Kalıplaşmış dini ifadeleri özensiz ve bilgisizce yanyana, alt alta koyarak, eski bir şarkının bestesi üzerine sözleri giydirip ve yahut türkü formunda besteleyerek yeni bir çığır (!) açan nevzuhur mikrofoncular var. Onların yaptığı müzik türüne "ilahi" denebiliyorsa, benim de Freud'ün "din bir afyondur" sözünü ilahi addetmem hata olmaz sanırım.
Evet din bir afyondur. Hayatın karşısında insanı sakinleştiren. Zorluklara dayanma kudreti veren bir afyondur ve diğerleri kadar etkisi kısa süren bir afyon değildir. "Geçemez mürg-i seadet, ele dünyada muhal" diyor Kenan Rufai (k.s). İşte tam da burda, saadet kuşunun bir türlü ele geçmediği dünyada, verilen ömrü çatır çatır harcarken ben'imize ağır gelen şeyleri taşımada ve o ağırlığı hissettirmemede bir afyondur din.
Dünyanın acılığına karşı herkesin ihtiyacı nispetinde aldığı bir afyondur din. Biz onun verdiği mestlikle, onun damağımızdaki tadıyla geliyoruz zorlukların üstesinden. Bu afyona meyletmeyenlerimiz bir çok şeyi yerine koymada güçlük çekiyor. Hiç bir acının öznesi olmamak istiyor. Kaybedilenin ardından büyük üzüntüler yaşıyor ve bedenen ve ya ruhen ve yahut hem bedenen hem ruhen hastalıklarla boğuşuyor. Bunun sonucunda insan ruhunda görülen iki hastalık yas ve melankoli.
Freud bu iki hastalığın sebebini tabii ki açıkca buna bağlamıyor. Ayrıca "din bir afyondur" sözünü de benim değerlendirdiğim biçimde mi söylemiştir onu da bilmiyorum. Dindar biri olduğunu da kimseden duymadım. Gerçi İslamla müşerref olamamışların, tahrif edilmiş ve sapkın hristiyanlık dinine ve yahut başka dinlere dindarlık seviyesinde bağlı olmamaları, onları bence daha cazip kılar.
Ceketin cebinde, cüzdanda, yalnız kaldığımızda odamızda çekilecek bir afyon değildir. Ulu orta, özendirerek, ağzını sulandırarak çekilmeli. Bu afyonun şerhoşları değil, bîhodları utanmalı halinden..
Ömer Asım