- Üyelik Tarihi
- 4 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,198
- Aldığı Beğeniler
- 6
Maliki Yevmiddin = Genel anlayışa göre yapılan işlerin karşılığına erileceği bir gün ve o günün sahibi olarak düşünülmekte ve anlaşılmaktadır. Yaşam da , sanki her an içinde yapılan işlerin karşılığı oluşmuyormuş verilmiyormuş gibi değerlendirildiğinden son bir gün düşünülüyor ve o son günde herkes yaptıklarının karşılığını alacaktır diye olay değerlendiriliyor. Mahşerde bir günü elli bin sene olan zaman boyutuna geçileceğine göre insanlar binlerle sene uzunluğundaki günlerden oluşan binlerle sene sürecek Mahşer ve Sırat sürecini yaşayacaklarına göre olayı ALLAH , sanki o tek bir günün MALİKİ olarak anlamak çok basit kalıyor ve gerçekçi olmuyor. Böyle günler ve yıllar tasnifi bizim 5 duyu ile yaptığımız izafi degerlendirmelerdir. Sanki bir bütün olan ve TEK bir AN olan ömrünüzü alıp yıllar ve günlerle bölmüşüz , metreyi desimetrelere ve santimetrelere bölen çizgiler gibi ölçümlendirmişiz AN ı. Burada ki Anı şartlanma ğereği en kısa zaman dilimi gibi anlamayalım Allah indindeki ve Kur an daki AN - DEHR ; geçmiş ve gelecek olarak bilinen tüm zamanları kapsayan TÜMEL , YEKPARE bir süreçtir. Bizler doğumumuzdan önce ve şu güne kadar geçen süremizde dahil geleceğimizde dahil o AN ın içindeyiz halen o AN dayız. AN da İlerliyoruz , metrenin santimetre çizgileri arasında ilerler gibi halbuki , o çizgiler gerçek değil hayalidir. Çizgilerin oluşturduğu hayaldir ZAMAN. Gerçekte yani ALLAH indinde ise Evrenin tümünü ve bizim oluşturduğumuz hayali yılları da , günleri de kapsayan Tek bir AN vardır ve o AN Kuran da bahsedilen TEK GÜN dür DİN günüdür. O bir gün, din günüdür de bu gün veya dün DİN gününün dışındamıyız ki ???. Her zaman MALİKİ YEVMİDDİN DİR . Her zaman o gün içindeyiz ezelden ebede her dem DİN GÜNÜNE VE SAHİBİNE boyun eğilmektedir ve her an O nun hükmü geçmektedir.
Her insan her an bir önceki anda ya da daha öncelerinde yaptığının karşılığına
ermektedir. Çünkü ALLAH SERİÜL HİSAB dır. İnsan için kendi yaptıklarının karşılıgından başkası yoktur... Bil sin ki ! İnsan için kendi çalışmasından başkası yoktur. Necm 39
Burada şu sual akla gelebilir bu dünyada bir çok kişi büyük kötülükler yapmasına rağmen karşılığını almıyorlar gibi görünmektedir bu da DİN GÜNÜ nün yani yapılanların karşılığını alma gününün yaşadığımız şu gün ve günler olmayıp gelecekte , ahirette ki bir gün olduğunu göstermez mi ? bu soru ALLAH ı tanıma konusunda yeterli bilgi sahibi olmadığımızın işaretidir bu soruyla önemli bir husus gözden kaçmaktadır . Her AN bir önceki anların karşılığına erilmektedir ancak biz o kişinin fiilinin ertesinde nelere ulaştığını değerlendirmekte yetersiz kalıyoruz ve sanıyoruz ki o yaptığının karşılığını henüz görmemiştir bu yüzden de sanıyoruz ki yaptığının şimdi almadığı karşılığını gelecekte alacaktır.
