira bu alemde daimi değildik, bir süre konar sonra göçerdik .
O halde , gaflet daha fazla saadete galebe çalmadan ,
"İnsana şah damarından daha yakınız"
buyuran Allahu Teala ' ya
yakınlığımızın derecesini ölçmek için
vücudun kıblegâhı sayılan kalbe bir davetimiz olmalı .


Belki aniydi hesapsızdı seslenişimiz .
'Hey gönül nereden su alıp batıyorsun ?'
diye soramamıştık bile..
Kimbilir belki de rahmetin tecellisi olarak
dünya, nefis ve şeytanın sultası altındaki
aksak yürüyüşümüze rağmen
fıtrattan gelen bir ihtiyaçtı bu davet .


Bilmiyor olsak da, huzur ve sükûnetin o mahalde kalıp kalmadığını
'Yar sana daim nazar eder, seni gafil görürse güzâr eyler'
diyene kulak verilmeliydi.
Zira sevilenden gelen sitem , sevene kederdi.
Onun içindir ki, yakayı tümüyle kaptırmadan,
dünya ve nefsin meşguliyetleriyle kararan,
katılaşan kalbi huzur iklimine sürmeliydi.


Aşık Paşa'nın ;

'Gönül masiva kaygısından temizlenmedikçe, tecelligâh olmaz "
sözü, sefa ile cefanın bir yerde barınamayacağı gerçeğini yüzümüze vuruyorken,
ifsattan selamete çevirmeliydi viraneliğimizi .

Eğer namaz, oruç, salâvat, ilim talebi ve Kur'an tilaveti ile
gönül derdini artıran iştiyakları bitirip,
pusu kuran, aldatan nefsin ve şeytanın sırtını yere verecek
kıvama gelemiyorsak,
bunların yanında halimizi deşecek
daha fazlasına ihtiyacımız var demekti..


Nefsimizi özel bir terbiye ve tedaviye tabi tutacak ,
sadece biz ve O (c.c.) arasında,
meleklerin dahi bilip kalem oynatamayacağı bir hale varmalıydık.
Bu arayış ölüm döşeğinde elinden tesbihi bırakmayıp,
'Beni Allah Teala' ya yaklaştıran bu nesneyi terk edemem'
buyuran Cüneyd-i Bağdadi ' nin (k.s.) halini getiriyor gözümüzün önüne...


Yordam gösteren bu tabiata ram olup,
varlığının ve bu alemin sırrına vakıf olan ehl-i hikmetin yoluna yoldaş olmalı,
nefsin çirkin sıfatlarına şifa akıtacak gıdayı vermek için
kalbe lafza-i Celal birbiri ardınca akmalıydı .

"Allah 'ı çokça zikreden erkekler ve kadınlar var ya
Allah onlar için bir mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır."
müjdesine nail olabilmek ümidiyle ,
dünyaya set çeken örtünün altında
evvela "estağfirullah" dilenip ,
tesbihe gitmeliydi el.
Silkelemeli tüm tozları ve fark etmeliydi gayeyi ;
" İlâhi ente maksûdi ve rıdâke matlûbi " bilinci ile..

Her halükârda;

O 'nun (c.c.) zikrini yapmaya layık değilizdir
tüm hata ve günahlarımıza rağmen .
Ama.. zatına mahsus lütuf kapısına dayayıp ümidimizi,
" olmalı , olacak gayret ve himmet ile "
deyip her defasında yedeklemeli niyetlerimizi.

Bütün Allah dostlarının tecrübe ve tespitlerine göre;
kalbin temizlenmesi ve nefsin terbiyesi için en etkili ilaç
Allah Teala 'yı zikretmektir.
Lakin zikrullahın ardından
tespihi kılıfına sokup, özümüze zikre devam ettiremiyorsak
sadakatimiz eksik demektir.
Değil mi ki , kirli nazarlarda dolaşan gözle ,
zulümle ortak mesaisi olan el ve dil ile yapılan zikrin,
gaflet vadisindeki sayıklamalardan öteye geçmesi muhaldir..

El ayasında birleştirmek değil , kalpte toplamaksa zikir ,
O 'nu (c.c.) anmayı taksim etmeli her hale..
Sabır şükür ve tefekkür eşliğinde..

Öğrenirken, öğretirken, hizmette, selamda, kelamda, aş ve iş telaşında
her daim O'nunla (c.c.) olunabilirse
işte bu farzların akabinde
fazileti cem edip, kuşanabilmektir.

Başka bir ifadeyle Muhammed Parisa Hazretlerinin;
' El kârda, gönül yârda '
şeklinde özetlediği manaya erişebilmektir.

İşte vücuda yayılıp bütün duygu ve düşünceyi tesiri altına alan
bu çeşit aşktır ki ,
kül eder kalpteki siyahı , nefsinde öldürüp ruhta diriltir insanı..

Öyleyse, harap kalplerimizi mamur edecek reçeteye sarılıp,
evvela dile vurulan zikir,
oradan kalbe ve sonra özümüze inip,
etrafa saçılmalı ki ,

" Lebbeyk Yâr " .. diyebilmeli...
 

vakkas

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2008
Mesajlar
7,027
Aldığı Beğeniler
42
Konum
karaman,almanya
Takım
Diğer
Bütün Allah dostlarının tecrübe ve tespitlerine göre;
kalbin temizlenmesi ve nefsin terbiyesi için en etkili ilaç
Allah Teala 'yı zikretmektir.
Lakin zikrullahın ardından
tespihi kılıfına sokup, özümüze zikre devam ettiremiyorsak
sadakatimiz eksik demektir.
Değil mi ki , kirli nazarlarda dolaşan gözle ,
zulümle ortak mesaisi olan el ve dil ile yapılan zikrin,
gaflet vadisindeki sayıklamalardan öteye geçmesi muhaldir..


ALLAH RAZI OLSUN COK DEGERLI BIR EMEK OLMUS
TESEKKÜRLER
 

vuslatt

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Ocak 2008
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
15
Allah razı olsun degerli paylaşımınızdan dolayı

ömrünüze bereket
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Gercekten cok güzel bir paylasimdi emegine saglik can kalbi tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla.......
 

masiva

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
461
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Fenerbahçe
Allah razi olsun
 

Rabiye_A

Nur yuzlunun sevdalisi...
 
Üyelik Tarihi
3 Eki 2008
Mesajlar
1,199
Aldığı Beğeniler
15
Allah razi olsun kardesim paylasimindan dolayi, çook guzeldi.
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun çok güzel bir konu.

Rabbim zikrinde kaybolan kullarından eder inşeallah bizleri
 

fatsalı

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2005
Mesajlar
1,831
Aldığı Beğeniler
796
Konum
fatsa
Takım
Trabzonspor
Rahman razı olsun bacim..emeğine sağlık.........
 
Üst Alt