Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Din üzerinden dünya çapında siyaset

Afet Ilgaz
16.09.2005


Bu, üzerinden siyaset yaptıkları dinî gibi gözüken gayretkeşlik, aslında tamamen ideolojik. Dünya hakimiyeti amaçlı bir krallık kurma sevdası! Dinlerarası dialog denilen bukalemun da bunun da bir parçası. Herkes ona ayrı bir tanım getiriyor, ondan bukalemun diyorum. En iyisi bunu erbabından ö renmek. İşte bakın Papa II. Jean Paulun 1991 yılında ilan etti i Redemptoris missio (kurtarıcı misyon) isimli genelgesinde aynen şöyle söyleniyor: (Aslında ilk defa 1962de toplanan ve 2. ve 3. oturumları 1964te yapılan II. Vatikan Konsilinin bu iki oturumu arasında Papa VI. Poulun yayınladı ı genelgeden sonra bu genelge aynı çizgiyi takip etmişti)
Dinlerarası dialog, kilisenin bütün insanları kiliseye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır. Bu misyon aslında Mesihi ve İncili bilmeyenlere ve di er dinlere mensup olanlara yöneliktir. Bu genelgede dialogun Evangelizasyondan ayrılmadı ı vurgulanıyor.
*
1973 yılındaki Hıristiyan olmayanlar sekreteryasının sekreteri bulunan (Bu sekreterya Papanın talimatıyla kurulmuştu) Pietro Rossano da sekreteryanın yayın organı olan Bulletinde birçok şeyin yanısıra şunları söylüyor:
...Bu sebeple dialog, kilisenin İncili yayma amaçlı misyonun çerçevesi içinde yer alır
1984ten beri bu sekreteryanın başında bulunan Kardinal Francis Arinze de geçmişten bu güne gelinen gelişmeyi anlatırken:
Papa VI. Poulun vizyonu gerçekleşmektedir. Çünkü dinlerarası dialog kilise misyonunun normal bir parçası olarak görülmektedir diyor.
*
Dialogçu kardeşlerimiz Bu, madem ki bir dialogdur, biz de kendi misyonumuzu gerçekleştiririz diyorlarsa yanılırlar, çünkü biz, dinde siyasî, ideolojik amaçlı çalışmalara ra bet etmiyoruz. Parayla adam toplamıyoruz. Kimseye bir şey vaad etmiyoruz. New Orleanstaki felâkette, felâketin şaşkınlı ından faydalanarak insanlara yardım adı altında dinî dayatmalar yapmıyoruz. Gidip New Orleans bölgesine cami, okul, vakıf kurmuyoruz. Sokaklarda Kurân da ıtmıyoruz. Kurân sayfaları arasına para sıkıştırmıyoruz. Vahiy kaynaklı dinimizin emretti i üzere Allah rızası için davet yapıyoruz. Hatta ne yazık ki onu da tam yapamıyoruz. Şimdi neden böyle yazdı ımı ve ne yazık kinin ne anlama geldi ini açıklayaca ım.
Bu yılki ve beş yıl sürecek olan Millî Güvenlik Siyaset Belgesi tasla ından hangi maddenin çıkarıldı ını biliyor musunuz? ABye şirin görünmek için ve uyum kanunları hasebiyle Heybeliada Ruhban Okulu, İç tehdit olmaktan çıkarıldı. Bu teklifi getiren kurum TC Dışişleri Bakanlı ıdır.
Şimdi Papa kasım ayında Türkiyeye gelecek ve Ayasofyada ayin yapacak veya dua edecekmiş. Papanın Ayasofyada dua etmesi bile (ki bizimkilerin buna müsaade edecekleri anlaşılıyor) kiliseyi kutsamak yani Ayasofyanın artık müze de il, kilise oldu unu kabul etmek anlamına geliyormuş.
Daha önce Romadan Türkiyeye, İstanbula başka bir şeyler daha getirilmişti, hatırlıyor musunuz?
Romadan Patrikhaneye Bartholomeosun katıldı ı bir törenle iki Azizin kemikleri getirilmişti. Biliyorum biz çok rasyonelizdir, böyle şeylere güler geçeriz ama ne yapalım ki rasyonalistler o kadar rasyonalist ve pasitivist de iller. Arada bir böyle ruhani kemik falan getiriyor ve internetlerden Türk halkına her türlü metafizik yardım yapılaca ı vaadinde bulunarak kiliselerine gelmeleri için ça rıda bulunuyorlar.
Evet, Patrikhanenin ekümenik olabilmesi için kutsal emanetlere kavuşması gerekiyordu. Adım adım her şeye kavuşuyorlar. Herhalde Ukraynadaki Rus Patrikhanesini Fenere ba lanmaya ikna etmek de, önce turuncu devrin, sonra da bu kemiklerin getirilişi ile mümkün olmuştur.
Artık Türkiyede kapatılan, kiliseye çevrilen camileri, dialog adı altında üç dinin mabetlerini bir araya getirip anıt yapma çalışmalarını anlatacak de ilim. Bunları herkes biliyor. İşte Ne yazık ki deyişimin sebebi bu.
 
Üst Alt