Allah ın MEKRİ vardır kişilerin pek çoğu yaptığı yanlışlarının karşılığına mekr yolundan ererler. Server , çoluk çocuk , mevki , unvan , şan şöhret gibi şeylerin imtahan olduğu ve uyanık olmayanların bu fitnelere kapılmak yüzünden geleceğini yitirecekleri Kuran da çok yerde geçmektedir. Pek çok zengin eline geçen serveti Allah yolunda değerlendirmek yerine binaya toprağa mala yatırır o paranın malın mekr yollu kendisine ulaştığı için FİYSEBİLİLLAH yani Allah yolunda Allah için değerlendiremediğini fark edemez. Dışardan görenler ona verilen servetin malın bir lütuf olduğunu mükafat olduğunu sanırlar oysa o para , mal yapılan yanlışlıkların sonucu olarak mekr yollu o kişiye ulaşmıştır. Allah bir insanı kendinden uzaklaştırmayı diledi , gerekli gördüyse bunu bu yoldan da yapar neticede o kişi parasıyla dünyalık zevkleriyle günlerini tüketip Allah a ermeyi elden kaçırdığı gibi gelecekte asla elde edemeyeceği pek çok şeyleri dahi yitirir de bunun farkında bile olmaz.
Hz. Resulullah as dev ticaret kervanına sahip iken varlığını Allah yolunda değerlendirerek ölüm ötesi yaşama geçerken geride miras bırakmadı. Hz Ebu Bekir bütün varlığını kişisel zevki için değil Allah yolunda değerlendirdiği için ölümü yoksullukla karşıladı. Ama mekr yollu verilen servet asla Allah yolunda değerlendirilemez. İşte bu sebeple dir ki insanların pek çoğu o kişilerin büyük dünya zevki içinde yaşadıklarını sanırlarda yaptıklarının karşılığını almıyorlar derler .
Bilmezlerki Allah onların yaptıklarının karşılığını şimdiden mekr yollu vermektedir ve onlarda ellerindeki dünyalıkları sebebiyle Allah tan ve bu konulardan gün be gün daha fazla uzaklaşmakta perdelenmektedirler gerçekte ise Allah tan perdeli olmaktan , Allah tan uzak düşmekten daha büyük bir ceza düşünülemez. İnsanlar beşeri , dünyevi yaşamda ki adalet ölçülerini düşünüp genellikle suçların karşılığı olan cezaların hep maddi olarak verilmesi şartlanmasıyla bakıp Allah ın adaletinde de cezaların hep maddi kayıplar , felaketler , acılar ızdıraplar şeklinde maddesel olarak verileceğini beklemektedirler. İşte bu gerçeği idrak edersek görürüz ki yaşadığımız her gün her an DİN GÜNÜ dür. Her gün içinde mutlak olarak Allah a boyun eğilmekte her gün yapılanların neticesine amma lütuf yollu amma Mekr yollu erilmekte ve herkes yaptığının karşılığına ulaşmaktadır. Bu bakışla ayete bakarsak MALİKİDİR DİN GÜNÜNÜN uyarısının her an tüm varlıkta hükmü geçerli olan O dur. Alemlerde ortaya konulan her fiilin karşılığını hesabını O her an oluşturmaktadır anlamına geldiğini fark ederiz. Uygun ve geçerli olan anlayış , Allah a ait manaların , özelliklerin sadece belli bir zamanla kayıtlı olarak anlaşılması değil Sonsuz zamanları kapsayacak şekilde anlaşılmasıdır. Bu yüzden Allah Seriül Hisabdır ne zaman ??? Her AN SERİ ÜL HİSAB dır...
Zaman şartlanmasından kurtulup o AN DEHR içinde olduğumuzun farkına idrakına varabilirsek zaten Ezel Ebed içinde yaşadığımızı da fark edeceğiz...
ALLAH NASİP EDE VE KOLAYLAŞTIRA....
AMİNNNNNNNNNNNNNN
Her insan her an bir önceki anda ya da daha öncelerinde yaptığının karşılığına
ermektedir. Çünkü ALLAH SERİÜL HİSAB dır. İnsan için kendi yaptıklarının karşılıgından başkası yoktur... Bil sin ki ! İnsan için kendi çalışmasından başkası yoktur. Necm 39
Burada şu sual akla gelebilir bu dünyada bir çok kişi büyük kötülükler yapmasına rağmen karşılığını almıyorlar gibi görünmektedir bu da DİN GÜNÜ nün yani yapılanların karşılığını alma gününün yaşadığımız şu gün ve günler olmayıp gelecekte , ahirette ki bir gün olduğunu göstermez mi ? bu soru ALLAH ı tanıma konusunda yeterli bilgi sahibi olmadığımızın işaretidir bu soruyla önemli bir husus gözden kaçmaktadır . Her AN bir önceki anların karşılığına erilmektedir ancak biz o kişinin fiilinin ertesinde nelere ulaştığını değerlendirmekte yetersiz kalıyoruz ve sanıyoruz ki o yaptığının karşılığını henüz görmemiştir bu yüzden de sanıyoruz ki yaptığının şimdi almadığı karşılığını gelecekte alacaktır.
