DİN KARDEŞLİĞİ VE BİRBİRİNİ ALLAH RIZASI İÇİN SEVMEK
Sevgi Hz. Allahın kullarına bir hediyesidir ve yalnız ondan gelir. Yaratılış îtibâriyle bütün müminlerde, sevgi mayası mevcuttur. Kulun gayretiyle bu sevgi, önce aşk, sonra da bütün sevgileri içine alan mahabbet mertebesine ulaşır.
Sevgi Allahın lutfu olmakla berâber, başlangıcı kulun gayretleriyledir. Sevmek için en ufak gayreti olmayanın, sevgiden nasîbi yoktur.
Bir müminin, diğer bir mümine, Allah rızâsı için sevgi beslemesi büyük bir nimettir. Cenâb-ı Hak âyet-i celîlesinde:
Uyan! Allahın evliyâsı üzerine ne korku vardır ne de onlar mahzun olurlar. Onlar ki Allaha îmân etmişlerdir ve hep takvâ ile korunur dururlar. Müjde onlara, dünyâda da âhirette de. Allahın kelimâtına tebdil yok, işte o büyük kurtuluş. (Yûnus 62-64) buyurarak, kendine dost edindiği kullarına vereceği mükâfâtları müjdelemektedir. Burada şu suâl akla gelebilir: Acaba bu müjdelere mazhar olacak, Allahın dostları kimlerdir?
Hadîs-i Şerîflere bakıldığında, Görüldükleri zaman Allah hatırlanır, Allah için birbirlerini seven kimseler olduğu görülecektir. (Elmalılı, 2731 Yûnus Sûresi) Peygamber Efendimiz bu hususta şöyle buyurmuşlardır:
Allahın kulları arasında bir grup var ki, onlar ne peygamber ne de şehittirler. Üstelik Kıyâmet günü, Allah indindeki makâmlarının yüceliği sebebiyle, peygamberler de, şehitler de onlara gıpta ederler.
Orada bulunan Sahâbe-i Kirâm sordular: Ey Allahın Rasûlü kimdir onlar, bize haber verir misin? Peygamber Efendimiz:
Onlar, aralarında ne kan bağı ne de birbirlerine bağışladıkları bir mal olduğu halde, Allah rızası için birbirlerini sevenlerdir. Allaha yemin ederim ki, onların yüzleri mutlakâ nûrdur. Onlar bir nûr üzerindedirler. Halk korkarken, onlar korkmazlar, insanlar üzülürken, onlar üzülmezler. (Ebû Davud, Büyük 78/3527)
Sevgi Hz. Allahın kullarına bir hediyesidir ve yalnız ondan gelir. Yaratılış îtibâriyle bütün müminlerde, sevgi mayası mevcuttur. Kulun gayretiyle bu sevgi, önce aşk, sonra da bütün sevgileri içine alan mahabbet mertebesine ulaşır.
Sevgi Allahın lutfu olmakla berâber, başlangıcı kulun gayretleriyledir. Sevmek için en ufak gayreti olmayanın, sevgiden nasîbi yoktur.
Bir müminin, diğer bir mümine, Allah rızâsı için sevgi beslemesi büyük bir nimettir. Cenâb-ı Hak âyet-i celîlesinde:
Uyan! Allahın evliyâsı üzerine ne korku vardır ne de onlar mahzun olurlar. Onlar ki Allaha îmân etmişlerdir ve hep takvâ ile korunur dururlar. Müjde onlara, dünyâda da âhirette de. Allahın kelimâtına tebdil yok, işte o büyük kurtuluş. (Yûnus 62-64) buyurarak, kendine dost edindiği kullarına vereceği mükâfâtları müjdelemektedir. Burada şu suâl akla gelebilir: Acaba bu müjdelere mazhar olacak, Allahın dostları kimlerdir?
Hadîs-i Şerîflere bakıldığında, Görüldükleri zaman Allah hatırlanır, Allah için birbirlerini seven kimseler olduğu görülecektir. (Elmalılı, 2731 Yûnus Sûresi) Peygamber Efendimiz bu hususta şöyle buyurmuşlardır:
Allahın kulları arasında bir grup var ki, onlar ne peygamber ne de şehittirler. Üstelik Kıyâmet günü, Allah indindeki makâmlarının yüceliği sebebiyle, peygamberler de, şehitler de onlara gıpta ederler.
Orada bulunan Sahâbe-i Kirâm sordular: Ey Allahın Rasûlü kimdir onlar, bize haber verir misin? Peygamber Efendimiz:
Onlar, aralarında ne kan bağı ne de birbirlerine bağışladıkları bir mal olduğu halde, Allah rızası için birbirlerini sevenlerdir. Allaha yemin ederim ki, onların yüzleri mutlakâ nûrdur. Onlar bir nûr üzerindedirler. Halk korkarken, onlar korkmazlar, insanlar üzülürken, onlar üzülmezler. (Ebû Davud, Büyük 78/3527)