Allah ın MEKRİ vardır kişilerin pek çoğu yaptığı yanlışlarının karşılığına mekr yolundan ererler. Server , çoluk çocuk , mevki , unvan , şan şöhret gibi şeylerin imtahan olduğu ve uyanık olmayanların bu fitnelere kapılmak yüzünden geleceğini yitirecekleri Kuran da çok yerde geçmektedir. Pek çok zengin eline geçen serveti Allah yolunda değerlendirmek yerine binaya toprağa mala yatırır o paranın malın mekr yollu kendisine ulaştığı için FİYSEBİLİLLAH yani Allah yolunda Allah için değerlendiremediğini fark edemez. Dışardan görenler ona verilen servetin malın bir lütuf olduğunu mükafat olduğunu sanırlar oysa o para , mal yapılan yanlışlıkların sonucu olarak mekr yollu o kişiye ulaşmıştır. Allah bir insanı kendinden uzaklaştırmayı diledi , gerekli gördüyse bunu bu yoldan da yapar neticede o kişi parasıyla dünyalık zevkleriyle günlerini tüketip Allah a ermeyi elden kaçırdığı gibi gelecekte asla elde edemeyeceği pek çok şeyleri dahi yitirir de bunun farkında bile olmaz.
Hz. Resulullah as dev ticaret kervanına sahip iken varlığını Allah yolunda değerlendirerek ölüm ötesi yaşama geçerken geride miras bırakmadı. Hz Ebu Bekir bütün varlığını kişisel zevki için değil Allah yolunda değerlendirdiği için ölümü yoksullukla karşıladı. Ama mekr yollu verilen servet asla Allah yolunda değerlendirilemez. İşte bu sebeple dir ki insanların pek çoğu o kişilerin büyük dünya zevki içinde yaşadıklarını sanırlarda yaptıklarının karşılığını almıyorlar derler .
Bilmezlerki Allah onların yaptıklarının karşılığını şimdiden mekr yollu vermektedir ve onlarda ellerindeki dünyalıkları sebebiyle Allah tan ve bu konulardan gün be gün daha fazla uzaklaşmakta perdelenmektedirler gerçekte ise Allah tan perdeli olmaktan , Allah tan uzak düşmekten daha büyük bir ceza düşünülemez. İnsanlar beşeri , dünyevi yaşamda ki adalet ölçülerini düşünüp genellikle suçların karşılığı olan cezaların hep maddi olarak verilmesi şartlanmasıyla bakıp Allah ın adaletinde de cezaların hep maddi kayıplar , felaketler , acılar ızdıraplar şeklinde maddesel olarak verileceğini beklemektedirler. İşte bu gerçeği idrak edersek görürüz ki yaşadığımız her gün her an DİN GÜNÜ dür. Her gün içinde mutlak olarak Allah a boyun eğilmekte her gün yapılanların neticesine amma lütuf yollu amma Mekr yollu erilmekte ve herkes yaptığının karşılığına ulaşmaktadır. Bu bakışla ayete bakarsak MALİKİDİR DİN GÜNÜNÜN uyarısının her an tüm varlıkta hükmü geçerli olan O dur. Alemlerde ortaya konulan her fiilin karşılığını hesabını O her an oluşturmaktadır anlamına geldiğini fark ederiz. Uygun ve geçerli olan anlayış , Allah a ait manaların , özelliklerin sadece belli bir zamanla kayıtlı olarak anlaşılması değil Sonsuz zamanları kapsayacak şekilde anlaşılmasıdır. Bu yüzden Allah Seriül Hisabdır ne zaman ??? Her AN SERİ ÜL HİSAB dır...
Zaman şartlanmasından kurtulup o AN DEHR içinde olduğumuzun farkına idrakına varabilirsek zaten Ezel Ebed içinde yaşadığımızı da fark edeceğiz...
ALLAH NASİP EDE VE KOLAYLAŞTIRA....
AMİNNNNNNNNNNNNNN